Cariye ne demek?

Gündelik hayatta sürekli duyduğumuz ama anlamını tam olarak bilmediğimiz cariye terimi, dilimizde kul, bende, halayık ve esir gibi anlamlara gelmektedir. Hakkında birçok ayet ve hadis bulunan cariye kelimesi İslamiyet öncesi eski tarihlere kadar uzanmaktadır. Tarihin her devrinde insanlık dışı işlerde kullanılan zulüm ve işkencenin her türlüsü reva görülen cariyeler, ancak İslamiyet sayesinde rahat bir nefes alabilmişlerdir. Peki cariye ile ilgili ayetler ve hadisler nelerdir? Cariye İslamda ne anlama gelmektedir? Cariye ile nikah şart mıdır? İşte Diyanetten derlediğimiz bilgilerle soruların cevapları.

Cariye ne demek

Cariye, savaşta esir edilmiş veya başka bir şekilde köle konumuna düşmüş, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan kadınlar olarak bilinmektedir. İslam öncesi Araplarda yaygın olan cariyelik sistemi Arapların Müslüman olmasından sonra da devam etmiş ancak Kur'an cariyelerin hak ve hukuku ile ilgili bazı durumları düzenlemiştir.

CARİYE İSLAMDA NE ANLAMA GELMEKTEDİR?

İslâmiyet köleliği, eski medeniyetlerde ve çağdaşı güçlü devletlerde yerleşmiş ve tabii kabul edilmiş bir konumda bulduğundan onu tek taraflı ve kesin bir kararla kaldırma yönüne gitmeyip zaman içinde ortadan kalkmasına imkAn verecek bir zemin oluşturma yolunu seçti. Bunun başlıca üç sebebi olduğu söylenebilir:

> Köleliğin en önemli ve devamlı kaynağını savaş esirleri teşkil eder. Savaş esirlerinin tasfiyesi konusunda takip edilen belli başlı yolların birincisi onların öldürülmesidir. savaş esirlerinin kurtuluş akçesi (fidye-i necât) veya esir mübadelesi yoluyla serbest bırakılmasıdır. Fakat mağlûbun kurtuluş akçesi veremediği yahut mübadele edecek esire sahip olmadığı veya galibin, mağlûp tarafı askerİ bakımdan kuvvetlendirme sonucunu doğuracak olan böyle bir yola yanaşmadığı durumlarda bu çözüm şekli de tıkanmaktadır.

> Ele geçirilecek savaş esirlerinden köle olarak faydalanılacağını bilmek savaş esnasında gereksiz kan dökme işini belirli ölçüde önlemekte, ayrıca bu durum savaşın sona ermesinden sonraki esir katliamına da mani olmaktadır. Çünkü galip askerin bu sırada esir öldürmesi hissesine düşecek ganimet payını azaltmaktan başka bir sonuç doğurmaz.

> Köleliği tek taraflı bir kararla kaldırmanın o dönemde müslüman toplumun aleyhine bir durum ortaya çıkaracağı açıktır. Zira gayri müslim devletler köleliği uygulayıp ele geçirdikleri müslüman esirleri devamlı köleleştirirken İslAm devletinin elindeki esirleri serbest bırakması onun zayıflaması neticesini doğuracaktır.

İslâmiyet bu sebeplerle köleliği ortadan kaldırmamış, ancak getirmiş olduğu çeşitli tedbirlerle kaynaklarını en aza indirme, mevcut köleleri tedrîcî bir surette azaltma, köle oldukları süre içinde insanca muamele edilmesini sağlama ve sonunda onları hür olarak yeniden insanlığa kazandırma yolunda başarılı adımlar atmıştır.

CARİYE İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER NELERDİR?

Bakara Suresi, 221. ayet için TIKLAYIN

Nisa Suresi, 3. ayet için TIKLAYIN

Nur Suresi, 32. ayet için TIKLAYIN

Nur Suresi, 33. ayet için TIKLAYIN

Nur Suresi, 58. ayet için TIKLAYIN

Ahzab Suresi, 50. ayet için TIKLAYIN

Ahzab Suresi, 52. ayet için TIKLAYIN

Ahzab Suresi, 55. ayet için TIKLAYIN

Mearic Suresi, 30. ayet için TIKLAYIN

HADİSLER

> “Sizden bekar olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin.” (Nur, 24/32)

> Ebû Hureyre radıyallahu anh’ den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir câriye zina eder ve zina yaptığı da kesinleşirse, sahibi ona had cezası uygulasın. Fakat suçunu başına kakmasın. Sonra ikinci defa zina yaparsa, aynı şekilde had uygulasın, ama yine de suçunu yüzüne vurup kötü sözlerle kınamasın. Sonra bu câriye üçüncü defa zina ederse, artık efendisi onu kıldan bir ip bedeline bile olsa satsın.”

(Buhârî, Itk 17, Hudûd 35, 36 Büyû’ 66,110; Müslim, Hudûd 30. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Hudûd 32; Tirmizî, Hudûd 8; İbn Mâce, Hudûd 14)

> Mü’minlerin annesi Meymûne Binti’l-Hâris radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, Hz. Meymûne Peygamber aleyhisselâm’a haber vermeden bir câriye âzâd etmişti. Kendi nöbet gününde Resûl-i Ekrem yanına gelince:

- Yâ Resûlallah! Farkına vardın mı, câriyemi âzâd ettim, dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:

- “Gerçekten mi?” diye sordu. Hz. Meymûne:

- Evet, gerçekten âzâd ettim, deyince:

- “Eğer câriyeyi dayılarına hediye etseydin daha çok sevap kazanırdın” buyurdu.

(Buhârî, Hibe 15, 16; Müslim, Zekât 44)

> Mü’minlerin annesi Cüveyriye binti Hâris’in erkek kardeşi Amr İbni Hâris radıyallahu anhumâ şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat ettiğinde, geride, bindiği beyaz katırı, silahı, yolcular için vakfettiği arazi dışında, ne altın, ne gümüş, ne köle, ne câriye ve ne de başka bir şey bıraktı.

(Buhârî, Vasâyâ 1, Cihâd 61, 86, Humus 3, Megâzî 83. Ayrıca bk. Nesâî, İhbâs 1)

CARİYE İLE NİKAH ŞART MIDIR?

Son devirde yaşayan İslam hukukçuları bazı sakıncalara dikkat çekmekte ve özellikle cariyelerle istifraş söz konusu ise bundan önce nikah kıyılması gerektiğine işaret etmektedir. (Mahmud Esad, s. 128).

Uygulamada bu tip nikahlara da rastlanmaktadır (örnek olarak bk. İstanbul Şer‘iyye Sicilleri, Bab Mahkemesi, 489 nolu defter, s. 119, Rebîülevvel 1293 [Nisan 1876] tarihli nikâh). Klasik uygulamada yer almayan bu tür evliliğe “nikâh-ı tenezzühî” (şüpheli durumdan / zina endişesinden arınma nikâhı) denilmektedir.

ÖZGÜN
Kıyamet alametleri: Kıyamet alametleri nelerdir?