Avrupa'daki Türklere saldıran terör yandaşları: Yurda girişlerinde gözaltına alınabilirler
Gündem
Avrupa'daki Türklere saldıran terör yandaşları: Yurda girişlerinde gözaltına alınabilirler
Son yıllarda giderek artan ve Barış Pınarı Harekatı ile adeta zirve yapan konulardan biri de Avrupa'da yaşayan Türklere yapılan fiziki ve ırkçı saldırılar. Medeniyetin, özgürlüğün ve demokrasinin beşiği olduğu iddiasındaki ülkelerde Türklere yapılan saldırıların baş rolünde PKK yandaşı Türk vatandaşları var. Hukukçulara göre Türkiye'de başlatılacak bir soruşturma, terör sevicilerinin yurda girişlerinde gözaltına alınmasını beraberinde getirebilir. İlgili makamların adım atması durumunda sürecin 'Vatandaşlıktan atılma'ya kadar gitmesi dahi mümkün.
Yeni Şafak
Kur'an Okuyan Kız tablosundan sonra bu sefer de Yeşil Cami’de Kuran Dersi tablosu 35 milyon liraya satıldı
Hayat
Kur'an Okuyan Kız tablosundan sonra bu sefer de Yeşil Cami’de Kuran Dersi tablosu 35 milyon liraya satıldı
Geçtiğimiz ay Türk ressamlarının öncülerinden Osman Hamdi Bey’in "Kur’an Okuyan Kız" tablosu İngiltere’de yapılan müzayedede 44 milyon 12 bin liradan satılmıştı. Şimdi de yine İngiltere’deki bir müzayedede açık artırmaya çıkarılan Yeşil Cami’de Kuran Dersi tablosu 35 milyon liraya satıldı.
IHA
Önemli bir Kur’an kavramı, ulü’l-elbâb
Önemli bir Kur’an kavramı, ulü’l-elbâb

Akıl kelimesi Kuranıkerim’de isim olarak geçmez, fiil olarak yer alır. Demek ki, önemli olan aklın bizatihi kendisi değil, onun fonksiyonlarıdır. Bunun bir sebebi de aklın varlık kartelasında araz mı cevher mi olduğunun tam anlaşılmış olmaması olabilir. Ama farklı özellikteki akıl anlamında kelimeler vardır ve onlara başka bir yazıda değineceğiz.

Lübb (ç: elbâb). Her şeyin seçkin ve saf olanı ve özüdür. Aklıselim kelimesinin bir yönüyle karşıladığı saf ve süzülmüş akla da bunun için lübb denmiştir. Buna göre her lübb akıldır ama her akıl lübb değildir.

Akıl nelerden süzülmüş olursa lübb olur? Rağib şaibelerden diyor, yani onun saf akıl olmasına engel olan katkı maddeleri ne ise onlardan. Aklın hakikati bulma özelliğini zedeleyen durumlar şaibelerdir.

Dikkat çeken husus, bu kelimenin Kuranıkerim’de lübb diye tekil olarak hiç zikredilmemiş olmasıdır. Bunun şöyle bir işareti olabilir: Tek başına bir kişinin aklı böyle bir akıl olamaz, çünkü tek akıl zati/sübjektif duygulardan yeterince arınamaz. Ancak birden çok saf akıl bir araya gelirse ulü’l-elbâb oluşur. Bu sebeple Kuranıkerim’de tefekkür ve derin anlayışı gerektiren meselelerin zikredildiği yerlerde ‘bunu ancak ulü’l-elbab’ anlayabilir’ denerek böyle çoğul kullanılır. Mesela Kuranıkerim’in muhkemi ve müteşabihi gibi konular böyledir.

