Vakıf kültürümüzü korumalıyız: İyilikte yarışanları destekleyeceğiz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençliğin yetişmesine katkı sağlayan, mazlumların imdadına koşan vakıfların önemine dikkat çekerek “Çalana, çırpana, ‘Öğrenciler için burs topluyoruz’ diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz. Onlar ne yaparsa yapsın; biz hükümet olarak iyilikte, yardımlaşmada, dayanışmada yarışanları desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

Nur Banu Aras
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Vakıf Haftası Kutlama Programı’na katıldı. 202 vakıf eserinin toplu açılışının yapıldığı törende konuşan Erdoğan, vakıfların önemine vurgu yaptı. “Mimari ve Zarafette Vakıf Medeniyeti” temasıyla hafta boyunca tertiplenecek etkinliklerin, ülke, millet ve vakıf medeniyetinin tüm mensupları için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, “Mimari, zarafet, vakıf ve medeniyet; temadaki bu dört kavrama baktığımızda hepsinin birbirini tamamlayıp beslediğini, büyütüp zenginleştirdiğini görüyoruz. Zira tevarüs ettiğimiz tarih, kültür ve kimlik hazinesi; mimariyi zarafetle buluşturmuş, zarafeti vakıf hizmetleriyle taçlandırmış, vakıf müktesebatını ise dünyada eşi benzeri olmayan bir medeniyet şölenine dönüştürmüştür” dedi.

İNSANLIĞA YENİ BİR PENCERE AÇIYORUZ

“Camilerimiz, medreselerimiz, kütüphanelerimiz, şifahanelerimiz; aynı şekilde çeşmelerimiz, su kemerlerimiz, imarethanelerimiz, hanlarımız, köprülerimiz, kervansaraylarımız ve daha nicesi insanlığa yeni bir pencere açan vakıf medeniyetimizin birer nişanesidir” ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aynı zamanda bu eserler; yüksek bir üslubun, tekemmül etmiş bir estetiğin; adaletle, erdemle, ahlakla yoğrulmuş seçkin bir tasavvurun; ‘Halka hizmet, Hakk’a hizmettir’ düsturunun en somut tezahürleri olmuştur.”

KÜLTÜRÜMÜZÜ KORUMAK KRİTİK ÖNEMDE

“Kusursuz bir ilahi tasarımla yaratılmış ‘zübde-i âlem’ olan insana hizmeti amaçlayan vakıf kültürümüz, milletimizin en güzel hasletlerinden biridir. Dolayısıyla bir emanet olan bu kültürü korumak, bu eserlerin ihtiva ettiği mana ve değerler evrenini yaşatmak ve tüm bunları gelecek kuşaklara aktarmak hepimiz için kritik önemdedir. Bakınız bizim hem kültürümüzde hem de ruh köklerimizde hayır ve zarafet biri olmadan diğeri natamam mefhumlardır. Bu hasletler bizim vakıf geleneğimizden mimari şaheserlerimize, milli ve manevi kimliğimizin özünü teşkil eden tüm değerlere adeta sinmiş, işlemiş, hulul etmiştir.”

KUTLU MÜCADELEDEN VAZGEÇİREMİYORLAR

“Vakıf kültürümüzün bir diğer özelliği de bireysel ve toplumsal hayatın her alanına, her safhasına şamil olmasıdır. Canlı cansız tüm varlıkları merkezine alan vakıflarımız, çok şükür bugün bu özveriyle ve samimiyetle çalışmalarına devam ediyor. Paradan, ranttan, şahsi çıkarlarından başka siyasi kıblesi olmayanlar her fırsatta vakıf ve derneklerimizi hedef alsalar da insanlığa hizmete adanmış yürekleri bu kutlu mücadelelerinden vazgeçiremiyorlar. Milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençliğin yetişmesinden nerede bir mazlum varsa imdadına koşmaya, farklı alanlarda inşallah faaliyet gösteren vakıflarımız, milletimizin kıvanç kaynağı olmayı sürdürüyor.”

2025’teki Vakıf Haftası kutlamasında 101 vakıf eserinin açılışını yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, bu törende de yurt içinde ve yurt dışında son bir sene içerisinde restorasyonu tamamlanan 202 vakıf eserinin toplu açılışını yaptı. Erdoğan, canlı bağlantılarla Kahramanmaraş’taki Ulu Cami, Beyazıt Medresesi Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Topkapı Yerleşkesi Mühendislik Fakültesi ile Sanat, Tasarım ve Mimarlık fakülteleri ve Kuzey Makedonya’nın Manastır şehrindeki Hacı Mahmut Bey Camii’nin açılış kurdelelerini kesti. “Bugüne kadar ecdadımızın emanetine sahip çıkmayı sizlere ve bizlere nasip eden Rabbime hamdediyorum” vurgusu yapan Erdoğan, “İnşallah bundan sonra da ecdadın izini ve mührünü taşıyan; şanla, şerefle dolu mazimizin ruhunu ve birikimini yansıtan; milletimizi millet yapan bu değerlerin üzerine titremeye devam edeceğiz” diye konuştu.

