Tarımı bıraktık hizmete geçtik:

Toplumsal Yapı Araştırmaları Programı kapsamında hazırlanan rapora göre, 1980’de çalışan 100 kişiden 25’i hizmet sektöründeyken bugün bu sayı 56’ya çıkmış durumda.

Aybike Eroğlu
Fotoğraf: Arşiv

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Lütfi Sunar’ın yürüttüğü Türkiye’de Çalışma Hayatı ve Meslekler Araştırması tamamlandı. Toplumsal Yapı Araştırmaları Programı (TYAP) kapsamında yürütülen araştırma, 26 ilde 2711 kişiyle yüz yüze görüşmelerle gerçekleşti. Çalışma hayatındaki güncel dinamikleri ortaya koyan araştırmada Türkiye’de çalışma hayatına dair üç temel değişim tespit edildi. 1980’de çalışan 100 kişiden 25’i hizmet sektöründeyken bugün bu sayı 56’ya çıkmış durumda. Çalışan nüfusun ekseni son kırk yılda tarımdan hizmetlere kaydı.

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2020/09/02/03/37/resized_a4738-c71295ca01arastirmalutfisunarfoto360x270.jpg

GÜNDEM
İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden anlamlı 15 Temmuz etkinliği

MAAŞLI ÇALIŞMAK TERCİHİMİZ

Çalışma hayatındaki ikinci temel değişim, ücretli çalışma oranının artması. Ücretli veya maaşlı çalışan oranı son yirmi yılda yüzde 48’den yüzde 70’e çıktı. Kendi iş yerine sahip olma oranı hızla azalıyor. Bu durum rekabet şartlarını ve iş güvencesini çalışan aleyhine zorlaştıran bir süreci gösteriyor. Üçüncü değişim ise meslek gruplarında yaşanıyor. Son 20 yılda, hiçbir eğitim gerektirmeyen ve bedensel işlerde çalışanların oranı yüzde 8’den yüzde 14’e yükseldi. Vasıfsız hizmet ve satış elemanlarının oranı da yüzde 9’dan yüzde 20’ye çıktı. Bu iki meslek grubu geçici işlere ve en düşük ücretlere karşılık geliyor.

İŞ GARANTİSİ İSTİYORUZ

İyi bir işte aranan 5 temel özelliğe de yer verilen araştırmada, katılımcıların önceliği ‘iş garantisi’ oldu. Bu sıralamayı, “İyi bir ücret, işin kaza ve ölüm riski içermemesi, uygun çalışma saati ve değerlerime uygun olması” takip etti. Çalışmanın anlamını oluşturan 5 ana niteliğin yer aldığı araştırmaya göre, katılımcıların önceliği, “İnsanın önce kendine ve ailesine zaman ayırması” seçeneği oldu. Listeyi, hayatı anlamlı kılmak için çalışmak ikinci sırada izlerken, sözkonusu nitelikler şöyle şekillendi: “3- Çalışmak topluma karşı bir görevdir. 4- Çalışmak toplumda itibar görmek için şarttır. 5- Zengin olmak için işini/mesleğini iyi yapmak yetmez.”

Üniformalı meslekler daha itibarlı

  • Mesleki itibar sıralamasında ilk 10 meslek sırasıyla tıp doktoru, hakim, üniversite profesörü, pilot, büyükelçi, vali, diş hekimi, yüzbaşı, general ve avukat şeklinde gerçekleşti. Sıralamadaki son 10 meslek ise sırasıyla ütücü, ayakkabı boyacısı, çöpçü, seyyar satıcı, apartman görevlisi, falcı, gündelik temizlikçi, hamal, düzensiz işlerde çalışan işçi ve dansöz şeklinde oluştu. Karar alma gücünün olduğu, masa başı ve temiz işlere yüksek itibar atfedilirken, bedensel emeğe dayalı ve kirlenme gerektiren işler düşük itibarlı çıktı. Benzer şekilde, kamu otoritesini temsil eden ve devletle irtibatlı üniformalı meslekler daha yüksek itibara sahip. Tarım ve sanayi sektörlerindeki işler genellikle düşük itibarlı.

HAYAT
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Kovid-19'a karşı psikolojik destek hizmetleri sunuyor