Michael Rubin
diye bir adam var. Türkiye son günlerde onu; nefret saçan
mesajlarıyla, FETÖ tarafından yönetilen Türkçe ifadeleriyle, “Hayır"
kampanyasını Türkiye düşmanlı
ğı öncelikli çıkışlarıyla tanıdı.Ama biz onu
yıllardır
biliriz.
İsrail aşırı sağına çalışan, neocon Haçlı Savaşı planları için kalem oynatan
, İslam'a duyduğu nefretle öne çıkan, başından beri
AK Parti
'ye karşı verdiği savaşla bilinen şarlatanın tekidir.
Sanırım Türkiye'de hakkında en çok yazanlardan biriyim. Çünkü,
şarlatandır ama eli kanlıdır
. Irak'taki katliamları, Müslümanlara yönelik
işkenceleri
desteklemiştir. Müslüman topraklarının parçalanması için çaba harcar.
Türkiye'de “darbe" konulu bütün tartışmaların içindedir
. Başından beri AK Parti'ye yönelik darbe planlarında yer almıştır. Bu amaçla ülke içinde her cephe ile iş tutmuştur.
PKK ile çok sıkı ilişkileri vardır.
Rubin'i Türkiye'den kim finanse ediyor?
CHP'den ve iş dünyasından bazılarıyla sıkı fıkıdır
.
Türkiye içindeki
AK Parti ve Erdoğan düşmanları tarafından finanse edilir
. İçerideki kavgayı ABD üzerinden yürütmek isteyenlerin kullandığı bir
tetikçidir
. Bu sayede para kazanır.
Bu adama kim para aktarıyor
, onu bulmak devletin işidir. Şimdi FETÖ finanse ediyor olabilir ama öncesinde kimler finanse etmiş, bulunmalıdır.
Bu adam
15 Temmuz'dan sonra FETÖ'yü keşfetti
.
Belki de FETÖ onu keşfetti.
Potansiyel ihaleci, tetikçi olduğu için,
içeride hesabı olanların ABD'de bulacağı ilk kişilerden biri
olduğu için, Rubin-FETÖ ortaklığı öne çıktı.
Rubin ile FETÖ'nün içerideki ortakları..
Belki de bu ortaklık
İsrail aşırı sağı
üzerinden, ABD'deki kıyamet savaşçıları üzerinden kurulmuştur. Zira,
FETÖ'nün bu çevrelerle ortaklığı daha doğrusu organik ilişkileri, efendi-köle ilişkileri
bilinmektedir.
Belki de Rubin- FETÖ ortaklığı Türkiye'deki
iş çevreleri
üzerinden, CHP çevresi üzerinden kurulmuştur. Ya da
üçlü bir ortaklık
söz konusudur. Bir
16 Nisan dayanışması
kurulmuş, ABD ve Türkiye içinden bir
ortak cephe
harekatıdır. Nitekim 15 Temmuz da böyle bir ortak cephe saldırısı değil miydi?
CHP'li Bozkurt ile Rubin'in sözleri aynı
Bunların hepsi muhtemeldir. Çünkü
Rubin ile FETÖ'nün, Rubin ile PKK'nın, Rubin ile CHP Milletvekili Hüsnü Bozkurt'un söylemler aynıdır
. Rubin İslam'ı yok etmek için savaşıyor, şimdilerde işi Türkiye düşmanlığına dönüştürdü.
FETÖ, 15 Temmuz'da bütün ülkeyi kana buladı,
bin yıllık tarihimizde bu ülkeye yapılan en alçakça saldırıya
imza attı.
Rubin'in sahipleri için Türkiye içinde bir işgal denemesi
yaptı.
Şimdi
CHP'li dengesiz çıkmış
, tam bir
millet düşmanlığı
ile, 16 Nisan'da evet diyecekleri denize dökmekten söz ediyor! Bu ülkenin kadim geleneğini, irfanını, bilgeliğini,
basiretini
temsil eden kitleyi, o tarih yapıcı kitleyi
“denize dökecekmiş".
Bu adam bütün milleti tehdit etti
Kim adına, kimler için, hangi ülke ve güç için? Ne tür bir
vesayet aklı için
bunu yapacakmış! Bu nasıl bir
hakaret, ölçüsüzlük, dengesizlik hali
.
Adam resmin bütün milleti aşağılıyor
, tehdit ediyor.
Bunun bir bedeli olmalı
, bir hesabı olmalı, bu
nefret dilinin bir karşılığı olmalı
. 16 Nisan'da oy verecek ya da vermeyecek herkes bu adama yasal yollardan hesap sormalı.
Avrupa'nın ırkçıları ile, ABD'nin neoconları ile, İsrail'in aşırı sağcıları ile, PKK ile, artık bir dış tehdit ve işgal gücü haline gelen FETÖ ile
, dünyada bilinen bütün Türkiye düşmanları ile aynı cephede yer alıp, aynı mevzilerden ateş açmak nasıl bir
sapmadır
.
CHP bunu iyi değerlendirmeli. Bu adam gibi,
millete küfreden, aşağılayan adamlarla
milletin gözünde itibar edinilemeyeceğini not etmeli. Çünkü bunlar
16 Nisan'da yapılacak halkoylamasını aşan, kalıcı bir nefretin yansımasıdır
ve bir hastalık halidir.
Deniz Baykal
gibi tecrübeli bir siyasetçinin bu sözlere katılması, benzer ifadelere başvurması ise tam bir hayal kırıklığıdır. İnsanın aklına
“yazık"
demekten öte bir kelime gelmiyor.
O gün yerli olanla olmayan ayrışacak
Bütün bunlardan sonra
16 Nisan bir seferberlik halidir
ve zaferle sonuçlanmalıdır. Çünkü, Türkiye içi tercih meselesi olmaktan çıkıp
devletler oyununun
parçası haline geldi. Ülkemizin yükselişinden rahatsızlık duyan
ne kadar ülke ve örgüt varsa
16 Nisan'ı engellemeye çalışıyor, akla hayale gelmeyecek yollara başvuruyor.
Sadece bu durum bile, Türkiye'nin ne büyük mücadele verdiğinin, nasıl bir
yerlileşme hamlesi
yaptığının,
ne tür oyunları
bozduğunun göstergesidir.
Milli olanla olmayanın, Türkiyeli olanla FETÖ ve Rubin gibilerle birlikte olanların ayrıştığı zamana
çok az kaldı. Biz büyük tarih yürüyüşünün başladığına inanıyoruz. 16 Nisan eşiği de aşılacak ve o yürüyüş daha da güçlenip hızlanacak.
Sizi yerin dibine batırır bu millet
Rubin'ler ne kadar saldırsa, FETÖ'cüler ne kadar fitne çevirse, Batılı istihbarat örgütleri ne kadar oyun kursa, Hüsnü Bozkurt gibiler ne kadar millete hakaret edip tehdit etse
de bu yol yürünecek.
Herkes, Türkiye'ye karşı kurulan
cephede kimle var,
bir baksın. 16 Nisan için neden
telaşlanıyorlar
, bir baksın. Nasıl bir Türkiye istiyorlar ve biz nasıl bir Türkiye istiyoruz, bir baksın.
Ve ona göre durduğu yeri gözden geçirsin. Gün gelir; başkasının silahlarıyla millete ateş edenleri, başkalarının Türkiye hesabı için içeride operasyon yapanları
yerin dibine batırır
bu millet.

