Hayatı boyunca Müslüman görünüp İslam’ın öz değerlerini tahrif eden FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in cenazesi, inandığı gibi Hristiyan usullerine göre defnedildi. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin baş sorumlusu olan teröristbaşı Gülen, 20 Ekim 2024 tarihinde ABD’nin Pensilvanya eyaletinde hayatını kaybetti. 86 yaşında ölen Gülen için düzenlenen cenaze töreni, Müslüman geleneklerinden uzak, Batılı ritüellerle şekillendi.
FATİHA BİLE OKUNMADI
FETÖ elebaşı için cenaze töreni, ABD’deki Skyland Baseball Stadyumu’nda gerçekleştirildi. Törene yalnızca örgüt üyeleri kabul edildi; girişler ise özel olarak hazırlanan QR kodlarla sağlandı. Törenin yeri ve saati son ana kadar gizli tutuldu. Katılımcılara detaylı bilgiler, örgütün kontrolündeki WhatsApp grupları üzerinden ulaştırıldı. Törene katılanlar kimliklerini gizlemek amacıyla şapka, gözlük ve maske taktı.
KARDİNAL ARACIYLA TAŞINDI
Teröristbaşının cenazesi, genellikle Hristiyan kardinallerin taşınmasında kullanılan özel bir araçla stadyuma getirildi. Tabutun üzerindeki semboller ise dikkat çekiciydi. Örtüde yıldız desenleri bulunurken, Yahudilerin “Siyon Yıldızı” olarak adlandırdığı, İsrail bayrağında da yer alan altı köşeli yıldız sembolü öne çıktı.
İNCİL’DEN DUALAR ‘LORD’ HİTABI
Cenaze ayininde İslami geleneklerden tamamen uzak bir ritüel uygulandı. Tabutun başında İngilizce dualar okundu, bu metinlerde İncil’den pasajları andıran ifadeler yer aldı. Türkçeye çevrilen bölümlerinde, “Biz hepimiz onun çocuklarıyız. Kendisini bizim için feda etti. Lordumuz, bu mirasın devamını sağlamak ve tüm dünyaya yaymak için bize yardım etmeni dileriz” cümleleri öne çıktı. Dualarda “Allah” yerine Hristiyan terminolojisinde yer alan “Lord” ifadesi kullanıldı.
NE HELALLİK ALINDI NE FATİHA OKUNDU
Törende İslami cenaze geleneklerine dair hiçbir unsur yer almadı. FETÖ üyeleri, “Nasıl bilirdiniz?” sorusunu dahi sormadı. Teröristbaşı için helallik alınmadı. Namaz kılınsa bile ardından Fatiha Suresi okunmadı. İslam’ın en temel cenaze âdetleri bile yerine getirilmedi. Tüm bu detaylar, örgütün dini istismar eden yüzünü ve inanç bağlamındaki sapkın yaklaşımını bir kez daha gözler önüne serdi. Törenin ardından Gülen’in cesedi, yıllarca örgütün karargâhı olarak kullandığı Pensilvanya’daki çiftliğin bahçesine defnedildi. Müslüman mezarlığına gömülmeyen teröristbaşının naaşı, örgüt üyelerinin kontrolündeki özel bir alanda toprağa verildi. Böylece ömrü boyunca Müslüman görünüp İslam’ı tahrif eden Gülen’in vedası da, inandığı batıl inançlar doğrultusunda şekillendi.
NÜFUSA ‘ÖLÜ’ KAYDI DÜŞTÜ, DAVALARA MİRASÇILARI BAKACAK
Gülen’in ABD’de öldüğü bilgisi, diplomatik kanallar aracılığıyla bu ay Türkiye’ye iletildi. ABD Dışişleri Bakanlığınca Türk makamlarına ulaştırılan resmi belge doğrultusunda, İçişleri Bakanlığı tarafından Gülen’in nüfus kaydına “ölü” şerhi düşüldü. Erzurum’un Yakutiye ilçesi nüfusuna kayıtlı olan Gülen’in ölümü, St. Luke’s Hastanesi’nin Monroe kampüsünde gerçekleşti. Bu gelişmeyle birlikte hakkında açılan ceza davalarında düşme kararı verilmesi, tazminat davalarında ise yasal mirasçılarının sorumlu tutulması bekleniyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası açılan milyonlarca liralık tazminat davalarında Gülen, baş davalı olarak yer alıyordu. Akıncı Üssü’ndeki siviller, sözde asker yöneticiler ve diğer darbecilerle birlikte müşterek sorumlu tutulan Gülen’in ölümünün ardından, bu davalardaki mali yükümlülüklerin hayatta kalan yasal mirasçılarına yöneltilmesi gündemde. Başta Milli Savunma Bakanlığı olmak üzere, Cumhurbaşkanlığı ve kamu kurumları tarafından açılan davalar kapsamında, teröristbaşı Gülen’in taşınırtaşınmaz mal varlıklarına tedbir konulması talepleri de mahkemelere iletilmiş durumda. Mahkemelerin bu süreçte, Gülen’in mal varlığını ve mirasçılarını kapsayacak şekilde karar vermesi bekleniyor.