Ulü’l-elbâb Kuranıkerim’de on altı ayette ve dediğimiz gibi hep çoğul olarak geçer. Bu ayetlerin anlattıklarını özet olarak gördüğümüzde ulü’l-elbâb’ın özelliklerini de görmüş oluruz:

Takva, ulu’l-elbâb’ın vazgeçilmezidir (2/198) ‘Hikmet çok büyük bir hayırdır, ama bunu ancak ulü’l-elbâb anlayabilir’ (2/269). ‘Kuranıkerim’in muhkemi ve müteşabihi karşısında ancak ulü’l-elbâb mümince bir tavır takınabilir’ (3/7). ‘Kuranıkerim Allah’ın bir duyurusudur. Onu ve Allah’tan başka ilah olmadığını düşünecek olanlar ulü’l-elbâb’dır’ (14/52). ‘Resulüllah’a indirilenin hak olduğunu bilenle gözü göremeyen bir midir? Bundan ancak ulü’l-elbâb düşünüp ders çıkarabilir’ (13/19, 38/29). Özellikle şu anlamdaki ayeti kerime ulü’l-elbâb’ın en temel özelliklerini zikreder. ‘Rabbinin rahmetini umarak, ahiretin tehlikelerinden korunmak için gecenin derinliklerinde secdede ve kıyamda daim olanların hali başkadır. De ki hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Bundan ancak ulü’l-elbâb düşünüp ders alabilir’ (39/9). ‘Bütünüyle gökler ve yer, gecenin gündüzün oluşması, yağmurun yağması, suyun yer altında depolanması, otların bitmesi gibi yüzlerce tabiat ayetlerinden ders alabilenler, bunlar hakkında derin tefekküre dalanlar ancak ulü’l-elbâb olanlardır’. (3/190, 39/21, 50/7,8). ‘Ve onlar her hallerinde Allah’ı hatırda tutarlar/zikrederler. ‘Tevrat’ı da ancak ulü’l-elbâb olanlar anlayabilmişlerdir’ (39/54). Tarihten de yine ancak ulü’l-elbâb olanlar ders çıkarabilir (12/111). ‘Hz. Eyyub’un durumu da ulü’l-elbâb için bir derstir’ (38/43).

Bu on altı yerde ulu’l-elbâb’ın ortak özelliği takva, tezekkür, tedebbür, tefekkür, itibar ve geceleri değerlendirecek kadar Allah’a candan bağlılıktır, takvadır. Demek bunların hepsi ancak böyle süzme bir akıllılar topluluğu ile oluşabilir.

Takva ile ulü’l-elbâb’ın alakası şudur. Takva kısaca Allah’ın emir ve yasaklarına uymak suretiyle kulun kendini korumasıdır. Yani ulü’l-elbab’ın imani, ahlaki ve dini tecrübe boyutu vardır. Bu durum amel olmaksızın aklın safiyetini koruyamayacağını gösterir. Çünkü bildiği ile amel etmemenin sebepleri ya tembelliktir, bu da nefsin arzularını ve rahatını uygulamaya tercih etme demektir. Ya bildiklerinin doğruluğunda şüphesinin bulunmasıdır. Bu da kalpte hastalığın bulunduğunu gösterir. Ya da egosuna, kibrine ve nefsinin arzularına yenilmektir. İşte bunlar aklı saf, halis ve ön yargısız olmaktan, doğruya doğru diyebilmekten alıkoyan şaibelerdir.

Tezekkür, tedebbür, tefekkür ve itibar, yani kıyaslayıp ders çıkarma gibi özelliklerin daha çok kevnî ayetlerin anlaşılmasında zikredilmiş olması dikkat çekicidir. Demek ki, tabiatı tanımayan, ondaki ayetleri bilip okuyamayan birisi salt cenneti ve cehennemi düşünmekle ulü’l-elbâb’tan olamaz. Bu ilerlemeyi sağlayamamış İslam toplumunda da ulü’l-elbâb zor yetişir. Hukukta bile durum aynıdır. Derin, dakik ve detaylı bir tefekkürü sağlayamamış olan birisi kısasın hayat olduğunu, öldürmek için değil yaşatmak için konduğunu anlayamaz, yüzeysel ve anlık bir bakışla onun bir cinayet olduğunu söyler. Böyle olunca da katliamlar devam eder. Onun için kısas ayetinde ‘bunu ancak ulü’l-elbâb düşünüp ders çıkarabilir’ buyrulur.

