Erdoğan ABD'de
tutuklanacak
. Erdoğan hastaneye
kaldırıldı. Erdoğan Obama ile görüşemeyecek
. ABD Türkiye'yi defterden
sildi… Daha neler neler. Nasıl da utanmazca, sahtekarca
yaygaralar. Nasıl da bütün ülkeyi küçük düşürücü
, bütün ülkeden intikam alıcı düşmüşlük
.. Öyle çirkef, öyle seviyesiz, öyle Türkiye düşmanı, öyle ihanet dolu bir kampanya
ki, bunlar bu nefretle bütün ülkeyi
ateşe
verirler, bütün ülkeyi
satarlar
, bütün ülkeyi birbirine katarlar. Öfke duyduklarını
kurşuna
dizerler, intikam ve öfkelerinin hiçbir
ahlaki ve hukuki sınırı
olmaz.
Böyle bir seviyesizlik örneği yoktur
Tabi
güçleri yetse
, imkanları olsa.
İşbirliği yapmadıkları istihbarat teşkilatı kalmadı
.
Ortaklık kurmadıkları terör örgütü kalmadı
. Hiçbir ülkede, siyasi mücadele veren, ideolojik kavga veren, iktidar hesapları yapan ya da kişisel kavga veren birileri
böyle bir seviyesizlik örneği
sergilememiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Washington ziyareti
sırasında gördüklerim beni
utandırdı
. Ülkem adına,
“biz”
adına rencide etti, yüzüm kızardı. Bu ülkede kuruluşundan bu yana
kavga
vardır, mücadele vardır. Çünkü
Birinci Dünya Savaş
ı'nın ardından, İstiklal mücadelesinin ardından kurulan bu sistemin
kimlik
sorunları vardır.
İktidar-halk ilişkilerinde
büyük
ayıpları
vardır.
Bu yüzden
Türkiye'nin normalleşme mücadelesi kuruluşundan bu yana devam etmektedir
. Ama bütün o çatışma/mücadele tarihini gözünüzün önünden geçirin,
dil olarak, söylem olarak böyle bir seviyesizlik örneği
görülmemiştir. Yaşadığımız bütün trajedilere, acı dolu hatıralara rağmen, böyle çirkeflik örnekleri ya yoktur ya da çok azdır.
Gülen'in adamları, Öcalan'ın adamları
İşte kurgu bu
zaaflar
üzerine yapılmıştır.
Bugünkü terör, paralel, içeride ve dışarıdaki şer ortaklığı bu kırılma alanları üzerinden biçimlendirilmiştir
. Bu yüzden
paralel örgüt mensupları, Asala üyeleri, PKK/YPG üyeleri Erdoğan'a karşı, Türkiye'ye karşı tek bir örgüt havasında protesto eylemleri yapıyor
. Mesele sadece Erdoğan değildir. Bu bir projedir. Türkiye projesidir. Bu ülkeyi küçültme,
köşeye sıkıştırma
, kötü tercihlere zorlama projesidir.
Terör örgütlerini
tek çatı
altında toplayıp Erdoğan düşmanlığını işleyip bunun üzerinden ülkeyi
yeniden formatlamaya
çalışanların yürüttüğü çokuluslu bir müdahaledir.
PKK neyse paralel odur
, YPG neyse diğer örgütler odur. Hepsi tek bir adrese yöneltilmiş, tek bir merkezden
talimat
almaktadır.
Dünya savaşından bu yana
ilk kez başımızı kaldırdık
. İlk kez kendi yolumuzu çizmeye çalışıyoruz. Bu yüzden
saldırı altındayız
. Bu yüzden o örgütleri üzerimize saldılar.
Gülen'in adamlarıyla Abdullah Öcalan'ın adamları hep birlikte Türkiye'yi vuruyor.
İşte biz bunlara direniyoruz
Bütün coğrafya yeniden dizayn ediliyor. Her ülke için
haritalar
oluşturuluyor.
Biz, işte o haritalara direniyoruz
.
Yeni bir Anadolu haritası, parçalanmış harita görmemek için direniyoruz
. Onlarsa bu parçalanma için
tetikçi
olarak pozisyon aldılar. Suriye savaşı bile böyle bir şeydir. Türkiye'yi Suriye'den uzaklaştırmaya çalışanlar, aslında
“sıra sizde”
işaretleri vermektedir. Bir sonraki adımda
Anadolu'ya çöreklenecekler
dir. Öncüleri, tetikçileri bu savaşı başlatmıştır.
Dikkat edin,
Suriye'deki savaş Kafkaslara sıçrıyor
. Çok büyük güç çatışmaları, rekabeti, hesaplaşması yaşanıyor.
Herkes kendi imparatorluk haritalarını raflardan indirdi
. Artık kimse kimsenin dostu değil, öyle kalıcı dostluk ilişkileri yoktur. Türkiye en büyük darbeyi bu yüzden kendi
müttefiklerinden
yemektedir. Dostlar, ittifak üyeleri birbirini harcamaktadır.
Dünyanın savaşı burada yaşanıyor
Azeri-Ermeni çatışmaları büyüyecek. Kızıldeniz,
Basra Körfezi, Hazar Denizi-Karadeniz hattında kalan her toprak parçası çatışmalara sürüklenebilir
.
En büyük harita budur
.
İster ekonomik diyelim, ister enerji diyelim, ister güvenlik stratejileri diyelim bu denizler arasında dünyanın en büyük savaşı, merkez savaşı hesapları yapılmaktadır
. Bugün yaşanan küresel ölçekte paylaşım mücadelesinin merkezi bu bölgedir.
