Kitaplardan öğrendiğimize göre Osmanlı'da hemen her dükkânda ve evde, genellikle tekke dervişlerinin üç beş kuruş kazanmak için yazdıkları hat levhaları süslermiş duvarları. Yine kitaplardan öğrendiğimiz kadarıyla sanatsal değeri pek yüksek olmayan bu levhaların geneline 'tekke işi' adı verilirmiş.
Benim bu tip levhalar arasında lafzını en sevdiğim 'rızayı bari ile geçtik elhamdülillah' yazısıdır. Bilhassa mahpus damında yatıp çıkan ağır abilerin yazdırıp, oturdukları yerin arkasına astıkları bu levhayı günün birinde iyi bir hattata yazdırabilme niyetindeyim. Bu demek değil ki mahpus damına girip çıkmaya niyetim var. Sadece lafza meftunum, hapse değil.
Esnafın en yaygın şekilde dükkânında yer verdiği levhada ise şu yazar: 'Er-rızku a'l Allah.' (Rızık Allah'tandır.)
İş konuşmaya geldiğinde mangalda kül bırakmadığımıza bakmayın. Rızkın Allah'tan olduğuna, Allah'tan geldiğine inananımız kaldı mı, doğrusu emin değilim. Oysa bir dakika bile aklımızdan çıkarmamız gereken, hayatımızı baştan aşağı dizayn etme gücüne sahip bir inançtır bu.
Öncelikle şu. 'Sultan dururken kula minnet etmemek' isterse insan, kendi kendine sürekli tekrarlamalıdır: 'Er-rızku a'l Allah.' Rızkın kimden geldiğini, yediğin lokmanın asıl sahibinin kim olduğunu unutmamakla başlar özgürlük. Fakat dikkat. Bu asla 'senin rızkına Allah'ın vesile kıldığı' birine ihanet yahut saygısızlık etmeni gerektirmez. Sadece rızkın asıl kaynağını vesilenin kendisi bilmediğinde bu seni ve ruhunu kölelikten kurtarır. Ne diye rızkına vesile olan birine kölelik edesin ki?
İkincisi ise şudur: Rızkın Allah'tan geldiğine kesinkes iman etmek, insanı şu lanetli haset duygusundan da kurtarır.
Sözlükler bize haset kavramını şöyle tarif ediyor: 'Bir kimsenin sahip olduğu mevki, şan, şöhret, mal, mülk gibi özelliklerini çekememek. Bunlardan rahatsız olmak… O kişinin elinden bütün bunların gitmesini istemek.'
Türkçeye 'Bu Çocuğun Hayatı' ismiyle çevrilen ve Leonardo Di Caprio'ya asıl şöhretini getiren 1993 yapımı filmde, Ellen Barkin, kocasını oynayan Robert De Niro'ya şöyle demişti: 'Senin sahip olmadığın şeylere başkaları sahip olacak diye ödün kopuyor. Senin kötülüğünün asıl kaynağı bu.'
Bence haset kavramının en iyi tanımı budur.
Verenin, verme gücüne asıl sahip olanın Allah olduğunu; alanın, alma gücüne asıl sahip olanın Allah olduğunu; kula düşeninse sadece vesilelere sarılıp hayat oyununu elinden geldiğince iyi oynamaya çalışmak olduğunu bir anlasak mesele kalmayacak.
Bugün modern dünya bize sürekli 'sen kazandın, sen kazanmalısın' diyor. Cümlenin bir de hayatımızın acımasız gerçeğine dönüşen hali var: 'O kazanıyor, o kazandı.' İşte tam burada hem uçsuz bucaksız bir rekabet hem de sonu gelmez bir haset duygusu giriyor devreye.
Belki bir kez daha yazmış olabilirim. Günümüzde çalıştığı iş yerinde yükselebilmek için arkadaşlarını bıçaklamaya hazır plaza insanlarının varlığı büyük bir soruna işaret etmektedir.
'Benim sahip olmam gerekene niçin o sahip oluyor?' sorusu insanı içten içe çürütür. Yetkinlik sorgulamaları, yağcılık-yalakalık suçlamaları, anlamsız ithamlar derken insan kendini bir kâbusun içinde buluverir.
Hasetin hırsla birleşeni yani sonu gelmez bir ihtirasla yanıp kavrulmak vardır ki… İşte orası tam olarak çıkmaz sokaktır. Cinnet halidir. Sahip olduğun hiçbir şeyle yetinememeye başlarsın. Senin sahip oldukların yetmez. Başkalarının sahip olduklarını da kıskanmaya başlarsın. Ve en nihayet benliğin seni tasmalı bir hayvan gibi önüne katar.
Modern insanın bir sirk maymununa dönüşmesi, neresinden baksanız acıklıdır tabii. Fakat en acıklısı haset duygusunun oyuncağı olmaktır.
Durmadan yineleyelim kendimize: 'Rızık Allah'tandır ve başkalarının sahip olduklarından değil, kendi sahip olduklarımızdan hesaba çekileceğizdir.'
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026