Yine FETÖ’ye sarıldılar
Gündem
Yine FETÖ’ye sarıldılar
FETÖ’nün Halkbank’a yönelik 17/25 Aralık kumpası, ABD’de yeniden sahneleniyor. FETÖ’nün 2013’te Türkiye’de hazırladığı iddianameyi İngilizce’ye çevirerek düzmece bir soruşturma başlatan ABD yargısı, Barış Pınarı Harekâtı’na karşı şimdi aynı dosyayı yeniden açtı. Halkbank, iddianameyi manidar bulduğunu açıkladı.
Yeni Şafak
Barış Pınarı Harekatı: Suriye'de Türkiye'nin yakaladığı DEAŞ'lı teröristler nasıl yargılanacak?
Dünya
Barış Pınarı Harekatı: Suriye'de Türkiye'nin yakaladığı DEAŞ'lı teröristler nasıl yargılanacak?
Türkiye'nin Suriye'deki terör bölgesine düzenlediği askeri harekatın sahada yansımaları devam ederken, cevabı en çok merak edilen sorulardan biri de hiç şüphesiz 'DEAŞ'lıların hukuki durumu' oldu. Milli Savunma Bakanı Akar'ın "YPG'liler o hapishaneyi boşaltmış" açıklaması 'İlerleyen günlerde bu teröristler yakalanırsa süreç nasıl işleyecek?" sorusunu beraberinde getirdi. Yenisafak.com Türkiye'nin uluslararası hukukta hangi haklarının olduğunu uzmanlarla konuştu.
Yeni Şafak
Çalışmaya başlamadan önce askerlerimiz için Kuran okuyan temizlik görevlisi
Gündem
Çalışmaya başlamadan önce askerlerimiz için Kuran okuyan temizlik görevlisi
Çalışmaya başlamadan önce Barış PınarıHerakatı'na katılan askerlerimiz için Kuran-ı Kerim okuyan temizlik görevlisi izleyenleri duygulandırıyor.
Diğer
Cezaevinde hafız oldu, 13 mahkuma da öncülük etti: "Hayatım film olsa adı 'hafız' olurdu"
Hayat
Cezaevinde hafız oldu, 13 mahkuma da öncülük etti: "Hayatım film olsa adı 'hafız' olurdu"
Konya'da cezaevinde 15 ayda Kur'an-ı Kerim'i ezberleyen 29 yaşındaki hükümlü Abdülkadir Geylani Tekgöz, 13 mahkumun daha hafızlığa başlamasına öncülük etti. Abdülkadir Geylani Tekgöz "Kur'an ile tanıştıktan sonra adeta 4 yıldır yaşadığımı anladım. Hayatım film olsa adı 'hafız' olurdu. Allah'ın büyük lütfu oldu, güzellikler yaşadım. Bunların hepsi Kur'an'ın bereketi ve Allah'ın rahmetidir. Hafızlığa başlayınca şunu anladım; 25 yaşına kadar ölü gibi yaşamışım. Şimdi yaşımı sorduklarında utanmasam, '4 yaşındayım' diyeceğim" diye konuştu.
AA
Kuzey Makedonya'da Hafızlık Enstitüsü açıldı
Dünya
Kuzey Makedonya'da Hafızlık Enstitüsü açıldı
Kuzey Makedonya'nın kuzeybatısındaki Gostivar Müftülüğünce 'Hafız Hasan Efendi Zendeli Hafızlık ve Güzel Kuran Okuma Enstitüsü'nün açılış töreni düzenlendi. Törene, Kuzey Makedonya İslam Birliği (Diyanet İşleri) Başkanı Süleyman Recepi ve Türkiye'nin Üsküp Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Murat Alkan'ın yanı sıra müftüler, yerel yönetim temsilcileri, siyasiler, akademisyenler ve diğer davetliler katıldı.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.