İşte Türkiye tam bu coğrafyanın
merkezinde
. Basra Körfezi çevresindeki ülkeler savaşa, kendi aralarında çatışmalara sürüklenebilir. Bölge
İran ile Araplar
arasında büyük bir hesaplaşmaya tanık olabilir.
Suriye meselesi Basra ile Doğu Akdeniz arasındaki kuşakla ilgili bir harita çalışmasıdır
.
Kuzey Irak-Akdeniz Koridoru
bu çalışmanın bir parçasıdır.
Kızıldeniz çevresi
yine savaş alanıdır.
Somali
ve
Yemen
'in durumu ortadadır.
Doğu Akdeniz
, geleceğin en büyük kavgalarının merkezi olacaktır. Çünkü çizdiğim o haritanın tam merkezindedir.
Doğu Karadeniz, bu çatışmacı yaklaşımlar yüzünden geleceğin Doğu Akdeniz'i kadar önemli olacaktır
ve Doğu Karadeniz'de küresel ölçekte bir güç hesaplaşması ortaya çıkacaktır.
Doğu Akdeniz merkezli harita çalışmaları
Güney Kafkaslar'da Azerbaycan ve Gürcistan'ı
tehdit edecektir. Karadeniz'in kuzeyi aynı şekilde çatışma alanı olacaktır.
Kuzey Irak ile Karadeniz arasında da güneydekine benzer bir koridor hesabı
vardır. Bu yüzden terör örgütleri bu alana yönlendirilecektir.
Biz ayakta durdukça o haritayı çizemezler
Çizdiğim bu haritaya çok dikkatli bakın. Eğer bir
dünya savaşında
n söz edilecekse bu coğrafya merkezi olacaktır. Dünyanın
kalbi
burada atmaktadır. İşte bu haritanın tam merkezindeki
Türkiye, tarihin en büyük oyunlarından birinin merkezi adresidir, hedef
idir.
Türkiye
sağlam durdukça, dik durdukça, gücünü korudukça, istikrarını sağlama aldıkça bu hesapların hiçbiri tutmayacaktı
r. Kafkaslardaki savaşın da, Suriye hattındaki çatışmaların da seyri onların istedikleri yönde olmayacaktır. Bu yüzden bütün güçleriyle Türkiye'ye yüklendiler. Yüklenecekler de. Bu ülkeyi parçalamadan coğrafyanın yeni haritası çizilemeyecek,
biliyorlar bunu
.
Kobani şer ortaklığı
Bildikleri için de,
direnen herkesi hedef alıyorlar
. Cumhurbaşkanı'nı, Başbakan'ı, siyasi kadroları, medya çevrelerini, toplumsal tabanı hedef alıyorlar. Ardı ardına
intikam
saldırıları yapıyorlar.
Kandil ve Pensilvanya'nın Kobani'de kurduğu ortaklık böyle bir ortaklıktır
. Onlar bu büyük savaş için cepheye sürülmüşlerdir.
ABD, Türkiye'ye
haddini
bildirmeliymiş. Kendileri itaat ettikleri için bütün ülkenin itaat edeceğini sanıyorlar. ABD silahlarıyla ülkeyi vuruyorlar.
ABD'yi vatan bilenlerin Türkiye'ye bu kadar yabancılaşması normaldir
.
Türkiye-ABD ilişkilerinde, bu
talimatla
, bir
köşe yazı
sıyla, bir
lobi
çalışmasıyla
iktidar değiştirme
dönemleri çoktan geçti. Bu değişim yüzünden kırılgan alanlar oluştu zaten. Sadece talimat alan iktidarlar döneminde böyle
kırılgan alanlar
oluşamaz. Ama bir ülke, kendi duruşunu yakalama mücadelesi içine girmişse bu alanlar oluşacaktır. Bunlar göze alınacaktır.
Onları adam yerine koymuyoruz
Yine de Erdoğan'ın ABD gezisinde
hiçbir şey istedikleri gibi olmadı
.
Nükleer Güvenlik Zirvesi
için yapılan ziyaret Türkiye-ABD arasında yoğun temaslara sahne oldu. İş çevrelerinden eski bakanlara ve isimlere, Obama'dan yardımcılarına kadar herkesle görüşme gerçekleşti. Bu ilişkiler, bir takım rasyonel işbirliklerine dayanır.
ABD'nin bu bölgede
Türkiye'siz ne kadar şansı olduğunu
ölçemeyenler,
Obama'nın silahıyla Erdoğan'ı vurmaya
, Türkiye'yi hizaya getirmeye çalıştılar. Tutmadı, başaramadılar. ABD medyasında
para verip
yazdırdıkları o darbe yazılarının ABD'de de Türkiye'de de
alıcısı
kalmadı. Artık o isimler Türkiye'de
adam yerine bile konulmuyor
, yazdıkları hiçbir cümle etkili olmuyor.
İnanması güç gelebilir ama
Suriye'deki savaş da, Kafkaslarda tezgahladıkları senaryolar da onların hezimetiyle sona erecektir
. İçeride kurdukları terör çatısı da, bu çatının dışarıda yürüttükleri çirkin kampanya da çok yakında
etkisini
kaybedecektir. Onlar tetikçilikleriyle, birer
Gurka
olarak kaybolacak,
hiçleşecektir
.
Türkiye ayakta kaldıkça,
ana omurga
sağlam kaldıkça,
tarih yapıcı feraset
yol gösterdikçe,
bütün oyunların bu topraklarda bozulduğunu
göreceklerdir.
Bu yüzden hiç endişeli değiliz. Hatta bütün bu
vesayet
arayışlarının, vesayet aracılarının çok az zamanı kaldığının farkındayız.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.