CHP'de grup hesaplaşması

CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasındaki yönetim mücadelesi, Meclis grubunda yapılacak seçimlere kilitlenmiş durumda. Kılıçdaroğlu’nun kanuni meşruiyetini grup içinde de kabul ettirmeye yönelik adımlar atmaya hazırlandığı ifade edilirken Özel cephesi, il ve ilçe örgütlerindeki gücünü kullanarak Meclis grubunu fiilen paralel bir genel merkez gibi konumlandırma niyetini sürdürüyor.

Uğur Duyan
Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu.

CHP'de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Grup Başkanı Özgür Özel arasındaki yönetim gerilimi, Meclis grubunda düğümlendi. Kılıçdaroğlu ile Özel arasındaki yetki ve meşruiyet tartışması, grup başkanvekillerinin durumu, Meclis grubunun kontrolü için yapılacak seçimler üzerinden derinleşiyor. Parti içinde "mahkeme kararıyla gelen yönetimin Meclis grubuna müdahale sınırları" konusunda ciddi görüş ayrılıkları var. Kılıçdaroğlu cephesinin grup üzerindeki etkisini artırmak için yeni adımlar hazırlığında olduğu konuşulurken, Özel'e yakın milletvekilleri ise mevcut grup çoğunluğunu koruyarak fiili hâkimiyeti sürdürmeyi hedefliyor.

BAŞKANVEKİLLİKLERİ İÇİN SEÇİM YAPILACAK

Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ın grup başkanvekillerinin düşürülmesinin ardından yerlerine doğrudan atama yapılacağı iddiaları gündeme getirilmişti. Parti kaynakları bu adımın TBMM'deki temsil makamlarının seçimle belirlenmesi nedeniyle şimdilik uygulanmadığını ifade etti. Öte yandan Başarır ve Günaydın'ın başkentte olmadıkları için TBMM'deki makamlarını boşaltmadılar.

Grup Başkanı Özel'in bugün ya da yarın kendisine bağlı vekillerle Meclis'te baskın nitelik taşıyan bir grup yönetimi seçimi yapabileceği iddia edildi. Özel en son yapılan grup toplantısında 98 milletvekili toplamayı başarmıştı. Bu vekillerden dokuzu kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildikleri için grup üyelik hakları askıya alındı. Bu yüzden dokuz vekil grup toplantısına katılsa bile grup başkanvekillerine aday olmayacakları gibi oyda kullanamayacaklar.

KILIÇADAROĞLU EKİBİNDE GÖRÜŞ AYRILIĞI

Kılıçdaroğlu'na yakın kurmay ekip içinde de "mutlak butlan" kararının parti yönetimine "hangi sınırlar içinde yetki verdiği konusunda net bir görüş birliği bulunmadığı", "bu nedenle atılacak her adımın yeni kriz başlıkları yaratabileceğinin" değerlendirildiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu’nun hukukçu ekibi, “mahkeme kararıyla görev iadesi gerçekleştiği için alınan tüm kararların meşru olduğu” görüşünü savunurken, MYK ve PM içindeki bazı Kılıçdaroğlu destekçilerinin ise “2018 Parti Tüzüğü çerçevesinde hareket edilmesi gerektiği” yönünde değerlendirmeler yaptığı belirtiliyor.

ÖZEL CEPHESİ TEYAKKUZDA

Özel cephesinde ise tartışmaların odağında Parti Meclisi'nden istifa eden 27 isim bulunuyor. Kılıçdaroğlu yönetiminin ihraç yetkisini kullanmasına rağmen istifalar konusunda "dilekçelerin mahkemeye gönderilmesini" işaret etmesi, Özel'e yakın isimler tarafından süreci zamana yayma ve hukuki tartışmayı büyütme hamlesi olarak yorumlanıyor.

Özel, il ve ilçe örgütlerindeki gücünü kullanarak, Meclis Grubu'nu paralel genel merkez olarak kullanmaya devam etme niyetini sürdürürken, Kılıçdaroğlu'nun "yetkisini keyfi kullandığı" propagandası yaparak kamuoyu desteği oluşturma çalışmalarını da artırdı.

Mutlak butlanın sınırları

  • Parti hukukçuları arasında da "mahkeme kararıyla gelen yönetimin Meclis grubuna doğrudan müdahale yetkisinin sınırları" konusunda farklı görüşler bulunduğu belirtiliyor.
  • Özel'e yakın milletvekilleri ise mevcut grup yapısının korunmasının fiili meşruiyet açısından kritik olduğunu savunuyor. Bu nedenle grup başkanvekilliği seçimlerinin yapılması halinde Özel grubunun Meclis aritmetiği sayesinde yeniden çoğunluğu sağlayabileceği ve Kılıçdaroğlu yönetiminin burada istediği sonucu alamayabileceği değerlendiriliyor.

Kılıçdaroğlu rövanş istiyor

  • Kılıçdaroğlu'nun yeniden Meclis grubunda konuşma yapmak istediği, ancak grup üzerindeki hâkimiyetin hâlâ Özel ekibinde olması nedeniyle bu konuda nasıl bir yöntem izleneceğinin netleşmediği ifade ediliyor. Benzer şekilde Kılıçdaroğlu için Meclis'te makam odası tahsisi konusu da kulislerde tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. Parti içinde bazı isimler "genel başkan sıfatı nedeniyle doğal hak" değerlendirmesi yaparken, Özel'e yakın kanat ise mevcut grup yönetiminin iradesi dışında atılacak adımların yeni bir meşruiyet krizine yol açabileceğini savunuyor.