İzmir'deki 'askeri casuslukta kumpas' davasında karar: 61 sanığa ceza yağdı
Gündem
İzmir'deki 'askeri casuslukta kumpas' davasında karar: 61 sanığa ceza yağdı
Askeri casusluk soruşturmasındaki usulsüzlükler ile bazı bilgilerin sızdırılmasına ilişkin FETÖ'nün TSK içindeki üyeleri hakkında açılan davada 61 sanığa bir yıl 13 ay ile 10 yıl 7 ay 15 gün arasında değişen hapis cezaları verildi.
AA
Ayasofya ne zaman müze oldu?
Hayat
Ayasofya ne zaman müze oldu?
Ayasofya neden ve ne zaman müze oldu? Ayasofya tarihi son günlerin merak edilen konularından birisi. Ayasofya ne zaman müzeye çevrildi? Ayasofya’nın ibadete açılıp açılmayacağına ilişkin Danıştay kararı merakla beklenirken Ayasofya’nın tarihi de İnternet üzerinden araştırılan konulardan birisi oldu. Peki Ayasofya neden müze oldu? Ayasofya ne zaman müzeye çevrildi?
Yeni Şafak
Ayasofya kararı yarın: Türkiye'nin gözü Danıştay'ın açıklamasında olacak
Hayat
Ayasofya kararı yarın: Türkiye'nin gözü Danıştay'ın açıklamasında olacak
Türkiye ve İslam dünyasının gözü kulağı Ayasofya için Danıştay’dan gelecek müjdede. 2 Temmuz’daki duruşmada tarafları dinleyen Danıştay 10. Dairesi’nin kararını yarın açıklaması bekleniyor. Daire, 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal ederse, Ayasofya 86 yıl sonra yeniden cami olacak. İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre Danıştay’ın verdiği kararın 30 gün içerisinde yerine getirilmesi gerekiyor.
Yeni Şafak
"Ayasofya'nın müzeye çevrilmesi kararı Danıştay tarafından iptal edildi" iddiası
Gündem
"Ayasofya'nın müzeye çevrilmesi kararı Danıştay tarafından iptal edildi" iddiası
Türkiye'nin merakla beklediği Danıştay'ın Ayasofya kararıyla ilgili önemli bir iddia ortaya atıldı. Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi ve yazarı Okan Müderrisoğlu, canlı yayında aktardığı kulis bilgisinde Danıştay'ın oy birliğiyle Ayasofya hakkında verilen 'müzeye çevrilmesi' kararının hukuka aykırı olduğunu değerlendirdiğini ve dolayısıyla Ayasofya'nın cami statüsünü koruduğunu belirtti. Müderrisoğlu ayrıca, Danıştay tarafından alınan ve merakla beklenen bu kararın yazım aşamasında olduğunu da ekledi.
Diğer
Rusya'nın Suriye'de kirli planı: Yardımların girdiği Öncüpınar Sınır Kapısı'nı kapattırarak çocukları aç bırakmakla tehdit ediyor
Gündem
Rusya'nın Suriye'de kirli planı: Yardımların girdiği Öncüpınar Sınır Kapısı'nı kapattırarak çocukları aç bırakmakla tehdit ediyor
10 Temmuz'da dolacak olan Suriye'deki mağdurlara yardımların yapılmasına olanak sağlayan BMGK kararına Rusya yeni dönemde veto hakkını kullanarak Öncüpınar Sınır Kapısı'nı kapatmakla tehdit ediyor. Daha önceki vetolarıyla yardımların yapıldığı sınır kapılarının sayısını 4'ten ikiye indiren Rusya, bu sefer de Babüsselame'ye açılan Öncüpınarı BMGK'de veto hakkını kullanarak kapattırmak istiyor. 3 milyondan fazla mağdura ulaşan yardımların özellikle gıdaya ihtiyaç çocuklara ulaşması için kullanılan sınır kapısı kapanma tehlikesi altında. Öncüpınar Sınır Kapısı'nın kapanması Türkiye'nin terörle mücadele kapsamında Suriye'ye yaptığı operasyon alanlarına gönderilen insani yardımları etkileyebilir.
AA
Türkiye insani felaketi önledi: İngiliz dergisinden Türkiye'ye Libya övgüsü
Dünya
Türkiye insani felaketi önledi: İngiliz dergisinden Türkiye'ye Libya övgüsü
Libya’daki toplu mezarlar nedeniyle UCM’de yargılanacağı belirtilen Hafter’e destek veren Fransa zor durumda. Macron, NATO ve Avrupa’dan da istediği desteği alamıyor. Bir Avrupalı diplomat “Dürüst olalım, Türkiye Trablus’un düşüşünü durdurdu. Onların müdahalesi olmasa insani felaket yaşanırdı” diyerek gerçeği itiraf etti.
Yeni Şafak
Belediyelerdeki görevde yükselme süreçlerinde kritik değişiklikler yapıldı
Belediyelerdeki görevde yükselme süreçlerinde kritik değişiklikler yapıldı

Kamu personel yönetiminin en zayıf uygulandığı kurumlar belediyeler ve bağlı kuruluşlarıdır dersek herhalde abartma olmaz. Sayıştay raporlarına bakıldığında bu durum açıkça görülmektedir. Bu yazımızda 2 Temmuz’da yürürlüğe konulan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’le getirilmeye çalışılan kritik düzenlemeler ile 375 sayılı KHK’deki değişiklikleri açıklamaya çalışacağız.

