Gerçekler ve yalanlar birbirine karıştı: İran'da enformasyon savaşı

İran’da 28 Aralık’ta başlayan protestolar ülke geneline yayılırken birçok şehirde yönetime destek gösterileri de var. Telefon ve internetin sağlıklı çalışmadığı ülkede taraflar karşılıklı bir enformasyon savaşı yürütüyor. Eylemlerin ve müdahalenin boyutları ile can kayıpları konusunda sağlıklı bilgiler alınamıyor.

İran.

28 Aralık 2025’te İran’ın çeşitli kentlerinde başlayan ve kısa sürede ülke geneline yayılan protestolar, yalnızca ülkede yeni bir kırılma anına işaret ediyor. Şiddetin giderek arttığı, can kayıplarına dair net verilerin paylaşılmadığı ve internet ile iletişim hatlarının büyük ölçüde kesildiği bu süreçte, İran’da yaşananları “sıradan sokak olayları” olarak nitelemek giderek zorlaşıyor. Protestoların nasıl başladığına dair anlatılar farklılık gösteriyor. Resmî açıklamalara göre kıvılcım, ekonomik sıkıntılar ve bazı yerel yönetim kararlarına duyulan tepkilerle çakıldı. Yüksek enflasyon, işsizlik ve alım gücündeki düşüş, uzun süredir İran toplumunda biriken hoşnutsuzluğun temel nedenleri arasında yer alıyordu. Sokağa çıkan muhalif çevreler ise eylemlerin çok kısa sürede ekonomik taleplerin ötesine geçerek rejimin temel kurumlarını ve dini liderliği hedef aldığını savunuyor.

TARTIŞMALI RAKAMLAR

İran’ın yakın geçmişi, bu tür toplumsal patlamaların sürekliliğine işaret ediyor. 2009’daki Yeşil Hareket, 2017–2019 arasındaki ekonomik protestolar ve 2022’deki geniş çaplı gösteriler, devlet ile toplum arasındaki gerilimin kalıcı olduğunu göstermişti. 2025’in son günlerinde başlayan dalga ise hem coğrafi yaygınlığı hem de söylem sertliği bakımından önceki örnekleri andırsa da, dış destek boyutunun daha görünür olmasıyla ayrışıyor. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 11 Ocak'ta (gösterilerin 15. gününde) yayınladığı raporda, 37'si emniyet görevlisi ve biri savcı, 8'i çocuk (18 yaş altı) olmak üzere 544 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 bin 681 kişinin de gözaltına alındığını paylaştı. Tesnim Haber Ajansı, gösterilerde hayatını kaybeden emniyet görevlisi sayısının 111'e ulaştığını duyururken, göstericilere ilişkin resmi açıklama yapılmadı. Tahran’da Adli Tıp Kurumu'ndan gelen ve onlarca cesedin kurum bahçesinde yan yana dizildiğini gösteren görüntülerin Fransız haber ajansı AFP tarafından doğruladığını belirtildi ama İran'dan resmi bir açıklama gelmedi.

İran'da Adli Tıp Kurumu önünde olduğu belirtilen ceset torbaları.

BÜYÜK KARARTMA

Gösteriler, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle birlikte hızla şiddet sarmalına girdi. Yetkililer kamu binalarına saldırılar düzenlendiğini, güvenlik güçlerinin hedef alındığını ve “silahlı grupların” sahaya sızdığını öne sürerken, sahadan gelen görüntüler güvenlik güçlerinin gerçek mermi kullandığı iddialarını gündeme taşıdı. Ölü ve yaralı sayısına ilişkin belirsizlik, cenazelerin ailelere teslim edilmediğine dair söylentiler ve yaygın internet kesintileri, kamuoyundaki güvensizliği derinleştirdi. Ülkede internetin yaklaşık 4 gündür kesik olduğu ülkede telefon şebekesi de sağlıklı çalışmıyor. İran devlet televizyonu, Reşt kentindeki gösterilerde 300'den fazla dükkanın yandığını bildirildi. Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani ise 8 Ocak'ta, protestocuların kamu ve özel mülklere geniş çaplı zarar verdiğini açıkladı. Tahran'da göstericiler arasındaki bazı grupların otobüs, itfaiye aracı ve 42 araç, 24 ev, 25 cami ve 2 hastane ile 26 bankanın da aralarında olduğu kamu binalarını tahrip ettiğini aktaran Zakani, "yabancı düşmanların" Tahranlı çocuk ve gençleri kamu mallarına zarar verebilmek için kullandığını söyledi. İran'daki resmi haber sitelerine, biri ikisi hariç, ulaşılamaması da taraflar arasında bir enformasyon savaşı yaşandığı değerlendirmesini güçlendiriyor.

BEKA MESELESİNE DÖNÜŞTÜ

Tahran yönetimi protestoları başından itibaren bir “güvenlik ve beka” meselesi olarak tanımladı. Üst düzey yetkililer, ABD ve İsrail’i işaret ederek yabancı istihbarat servislerinin olayları kışkırttığını savundu. Devlet medyasında, İran’ın bölgesel politikaları ve nükleer programı nedeniyle hedef alındığı, yaşananların bir “renkli devrim” girişimi olduğu vurgulandı. ABD Başkanı Trump'ın "güçlü müdahale" mesajı ve Elon Musk'a ait Starlink Uydu İnternet sistemini çalıştırmasını isteyeceğini yönelik açıklamaları geldi. Başta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu olmak üzere İsrailli bazı siyasetçiler rejim karşıtı hareketleri “tarihi bir fırsat” olarak tanımladı. Bu açıklamalar, Tahran’ın dış müdahale iddialarını güçlendiren bir unsur olarak öne çıktı.

ÜÇ GÜNLÜK YAS

Öte yandan dün Tahran’da düzenlenen yönetim yanlısı mitingler, rejimin hâlâ kayda değer bir toplumsal tabana sahip olduğunu ortaya koydu. İran devlet televizyonuna göre, başta Tahran olmak üzere Meşhed, Erak, Reşt, Hamedan, Kum, Bircend, Kirman, Ahvaz, Abadan, Urumiye ve Zahedan gibi önemli şehirlerde on binlerce kişi "destek gösterileri”ne katıldı. Ayrıca İran'da, ABD ve İsrail’e karşı “ulusal direnişte hayatını kaybedenler” anısına 3 günlük ulusal yas ilan edilmişti.

Batı, İran'la restleşiyor

  • Giderek şiddetlenen gösteriler, Batı-İran gerginliğini de artırdı. Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola, İran'ın tüm diplomatik personel ve temsilcilerinin AP binalarına girişini yasaklama kararı aldığını bildirdi. Metsola, AP'nin "işkence, baskı ve cinayetle ayakta kalan bu rejimi" meşrulaştırmaya katkı sunmayacağını kaydetti. İran da protestolardan Batılı ülkeleri sorumlu tutuyor. İran basınında yer alan haberlerde, İran Dışişleri Bakanlığı’nın protestolara açıkça destek veren İngiltere, Almanya, İtalya ve Fransa büyükelçilerini bakanlığa çağırdığı bildirilerek, İranlı yetkililerin olayların barışçıl protestoların ötesine geçtiğine dair bazı görüntüleri büyükelçilere izlettiği ifade edildi. Rusya ise İran'a destek bildirdi. Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ile görüşerek, İran'ın iç işlerine dışarıdan müdahale etme yönündeki girişimleri kınadı. Diğer taraftan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile telefonda görüştüğü bildirildi.