Bakan Şimşek, bir TV kanalında yaptığı değerlendirmede, "Dünya ekonomisi geçen sene 12 günlük İsrail-İran savaşına karşı büyük bir direnç göstermişti. Bahsettiğimiz bölge, küresel petrol tedarikinin neredeyse beşte birini karşılıyor. Tedarik zincirlerinde bir kırılma var. Petrol fiyatlarındaki yükseliş kalıcı olursa, küresel enflasyonu ciddi şekilde olumsuz etkileyebilir. Brent petrol fiyatları, savaş öncesi cuma kapanışına göre yüzde 40'tan fazla arttı. Savaşın etkileri güçlü şekilde hissedilmeye başlandı" diye konuştu. Bakan Şimşek, "Savaş uzarsa küresel ekonomi açısından ciddi bir enflasyon, finansal koşullarda sıkılaşma ve büyümede yavaşlama riskinin yanı sıra; enerji fiyatlarındaki artış ve tedarik zincirindeki kırılmaların uzun sürmesi halinde resesyon ve stagflasyon riski de söz konusu" ifadelerini kullandı.
ÖNLEMLERİ ALDIK
Piyasaların sağlıklı işlemesi ve çatışmanın Türkiye ekonomisine etkilerini sınırlamak için birtakım tedbirler aldıklarını belirten Şimşek, şöyle devam etti: "Aldığımız proaktif tedbirler sayesinde savaşın piyasalarımıza yansımasını sınırlandırdık. Endonezya, Güney Kore ve Güney Afrika gibi ülkelerin borsalarındaki düşüş savaşın başından bu yana yüzde 10'un üzerinde seyrederken, Türkiye'de bu oran yüzde 5,5 ile sınırlı kaldı. Tedbirlerimize rağmen, çatışmanın yarattığı belirsizlik ortamında ikincil piyasadaki tahvil faizlerimiz ve risk primlerimiz yükseldi. Eşel mobil sistemini devreye aldık. İran dahil bölgeye ihracatımız yaklaşık 30 milyar dolar, bölgeden ithalatımız ise yaklaşık 19 milyar dolar düzeyinde. Eşel mobil sistemini uygulamasaydık, bugün itibarıyla Ankara’da mazotun litresi 83 lira 10 kuruş olacaktı. Ancak bu sistem sayesinde mazot fiyatı şu an 67 lira 10 kuruş seviyesinde."
Bölgenin istikrar adalarından biriyiz
- Şimşek, uygulanan programla enflasyonu kalıcı şekilde düşürmeyi hedeflediklerini belirterek, enflasyonu yüzde 20'nin altına indirmek istediklerini ifade etti. Savaşın kazananı olmayacağını vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti: "Biz şu anda bölgenin istikrar adalarından biriyiz. Bölgemizde son 20-30 yılda birçok çatışma yaşandı ancak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu çatışmaların dışında kaldık. Tedarik zincirlerindeki kırılmalar, küresel firmalara çeşitlendirme gerekliliğini gösteriyor. Bu noktada Türkiye, hem istikrarlı hem de büyük bir ekonomi olarak önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor."