FETÖ, okul, dershane ve banka gibi farklı alanlarda faaliyet yürüterek para akışını sağladı. Yurt içinde yapılanmasını en ince ayrıntısına kadar planlayan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen 1973 yılında Nur talebeleri içinden ayrılarak kendi cemaatini kurdu. Örgüt elebaşı Gülen, cemaatini emir komuta zinciri ile hiyerarşik bir düzene göre oluşturdu.
‘ALTIN NESİL’DEN HOLDİNGLEŞMEYE
Nihai hedefe ulaşmak için her yolu mubah gören örgüt ve elemanları yalan, hile, iftira, takiye gibi etik dışı yöntemlere başvurmaktan kaçınmadı. Örgüt bu yöntemleri ile bürokrasiden ekonomiye, eğitimden din işlerine her alanda kendisine yeni alanlar açtı. Kendi ruhani liderliğinde bir rejim kurmayı hayal eden örgüt elebaşı Gülen, 1975-76’da örgütlenme için ‘altın nesil’ tanımını kullanmaya başladı. Buradan hareketle günden güne daha ileriye yürüdü.
PARANIN MERKEZİ BANK ASYA
Soru hırsızlıkları ve kumpaslarla kamuya sızan FETÖ, Bank Asya’yı açtıktan sonra gözünü iş dünyasına çevirdi. 2005 yılında Gülen’e bağlı iş adamlarının bir araya getirildiği TUSKON adlı sivil toplum örgütü kuruldu. TUSKON çatısı altında bulunan 150 iş insanı,hem derneği hem de dernek bünyesinde faaliyet gösteren bin 200 iş insanını temsil ediyordu.
FİNANSAL ALT YAPI 1990’LARDA OLUŞTU
FETÖ, 2000’li yıllara gelindiğinde güçlü bir finansal altyapı oluşturmuştu. 1980’lerden itibaren açtığı basın-yayın kurumları ve medya şirketleri üzerinden büyük bir gelir elde etti. 1990’lı yıllarda orta ölçekli firmalar, elde ettikleri kârlarının artması ile holdingleşmeye başladı. Ve artık cemaat olarak bilinen yapının yerini holdingleşmiş bir düzen almaya başladı. Sadece Türkiye’de son 40 yıllık süreçte başta okul, dershane, kolej, medya, finansal şirketler ve banka olmak üzere birçok alanda etkin bir yapılanmaya erişen FETÖ, bu kurum ve kurulular sayesinde 11 milyar dolarlık bir gelire ulaştı. Dünyadaki yapılanması göz önünde bulundurulduğunda ise servetinin azımsanmayacak derecede olduğu anlaşılabiliyor.