CHP’li Çeşme Belediyesi iştiraki olan Alataş A.Ş.’nin yönetimi ve üstlendiği imar işleri tartışmaların odağında. Alaçatı’da bulunan 17 dönümlük arazinin, Alataş A.Ş.’ye 2,5 milyar TL karşılığında devredildi. Söz konusu arazide dev bir turizm tesisi yapılacak. Ancak AK Parti ve MHP grubu, Alataş şirketinde ortaklığı bulunan şahıslara dikkat çekti, rant iddialarını gündeme getirdi.
Arsanın üzerine yapılacak yatırımların yüz milyarlarca lirayı bulacağı belirtildi. Bu büyüklükte bir kamu varlığının, turizm yatırımları, finansal yönetim ve proje geliştirme konularında “yeterliliği kamuoyuna açık biçimde ortaya konmamış” bir yönetim kadrosuna emanet edilmesi, en temel tartışmalardan biri.
İmamoğlu'nun ekibi diğer belediyelerde kadroda
Bu konunun gündeme gelmesi ile birlikte rüşvet ve yolsuzluk iddiaları sebebiyle tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki ekibin, diğer illerdeki CHP’li belediyeler üzerinden kurduğu rant da deşifre oldu. 2018’de CHP’nin İstanbul Yüksek Disiplin Kurulu’nda yer alan ardından geçtiğimiz yıl parti YDK’sına da seçilen Av. Doğuşcan Aydın Aygün, Alataş A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı yapılmış. 39 yaşında genç bir partili isim olan ve ayrıca İstanbul’da ikamet eden Aygün’ün liyakatine ve Çeşme ile olan ilgisine dikkat çekti.
Yönetime neden İstanbul'dan biri getirildi?
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediyesi Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, belediye meclisinde Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli’yi eleştirerek, “Alataş A. Ş. ‘nin yönetim kurulu başkanı olacak nitelikte ehliyete ve liyakate sahip Çeşmeli tek bir kişi bulamadın mı?” dedi. Atmaca dikkat çeken yönetime ilişkin şunları söyledi:
“İstanbul’dan getirdiğin CHP Eski YDK Üyesi resmi evraklara göre İstanbul’da ikamet ediyor. İstanbul’da ikamet eden birisi Çeşme için nasıl bir fayda üretecek öncelikle kamuoyuna bunu açıkla. Üstelik siyaset yapan, turizm yatırımları bilgisinin hangi düzeyde olduğu meçhul birisinin 2,5 milyarlık arsa ve akabinde yapılacak milyarlarca Lira değerindeki yatırım bedelini nasıl yöneteceği cevaplanması gereken en önemli sorudur. İstanbul menşeli yönetim kurulu başkanı, eğer bu yatırımı yapacak düzeyde bilgi, birikim, ehliyet ve liyakat sahibi ise belediye şirketinde maaşla neden çalışıyor? Eğer gerçekten turizm yatırımları konusunda bilgi, birikim, ehliyet ve liyakat sahibi ise, piyasada belediye şirketinden aldığının 5 katı maaş alabilir.”
Başkandan fecaat açıklama
İlçedeki turizm sorunlarına yönelik sorumluluk almayarak özel sektörü hedef alan belediye başkanı Denizli, “Nitelikli turistin gelmesi için nitelikli otellerin açılması gerekiyor” dedi. Atmaca bu sözleri, Çeşme’de tatil yapan yerli turistleri ve ilçeye yatırım yapmış turizmcileri niteliksiz ilan ederek aşağılamakla kalmamış, zaten kısa olan turizm sezonunu da kökünden baltalamıştır” diyerek eleştirdi. Atmaca, “Sezon yaklaşırken böyle bir gafa imza atmak hangi kafanın ürünüdür bilmiyoruz. Çeşme’de tatil planlayan yurttaşlarımız ve Çeşme’ye yatırım yapmış bulunan turizm sektörü temsilcileri, bu talihsiz açıklamaya elbette en üst perdeden yanıt verecektir” dedi.
Ego ve kibir patlaması yaşanıyor
Başkan Denizli’nin üslubuna da dikkat çeken Atmaca, “Ego ve kibir patlaması yaşayan Lal Denizli’nin üstenci bakışıyla hitap ettiği Cumhur İttifakı üyelerine, ‘Şirket bizim şirketimiz. Değil fikir almak size söz hakkı vermem bile büyük bir ödül’ demesi, yaşadığı güç zehirlenmesi ve idrakten yoksun akıl tutulmasının dışa vurumudur” ifadesini kullandı.
Gizli ajandanızı açın
Gündem dışı söz alan AK Partili Meclis Üyesi Faruk Yılmaz, “Devir konusunda yeterince açıklama yapmadınız. İlerde bu devir başımıza ne işler açacak tahmin edebiliyor musunuz? Şirketin içerisinde 8-10 şahıs var. Yarın öbür gün buradaki şahıslar nemalanacaklar. Gizli ajandanızı açın. Adrese teslim diyebilir miyiz? Ilıca’yı neden Büyükşehir’e devrettik? Arkasından borç çıktı. Borç nedeniyle devrettik” dedi.
Ranta kurban edilmek isteniyor
MHP Meclis Üyesi Yunus Emre Koç, Çeşme’de varlığı dahi göremediğimiz iştirakimize devrediyoruz. Alaçatı Port bölgesinde bu araziyi Alataş ne yapacak? Bunların cevabını vermeden arazinin devredilmesi, satılması, kiralanması Çeşme’ye bir ihanettir. Bu tarihi oylamaya evet diyenleri de Çeşme halkı unutmayacaktır. Port bölgesi ranta kurban gitmiş ve hala ranta kurban edilen bataklık olma yolunda ilerlemektedir” dedi.
İhaleler ve organizasyonlar mercek altında
Çeşme Belediyesi tarafından düzenlenen yılbaşı panayırı, ot festivali ve çeşitli kültür-sanat organizasyonlarına ilişkin ihalelerin büyük bölümünün İstanbul ve bazı büyükşehir merkezli firmalara verilmesi de eleştiri konusu oldu. Edinilen bilgilere göre, yerel firmaların ve Çeşmeli yatırımcıların süreçlerin dışında bırakıldığı, buna karşılık belediyelerin mali sorunlarının sürdüğü ifade edildi.