TRT World Forum’a video mesajla katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Salgın Sonrası Dünya’da Uluslararası Düzen ve Değişen Dinamikler” temasıyla uluslararası medyaya yönelik sert eleştirilerde bulundu: Günümüz dünyasında yapılan çalışmaların uluslararası kamuoyuna ulaştırılmasının öneminin giderek arttı. Türkiye olarak bu konuda, maalesef uzun yıllardır çok sıkıntı çektik. Türkiye’nin uluslararası alandaki başarıları, ülke içindeki büyük değişim, dış dünyada hakkaniyetli bir şekilde yer almıyor. Hatta çoğu durumda, başarılarımız yok sayılarak ya da çarpıtılarak olduğundan farklı bir şekilde aktarılıyor.
ADETA ÜÇ MAYMUNU OYNADILAR
Özellikle 2013 senesinden itibaren Gezi olaylarıyla başlayan süreçte çok ciddi haksızlıklara, çifte standartlara maruz kaldık. Sokakları yakıp yıkanlar, 24 saat canlı yayın yapan uluslararası medya kuruluşları tarafından barışçıl göstericiler olarak lanse edildi. Suriye’de yüzbinlerce sivilin kanını döken bölücü terör örgütü mensupları batılı sözde prestijli dergilerin kapağını süsledi. Ama aynı olaylar daha sonra Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaşanınca, bize basın özgürlüğü dersi verenler, üç maymunu oynadılar.
SARI YELEKLİLERİ GÖRMEDİLER
- Paris’in göbeğinde
- görmezden geldiler.
- Benzer bir çifte standardın İsrail güvenlik güçlerinin Filistinlilere yönelik devlet terörünü andıran uygulamalarında da tekerrür ettiğini görüyoruz.
BİZİ ASIL ÜZEN KUTSALLARA SALDIRI
Hemen her gün şahsımı hedef alan iğrenç manşetleri ise söyleme gereği dahi duymuyorum. Bu tarafgirliğe artık aşinalık kazanmış birisi olarak bizi asıl üzen, rencide eden kutsallara yönelik saldırılardır. Medya organlarının İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığına bayraktarlık yapması, gerçekten utanç vericidir. Basın özgürlüğü kılıfı altında sergilenen çirkeflikler, farklı din ve kültüre mensup insanların bir arada yaşama iradesini zehirlemektedir. Şayet bu nobran tavra bir ‘dur’ denilmezse, bunun acısını Avrupa ile tüm insanlık çekecektir.
Kimse hukukun üstünde değildir
- Sosyal medyada artan mağduriyetlere işaret eden Erdoğan, “Türkiye olarak bir süredir bu konuda yaşanan haksızlıkları dile getiriyor, kimsenin, hiçbir şirketin hukukun üstünde olmadığını vurguluyoruz.
- Aksi takdirde Türkiye, her şart altında vatandaşının hukukunu korumayı sürdürecektir” dedi.
Denetimsiz bir dijitalleşme bizi fazişme götürür
- Koronavirüs salgınının hayatın her alanında derin izler bıraktığına dikkat çeken Erdoğan, salgınla beraber birçok alanda köklü değişiklikler yapmak zorunda kalındığını söyledi. Ticaretin yanı sıra basında da dijitalleşmenin yaygınlık kazandığını vurgulayan Erdoğan, “Hiçbir denetimin olmadığı, keyfiliklere açık, hukukun dışında bir alan olarak algılandığında dijitalleşmenin bizi götüreceği yer, faşizmdir.
- Kötülük yapanın, suç işleyenin yanına kar kaldığı bir düzenin adı özgürlük olamaz” dedi.