Yeni düzenleme ile getirilen en kritik yenilik

Hem kamu kurumlarında hem de belediyelerde görevde yükselme sınavına girmeden istisnai yöntemlerden yararlanarak müdür kadrolarına atanma yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik ile belediyelerde bu durumun önüne kısmen de olsa engel olunmaya çalışılmıştır.

Sınavsız olarak belediyelerdeki müdür ve şube müdürü kadrosuna atanmada zabıta müdürü ve itfaiye müdürü kadroları asansör olarak sıklıkla kullanılmaktaydı. Bu nedenle sınavsız olarak müdür ve şube müdürü kadrolarına atanmayı zorlaştırmak için sınavsız atanılan zabıta müdürü ve itfaiye müdürü kadrolarında en az iki yıl çalışma şartı getirilmiştir. Daha önce bu kadrolarda bir ay gibi çok kısa süre görev yapanlar sınavsız olarak müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmekteydi. Adeta zabıta müdürü ve itfaiye müdürü kadroları asansör vazifesi görmekteydi. Yeni düzenleme kısmen de olsa bunun önüne geçmiştir.

Ayrıca, yönetmelik kapsamı dışındaki daha üst görevlerde bulunanların müdür ve şube müdürü olarak sınavsız atanabilmesi için de en az altı ay süreyle çalışmış olma şartı getirilmiştir. Buna göre yönetmelik kapsamı dışındaki daha üst görevlerde en az altı ay bulunanların, alt görevlerde çalışma süresi şartı hariç olmak üzere, aranan diğer özel şartları taşımaları kaydıyla, yönetim hizmetleri grubu, araştırma, planlama ve savunma hizmetleri grubu ve hukuk hizmetleri grubunda gösterilen kadrolar ile unvan değişikliğine tabi kadrolara sınavsız, genel hükümlere göre atanabilmesi mümkün olabilecektir. Bu düzenleme öncesinde de üst düzey kadrolarda kısa sürede bulunmak müdür kadrolarına atanmak için yeterli olmaktaydı. Ancak, yapılan düzenleme sonrasında en az altı aylık çalışma zorunluluğu getirilerek sınavsız atanmanın devri azaltılmıştır. Özellikle belediye başkan yardımcılığı kadroları sınavsız olarak müdür kadrosuna atama için sıklıkla kullanılmaktaydı.

Elbette bu düzenlemeler sorunu kökten çözmemiştir. Ancak, sınavsız müdür atamaları oldukça zorlaştırılmıştır. Muhtemeldir ki şimdi de belediyeler zabıta müdürü ve itfaiye müdürü kadrolarına asaleten atama yapıp vekaleten de belediyelerdeki müdür kadrolarına baktıracaklardır. Bundan sonra belediyelerdeki özel kalem müdürü kadrolarının da asansör kadro olarak sıklıkla kullanıldığını da göreceğiz. Zira bu kadrolarda belirli bir süre çalışma zorunluluğu da bulunmamaktadır. Maalesef belediyeler, personel yönetiminde kurallara en az riayet edilen kurumlardır.

Mahalli idarelerde uygulanan görevde yükselme yönetmeliği halen yürürlükte

Bu düzenleme yürürlüğe girdi girmesine de İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın müştereken çıkardığı Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik halen yürürlüktedir. Belediyelerin de bu yönetmeliğin kapsamında olduğu düşünüldüğünde kafa karışıklığı oluşması doğal hale gelmiştir. Dolayısıyla aynı konuda her iki yönetmelikte farklı farklı düzenlemelerin olduğu açıkça görülmektedir. Öyleyse çelişki halinde nasıl bir uygulama yapılacaktır?

Her iki yönetmeliğin genel ve özel olduğunu iddia etmemiz oldukça zordur. Son düzenleme esas alınmalıdır gibi bir yaklaşımda sıkıntılı gözüküyor. Keşke bu tür düzenlemeler yapılırken biraz daha dikkatli olunsaydı da oluşabilecek muhtemel sıkıntılar kökünden çözülmüş olsaydı.

Kadrolu müşavir kadrosuz müşavir dönemi

“Torba Kanunda Yapılan Değişiklikler Kamu Personeline Nasıl Yansıyacak?” başlıklı yazımızda 375 sayılı KHK’de yapılan değişikliklerin sıkıntılarından bahsetmiştik. Yaşanacak muhtemel sıkıntıların biraz daha ayrıntılı açıklanması gerekmektedir.

