İşgal altında tuttuğu bölgelerde halkı baskı altına alıp zulmeden terör örgütü PKK/ YPG’nin mağdur ettiği aşiretler yaşadıklarını anlattı.
Rakka’daki Hadidi Aşireti liderlerinden Adnan Ebu Ali, Mansura bölgesinde kontrol noktasına çok yakın olan evlerini teslim etmedikleri için örgütün hedefi olduklarını söyledi: “Cüeydin Köprüsü kontrol noktasına yakın, Cüeydin yolu üzerindeki evim silah zoruyla ele geçirilmek istendi. Silahlı grubun ilk talebi açıktı, evimize eve el koymak. İki katlı evimizin çatı ve üst katlarını keskin nişancı mevzisi olarak kullanmak istediler. Reddedip direndim. Bunun üzerine hedef alındık. Örgüt mensupları, ailemin içinde olduğu eve ateş açtı. Makineli tüfeklerle mermi yağmuruna tutulduk. İlk ateş 10-15 dakika sürdü. Kısa bir aradan sonra yaklaşık 10 dakika daha yoğun ateş açıldı. Öleceğimizi bilsek de teslim olmayı hiç düşünmedik. Bizi yıldırmak için evimizin yanına bombalar ve ağır silahlar getirdiler, tarlalarımıza mayın döşediler. Ama boyun eğmedik.”
Deyrizor’daki Akidat Aşireti liderlerinden Musab Halil Abud Cudan El Hefel de baskı, tehdit, sivillere saldırı ve keyfi tutuklamaların aşiretleri bir araya getirdiğini kaydetti: “Aşiret evlatlarımızın çabalarıyla şehrimizi kurtardık. Suriye’nin en büyük iki petrol sahası olan Ömer ve Koniko sahaları burada, Deyrizor’da yer alıyor. Ayrıca verimli tarım arazilerine sahibiz. Cehaletin yaygın olduğu, eğitimden uzak nesiller yetiştirip ateist eğitim müfredatıyla insanları dini köklerinden koparmak istediler. Yeni nesilleri bozmayı hedefliyorlardı. Bölge halkı bu müfredatı reddetti, bu eğitime izin vermedi, dinine, örf ve adetlerine sıkı sıkıya sarıldı. Biz bu tür fikirleri kabul etmeyiz. Her ne kadar beni büyük maddi tekliflerle ve geniş nüfuz vaatleriyle ikna etmeye çalışsalar da halkım, toprağım ve dinim üzerinden pazarlık yapmayı reddettim.”