
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençliğin yetişmesine katkı sağlayan, mazlumların imdadına koşan vakıfların önemine dikkat çekerek “Çalana, çırpana, ‘Öğrenciler için burs topluyoruz’ diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz. Onlar ne yaparsa yapsın; biz hükümet olarak iyilikte, yardımlaşmada, dayanışmada yarışanları desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Vakıf Haftası Kutlama Programı’na katıldı. 202 vakıf eserinin toplu açılışının yapıldığı törende konuşan Erdoğan, vakıfların önemine vurgu yaptı. “Mimari ve Zarafette Vakıf Medeniyeti” temasıyla hafta boyunca tertiplenecek etkinliklerin, ülke, millet ve vakıf medeniyetinin tüm mensupları için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, “Mimari, zarafet, vakıf ve medeniyet; temadaki bu dört kavrama baktığımızda hepsinin birbirini tamamlayıp beslediğini, büyütüp zenginleştirdiğini görüyoruz. Zira tevarüs ettiğimiz tarih, kültür ve kimlik hazinesi; mimariyi zarafetle buluşturmuş, zarafeti vakıf hizmetleriyle taçlandırmış, vakıf müktesebatını ise dünyada eşi benzeri olmayan bir medeniyet şölenine dönüştürmüştür” dedi.
İNSANLIĞA YENİ BİR PENCERE AÇIYORUZ
KÜLTÜRÜMÜZÜ KORUMAK KRİTİK ÖNEMDE
KUTLU MÜCADELEDEN VAZGEÇİREMİYORLAR

İNSAN İNSANIN ŞİFASIDIR
Restorasyon seferberliği
- Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında vakıf mirasına dört elle sarılıp bu eşsiz hazineyi zenginleştirerek görevini yerine getirdiğini kaydeden Erdoğan, “Asrın felaketinde hasar gören 377 vakıf eserinden 276’sının onarım ve restorasyonu tamamlandı. 2026 yılında 377 eserin tamamı yeniden ihya edilmiş olacak. Genel Müdürlüğümüz son dönemde çok önemli çalışmalara imza atıyor. Selimiye Camiimiz, 2020’de asli hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifimiz, Nuruosmaniye Külliyemiz, yaklaşık 700 yıllık bir tarihe sahip olan Sungur Bey Camiimiz ve daha nice önemli eserde oldukça titiz bakım ve onarım faaliyetleri yürütüldü. ‘Evlad-ı Fatihan’ diyerek başta gönül coğrafyamızda adeta bir restorasyon seferberliği başlatılarak 2012’den bugüne tam 40 eser ihya edildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya, Kosova ve Bosna Hersek’te ise 11 eserin onarımı devam ediyor” diye konuştu.
Kanuni’nin rüyasını anlattı
- Merhum Nurettin Topçu’nun “Ruhu İslam’ın ebediyete intikal edecek melodisi” sözleriyle tarif ettiği Süleymaniye Külliyesi’nin Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından vakfedilen bir mabet olduğunu hatırlatan Erdoğan, konuşmasında şu anekdotu paylaştı: “Rivayet olunur ki Süleymaniye Camii tamamlandıktan sonra Kanuni Sultan Süleyman Han bir rüya görür. Rüyasında kıyamet kopmuş, ruz-i mahşerde terazi kurulmuştur. Terazinin bir kefesinde Süleymaniye Külliyesi, diğerinde ise bir bakraç ayran vardır. Bir bakraç ayranın olduğu kefe terazide daha ağır basmaktadır. Hayır ve adalet konusundaki hassasiyetiyle bilinen Sultan Süleyman, gördüğü bu rüyayı devrin Şeyhülislamı Ebussuud Efendi’ye anlatır. Ebussuud Efendi rüyanın detaylarına vakıf olunca kendisinden müsaade ister ve bu rüyanın hikmetini araştırmaya koyulur. Bir süre sonra caminin yapımında vazife almış ustalarla görüşür. Ustalar Ebussuud Efendi’ye şunu anlatırlar: “Çok sıcak bir yaz günüydü. Kan ter içinde çalışıyor, camiyi bir an önce inşa etmek istiyorduk. O gün yaşlı bir nine, elinde bir bakraç ayranla çıkageldi. ‘Evlatlarım yorulmuşsunuzdur, şu soğuk ayranı için de biraz ferahlayın’ diyerek bakracındaki ayranı bize ikram etti. Biz ayranı içtik, oldukça rahatladık ve ‘Allah razı olsun’ diyerek o nineye pek çok hayır duaları ettik. O da ‘Allah kolaylık versin’ dedi ve boş bakracı alıp uzaklaştı. Bu olayı dinleyen Ebussuud Efendi, tekrar padişahın huzuruna çıkar ve durumu anlatır. Rüyadaki hikmet son derece açıktır: İhlasla, samimiyetle, sadece Allah’ın rızasını kazanmak gayesiyle işçilere ve ustalara dağıtılan bir bakraç ayran, yapılan bu mütevazı hayır; Cenab-ı Hakk’ın katında Süleymaniye Külliyesi’nden daha değerlidir.”