Görevden alınan bazı genel müdürler görevden alınma zamanına bağlı olarak müşavir olarak atanabilecekken bazıları sadece bakan müşaviri maaşı alacaklar. Bu durum kendi içerisinde tutarsızlık barındırmaktadır. Tek kelimeyle özetlemek gerekirse 703 sayılı KHK ile görevden alınan müşavirlerin hiçbirisi tekrar müşavir olarak atanamayacaktır.

7247 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un geçici maddesinde yer alan; genel müdür ve üstü kadro, pozisyon ve görevlerden 9/7/2018 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği 26 Haziran 2020 tarihe kadar olan dönemde alınan veya görevi sona eren kamu görevlileri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde talepte bulunmaları halinde, önceki yöneticilik görevlerinin ilgisine göre Cumhurbaşkanlığı’na bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlarda müşavir veya danışman kadro veya pozisyonlarına ya da bakanlıkların merkez teşkilatlarında bakanlık müşaviri unvanlı kadrolara atanabileceklerdir.

İşte sorun burada çıkmaktadır. Bir tarafta genel müdür ve üstü kadrolarda bulunup ta müşavir kadrosunda bulunanlar veya müşavir olarak atanma imkânı verilenler, diğer tarafta ise genel müdür ve üstü kadrolarda bulunup ta müşavir olarak atanamayan ama müşavir maaşı alacak olanlar. Bu durumun adil olduğunu düşünmek oldukça zordur. Kaldı ki bunlara müşavir maaşı verip te müşavir kadrosundan mahrum bırakmak çok sağlıklı bir yöntem olmamıştır. Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama bir dönem genel müdür veya üzeri kadrolarda bulunanların araştırmacı veya mühendis vb. kadrolarında bırakılmaları doğru değildir. Müşavir maaşı verip de müşavir kadrosuna atamamak hangi amaca hizmet edecektir? Bu kişilerin yıllarca amirliğini yaptığı kişilerin emri altında çalışmaya zorlanması çok sağlıklı bir durum olmasa gerektir. Kaldı ki fiili uygulamada bu kişilere herhangi bir iş verilmesi de söz konusu olmamaktadır.

Diğer yandan 7247 sayılı Kanun’daki yeni düzenleme sonrasında genel müdür ve üzeri kadrolarda bulunanlar görevden alındıktan sonra süresine bakılmaksızın müşavir kadrosuna atanmaktadır.

Benzer durumun 703 sayılı KHK öncesinde görevden alınan valiler için de geçerli olduğunu ifade etmek isteriz. Maalesef yapılan yeni düzenleme yeni bir tartışmayı başlatmış ve sorun çözülene kadar da tartışma devam edecektir.

7247 sayılı Kanun’un 21’inci maddesine gerek var mıydı?

375 sayılı KHK’nin geçici 33’üncü maddesi aynen yerinde dururken ve burada yer alan iki yıllık sınır ortadan kaldırılmışken yeni düzenlemenin 21’inci maddesi ile getirilen geçici 37’nci maddenin niçin konulduğunu anlamış değiliz. Yani maddenin olması ile olmaması arasında fark olmadığını düşünüyoruz.

Müsteşar ve müsteşar yardımcılarının son durumu değişti mi?

703 sayılı KHK ile yeni sistemde müsteşar, müsteşar yardımcısı ve merkez valisi ile kadroları kaldırılan diğer üst kademe kamu yöneticilerinin mevcut kadroları, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle yeni düzenleme yapılıncaya kadar şahıslarına bağlı olarak saklı tutulacak ve sadece müsteşar, müsteşar yardımcısı ve merkez valisi olup da kadroları iptal edilenlerin mali, sosyal hak ve yardımları, Cumhurbaşkanı’nca belirlenecek usul ve esaslar yürürlüğe girinceye kadar, bu maddenin yayımı tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre ödenmeye devam edecekti.

Şu ana kadar Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle yeni bir düzenleme yapılmadığı için hem bunların kadroları şahsa bağlı hale getirildi hem de mali, sosyal hak ve yardımları aynen muhafaza edildi. Geçen bunca zamana rağmen kararnamenin hala niçin çıkarılmadığını merak ediyoruz.

Ayasofya duruşması bitti: Karar neden 15 gün içinde açıklanıyor?
Gündem
Ayasofya duruşması bitti: Karar neden 15 gün içinde açıklanıyor?
Türkiye'nin merakla beklediği 'Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılıp açılmayacağına ilişkin Danıştay'da görülen duruşma sona erdi. Danıştay 10. Dairesi kararı 15 gün içerisinde yazılı olarak açıklama kararı aldı. Yeni Şafak'a değerlendirmelerde bulunan hukukçular, kararın 15 gün içerisinde açıklanacak olmasının idari mahkemelerin yargılama kanunu çerçevesindeki rutin bir uygulama olduğuna işaret ediyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.