Eğitimde çıkış yolu: Pergel metaforu

Yusuf Kaplan
Yusuf KaplanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 07/10/2016, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Eğitimde çıkış yolu: Pergel metaforu

Önce şu: Eğitim sistemi, genç kuşaklara, 5 şeyi vermiyorsa, toplumun mezarını kazıyor demektir:



1-Ruh



2-İdeal



3-Ahlâk



4-Özgüven



5-Tevazu/Başkasına Saygı



EĞİTİM MESELESİ, MEDENİYET MESELESİDİR


Eğitim meselesi, bir

medeniyet meselesidir.

Her medeniyet, köklü bir Yaratıcı tasavvuru, kâinât / âlem / dünya tasavvuru, insan tasavvuru ve “eşya” / hakikat tasavvuru geliştirir.



Ve

her medeniyet, kendi Yaratıcı, kâinât, insan ve hakikat tasavvuru ışığında kendi insan prototipini

yetiştirir. Bilimde, düşüncede, sanatta, siyasette, iktisadiyatta, kısacası hayatın her alanında bu medeniyet tasavvuru ışığında

büyük atılımlar yapacak insanlar ve akımlar armağan eder

insanlığa.



Yani sadece eğitim meselesinde değil, fikir, sanat, siyaset, ahlâk, iktisatta da medeniyet perspektifini, ruhunu ve ufkunu yitiren toplumlar, dünyaya hiç bir zaman zihin açıcı, çığır açıcı, ufuk açıcı açılımlar sunamazlar.



Dahası,

medeniyet perspektifini ve dinamiklerini, ruhunu, ideallerini ve ufkunu yitiren toplumlar hem başkalarının kölesi olmaktan hem de yok olmanın eşiğine yuvarlanmaktan kurtulamazlar sonunda.


İKİNCİ MEDENİYET BUHRANI VE ÖZGÜVEN BUNALIMI


İslâm dünyası iki asırdır ikinci büyük medeniyet krizinin pençesinde kıvranıyor.



Medeniyet krizi,

gökkubbemizin çökmesine, kendimize olan güveni yitirmemize

yol açtı. Bizi

Batı karşısında büyük bir aşağılık kompleksi duyan yıkıcı bir çıkmaz sokağın eşiğine fırlattı.


Sormamız gereken temel soruları soramıyoruz o yüzden. Yaşadığımız medeniyet krizinin yol açtığı şoku iliklerimize kadar yaşıyoruz çünkü.



Bizi perişan eden

temel varoluşsal sorun'ların ne/ler olduğunu bilmiyoruz

hâlâ:

Müslüman ZİHNİ'ni de, Müslümanca yaşama, varolma ZEMİN'ini de yitirdiğimiz gerçeğini görebilmeliyiz:

Zihin de bize ait değil, oraya buraya sürüklendiğimiz, sürgit kayganlaşan zemin de.



Her şeye seküler / Batılı zihin kalıplarıyla bakıyoruz; başkasının gözleriyle ve gözlükleriyle, zihin kalıplarıyla ve kavramlarıyla kendi sorunlarımızı anlamaya kalkışıyoruz!



Oysa bu, bir toplumun temel varoluşsal sorunlarını sürekli olarak yanlış görmesi ve tanımlamasıyla sonuçlanacak bir cinayettir.

İki asırdır kendi ayağımıza kurşun sıkmakla meşgulüz!

Kendi sorunlarına bile başkalarının bakış açılarıyla, zihin kalıplarıyla bakan bir toplum, hiç bir sorununu doğru tanımlayamaz ve çözemez; aksine iyice çözümlenemez hâle getirir ve kangrene çevirir.


ÇAĞI TANIMANIN VE AŞMANIN YOLU: KÖKLÜ MEDENİYET TASAVVURU


Oysa yapılması gereken iki temel şey var:



Birincisi, içinde yaşadığımız çağı iyi tanımak

. Hep söylüyorum: İçinde yaşadığınız çağı tanıyamazsanız, tanımlanırsınız. Tanıyamadığınız bir çağı değiştirme iddiasında bulunamazsınız.



İkincisi

, içinde yaşadığınız

çağı tanımanın birincil yolu

, kendiniz olmanızdan, kendi kavramlarınıza, bakış açılarınıza, kısacası

medeniyet tasavvurunuza sahip olmanızdan geçer

. Başkalarının bakış açılarıyla, zihin kalıplarıyla ve kavramlarıyla kendi dünyanızı ne anlayabilirsiniz ne de kurabilirsiniz.



Kendi medeniyet perspektiflerine sahip olan toplumlar,

başka medeniyetlere karşı eziklik duygusu

duymazlar. Hem

başka medeniyetlerden nasıl yararlanabileceklerinin
yollarını

hem de

insanlığın önünü açacak ufuk ve çığır açıcı atılımları nasıl gerçekleştirebileceklerini

iyi bilirler.



