Gayrimenkul yatırımcısının rotası Türkiye

ABD-İsrail ittifakının İran'a yönelik başlattığı savaş, son yıllarda Dubai başta olmak üzere Körfez’e yönelen Türk gayrimenkul yatırımcısının rotasını yeniden şekillendiriyor. Sektör temsilcileri, yatırımcıda “bekle-gör” eğiliminin güçlendiğini belirtirken, Türkiye’nin yeniden güvenli liman olarak öne çıkabileceğine dikkat çekiyor.

Mehmet Ali Parto
Neşecan Çekici, Engin Keçeli, Ziya Yılmaz, Ruhi Konak.

Son yıllarda yüksek getiri, vergi avantajı ve oturum imkânlarıyla Türkiye’den başta Dubai olmak üzere Körfez’e yönelen gayrimenkul yatırımlarında yeni bir döneme giriliyor. Orta Doğu’da artan savaş ve jeopolitik riskler yatırımcı davranışında kırılmaya sebep olurken, gözler yeniden Türkiye’ye çevrildi. Yatırımcıda “bekle-gör” eğiliminin güçlendiğini belirten sektör temsilcileri, İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde canlı kalan talebin Türkiye’yi yeniden “güvenli liman” haline getirebileceğine işaret ediyor.

Engin Keçeli

SAHADA CİDDİ KIRILMA VAR

İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Engin Keçeli, Körfez’e yönelen yatırımın bir anda geri dönmeyeceğini ancak sahada önemli bir kırılma yaşandığını vurguladı. Keçeli, “Yıllardır Dubai başta olmak üzere bölge ‘güvenli liman’ olarak konumlanmıştı. Bölgedeki savaş ve son gelişmelerle birlikte bu algı ilk kez bu kadar güçlü şekilde sorgulanıyor” dedi. Yatırımcıların bu tür dönemlerde daha öngörülebilir ve aşina oldukları pazarlara yöneldiğini belirten Keçeli, Türkiye’nin bu noktada önemli bir avantaj taşıdığını dile getirdi. Keçeli, “Türk yatırımcısı refleks olarak önce kendi pazarına bakacaktır. Türkiye’yi tanıyor, riski yönetmeyi biliyor. Bu nedenle kısmi bir geri dönüş ihtimali var. Ancak bu otomatik olmaz. Yatırımcı sadece riskten kaçmaz, aynı zamanda güven arar. Eğer biz burada finansmana erişimi kolaylaştırır, süreci öngörülebilir hale getirir ve yatırımcıya güven verirsek, bu para Türkiye’ye gelir” ifadelerini kullandı.

Ziya Yılmaz

PASTADAN DAHA ÇOK PAY ALMAK MÜMKÜN

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Ziya Yılmaz da bölgedeki savaş ve artan jeopolitik risklerin yatırımcıyı daha güvenli ve öngörülebilir pazarlara yönlendirdiğini belirterek, Türkiye’nin bu süreçte öne çıkabilecek ülkelerin başında geldiğini söyledi. Yılmaz, yabancıya konut satışında 2022’de 72 bin 342 adet ve yüzde 4,4 pay ile zirveye çıkan satışların, 2025 sonunda 22 bin 980 adede ve yüzde 1,3 paya gerileyerek son 10 yılın en düşük seviyesine indiğini hatırlattı. Küresel pazarda yaklaşık 400 milyar dolarlık bir hacim bulunduğunu, yalnızca Dubai’nin 2024’te 71,3 milyar dolarlık satışla yüzde 18 pay aldığını vurgulayan Yılmaz, Türkiye’nin doğru adımlarla bu pastadan daha yüksek pay alabileceğini ifade etti. Yılmaz, “Türkiye; köklü birikimi, güçlü iç pazarı ve stratejik konumuyla yatırımcıya uzun vadeli güven sunan bir ülke. Bu nedenle yeniden güçlü bir çekim merkezi haline gelmesi için proaktif adımlar kritik” diye konuştu.

Neşecan Çekici

SERMAYE YENİDEN GERİ DÖNEBİLİR

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici ise Körfez’de artan jeopolitik risklerin yatırımcı davranışında bir “denge arayışı” oluşturduğuna dikkat çekti. Türkiye’de gayrimenkulün hâlâ güçlü bir değer saklama aracı olduğuna işaret eden Çekici, geçmişte Dubai ve Körfez’e yönelen sermayenin bir kısmının risk-getiri dengesi yeniden değerlendirildikçe Türkiye’ye dönebileceğini ifade etti. Çekici, şunları kaydetti: “Burada ‘Rota değişti mi?’ sorusunun yanıtı aslında ‘çeşitlendi’ şeklinde okunmalı. Türk yatırımcısı artık daha sofistike; tek bir pazara bağlı kalmak yerine portföyünü coğrafi olarak dağıtıyor. Ancak Türkiye, bu portföyün merkezinde kalmaya devam ediyor. Çünkü hem fiyat erişilebilirliği hem de yüksek getiri potansiyeli açısından hâlâ güçlü bir alternatif sunuyor.”

Ruhi Konak

Altın ve gümüş vize uygulanmalı

  • Gaboras Genel Müdürü Ruhi Konak, rota değişimi için henüz erken olduğunu ancak ilk sinyallerin alınmaya başlandığını belirtti. Geçmişte Türkiye’den Dubai, Katar ve Avrupa’ya yönelen yatırımın daha yüksek getiri ve hızlı geri dönüş beklentisinden kaynaklandığını hatırlatan Konak, Türkiye’de konut fiyatlarındaki artış ve geri dönüş sürelerinin uzamasının yatırım kararlarını etkilediğini kaydetti. Yatırımcının artık sadece mülk değil, güven, sistem ve sürdürülebilirlik aradığını ifade eden Konak, bu fırsatın değerlendirilebilmesi için finansman, güven ve öngörülebilirlik alanında adım atılması gerektiğini söyledi. Konak, “Gayrimenkul üzerinden doğrudan vatandaşlık yerine, oturum temelli ve kademeli bir yapı benimsenmeli; ‘altın vize’ ve ‘gümüş vize’ gibi sistemlerle yatırımcı segmentasyonu sağlanmalıdır” dedi.