İNSAN İNSANIN ŞİFASIDIR

“Çalana, çırpana, ‘Öğrenciler için burs topluyoruz’ diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp; bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz. Onlar ne yaparsa yapsın; biz hükümet olarak iyilikte, yardımlaşmada, dayanışmada yarışanları desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz. İnsan, insanın şifasıdır. Bu inançla bir yaralı gönüle merhem olmaya, bir ihtiyaç sahibinin elinden tutmaya, milletimizin istikbal davasına omuz vermeye çalışan tüm vakıf ve derneklerimizin yanında olacağız.”

Restorasyon seferberliği

  • Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında vakıf mirasına dört elle sarılıp bu eşsiz hazineyi zenginleştirerek görevini yerine getirdiğini kaydeden Erdoğan, “Asrın felaketinde hasar gören 377 vakıf eserinden 276’sının onarım ve restorasyonu tamamlandı. 2026 yılında 377 eserin tamamı yeniden ihya edilmiş olacak. Genel Müdürlüğümüz son dönemde çok önemli çalışmalara imza atıyor. Selimiye Camiimiz, 2020’de asli hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifimiz, Nuruosmaniye Külliyemiz, yaklaşık 700 yıllık bir tarihe sahip olan Sungur Bey Camiimiz ve daha nice önemli eserde oldukça titiz bakım ve onarım faaliyetleri yürütüldü. ‘Evlad-ı Fatihan’ diyerek başta gönül coğrafyamızda adeta bir restorasyon seferberliği başlatılarak 2012’den bugüne tam 40 eser ihya edildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya, Kosova ve Bosna Hersek’te ise 11 eserin onarımı devam ediyor” diye konuştu.

Kanuni’nin rüyasını anlattı

  • Merhum Nurettin Topçu’nun “Ruhu İslam’ın ebediyete intikal edecek melodisi” sözleriyle tarif ettiği Süleymaniye Külliyesi’nin Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından vakfedilen bir mabet olduğunu hatırlatan Erdoğan, konuşmasında şu anekdotu paylaştı: “Rivayet olunur ki Süleymaniye Camii tamamlandıktan sonra Kanuni Sultan Süleyman Han bir rüya görür. Rüyasında kıyamet kopmuş, ruz-i mahşerde terazi kurulmuştur. Terazinin bir kefesinde Süleymaniye Külliyesi, diğerinde ise bir bakraç ayran vardır. Bir bakraç ayranın olduğu kefe terazide daha ağır basmaktadır. Hayır ve adalet konusundaki hassasiyetiyle bilinen Sultan Süleyman, gördüğü bu rüyayı devrin Şeyhülislamı Ebussuud Efendi’ye anlatır. Ebussuud Efendi rüyanın detaylarına vakıf olunca kendisinden müsaade ister ve bu rüyanın hikmetini araştırmaya koyulur. Bir süre sonra caminin yapımında vazife almış ustalarla görüşür. Ustalar Ebussuud Efendi’ye şunu anlatırlar: “Çok sıcak bir yaz günüydü. Kan ter içinde çalışıyor, camiyi bir an önce inşa etmek istiyorduk. O gün yaşlı bir nine, elinde bir bakraç ayranla çıkageldi. ‘Evlatlarım yorulmuşsunuzdur, şu soğuk ayranı için de biraz ferahlayın’ diyerek bakracındaki ayranı bize ikram etti. Biz ayranı içtik, oldukça rahatladık ve ‘Allah razı olsun’ diyerek o nineye pek çok hayır duaları ettik. O da ‘Allah kolaylık versin’ dedi ve boş bakracı alıp uzaklaştı. Bu olayı dinleyen Ebussuud Efendi, tekrar padişahın huzuruna çıkar ve durumu anlatır. Rüyadaki hikmet son derece açıktır: İhlasla, samimiyetle, sadece Allah’ın rızasını kazanmak gayesiyle işçilere ve ustalara dağıtılan bir bakraç ayran, yapılan bu mütevazı hayır; Cenab-ı Hakk’ın katında Süleymaniye Külliyesi’nden daha değerlidir.”

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun dün akşam Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. Erdoğan, Tebbun'u Esenboğa Havalimanı’nda uçaktan inişinde törenle karşıladı. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tebbun havalimanında bir süre görüştü.