BATI EĞİTİMİ ÇATIŞMA'YA, İSLÂMÎ MAARİF DENGE'YE DAYANIR


Bu söylediklerimi eğitim meselesine bilfiil uygulamaya çalışayım.



Batı seküler eğitim sistemi, bilgi'yi güç olarak konumlandırır

.



Bilginin güç olarak konumlandırılması,

insanın tanrılaştırılmasına

yol açar. Tanrılaşan insan, her şeyi, dünyayı, tabiatı kontrol etmeye kalkışır.



Sonuç, dünyanın sömürgeleştirilmesi, tabiatın delik deşik edilmesi, hakikat fikrinin yitirilmesi ve insanın makineleşmesidir.

İslâmî maarif sistemi

, seküler eğitim sistemi gibi

çatışma'ya değil, denge'ye dayanır.

Tabiata, insana, eşyaya hâkim olma kaygısı gütmez; hakikatin izini sürer...


İnsanın,

tabiatın bir parçası olduğunu bilir; o yüzden

Yaratıcı'ya, kâinata ve insana hâdim olma kaygısıyla

hareket eder. İlâhî emaneti üstlendiği şuuruyla yeryüzünde, -tabiat ve hayvanlar âleminde de- sulh ve emniyeti teminat altına alma “

salih amel / hayırlı iş” yapma ilkesi, temel varoluşsal ülküsüdür

.



Burada kısaca özlü bir şekilde söylediklerimi görmek için hem Batı uygarlığı tarihine hem de İslâm medeniyeti tecrübesine birazcık önyargısız bir perspektifle bakmanız yeterlidir.



SÖMÜRGECİ EĞİTİM SİSTEMİ YIKILMALI VE YENİDEN YAPILANDIRILMALI


Gelelim Türkiye'deki eğitim sistemine...



Türkiye'de

çocuklarımızın ruhunu, zihnini, özgüvenini silindir gibi ezen köksüz, ruhsuz ve ufuksuz bir eğitim sistemi var

.



Çocuklarımızı

sistemin kölesi hâline getiren pozitivist, ezberci, sömürgeci bir eğitim sistemi bu

.



Sömürgeleştirilemeyen bir ülke ancak böyle bir eğitim sistemiyle sömürgeleştirilebilirdi!

Sömürgeci bir eğitim sisteminde

tam gün eğitim kararı da;

anadilini 150 kelimeyle konuşan bir ülkede

yabancı dilin 5. sınıftan itibaren zorunlu kılınması kararı da;

kendi masallarını, ninnilerini, manilerini, çocuk edebiyatını, hayallerini değil, Batı kültürünün duygu, düşünce ve inanç dünyasının ürünleri ve hayal dünyasını çocuklarımıza zerkeden okul

öncesi eğitimin zorunlu hâle getirilmesi kararı da son derece sakıncalıdır.


Önce bizim

medeniyetimizin duygu, düşünce, ruh ve hayal dünyasının yok sayıldığı ruhsuz, köksüz ve ufuksuz bu sömürgeci eğitim sisteminin yıkılması gerekiyor.

Nicelik değil nitelik, şekil değil ruh üzerinde yoğunlaşılması

yani.



Bu sistemi yıkıp kendi medeniyet dinamiklerimiz üzerinden yeniden kuramazsak geleceğimizi kurtaramayız; aksine geleceğimizi kendi ellerimizle karartmaktan başka bir iş yapmış olmayız.



ÇIKIŞ YOLU: PERGEL METAFORU


Anlata anlata dilimde tüy bitti:

Eğitimde zihin ve ufuk açıcı yegâne çıkış yolu, Hz. Mevlânâ'nın -Fussilet Sûresi 53. âyete dayandırdığım- pergel metaforudur:

Pergelin sabit ayağını medeniyetimize sabitleyecek, hareketli ayağıyla dünyaya açılacak...



Ama bizde tersi var!



Nedir bu?



İntihar!



Özetle:

Türkiye'de pergelini şaşırmış sömürgeci eğitim sistemi hükmünü icra ediyor iki asırdır.


Pergelin sabit ayağı Batı'ya sabitli, hareketli ayağı kilitli!



O yüzden yalpalıyoruz sürekli... Kimse de, n'oluyoruz, böyle gitmez, diye sorgulamıyor, ne yazık ki.



Sözün özü: Köksüz ve ruhsuz, ezberci ve ufuksuz

bu sömürgeci eğitim sistemi, bizim medeniyet

dinamiklerimiz ekseninde, silbaştan yeniden yapılandırılamazsa bir kuşak sonra yok oluruz!

Benden hatırlatması...




Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026