Yetişkinlerin yüzde 72'si uykululuğun gündelik hayatını etkilediğini söylüyor
15:04, 08/10/2026, Perşembe
Yeni Şafak

Asya KBB Kurucu Hekimi Op. Dr. Fuat Güder, "Uyandığınızda yorgun mu kalkıyorsunuz?" sorusunun cevabının kimi zaman burunda saklı olabileceğini vurguladı.
Uyku, son yıllarda sağlık gündeminin en çok konuşulan başlıklarından biri hâline geldi. Uluslararası araştırmalar, yetişkinlerin önemli bir bölümünün güne dinlenmiş hissetmeden başladığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu yorgunluğun arkasında yalnızca stres ya da yoğun tempo değil, gece boyunca fark edilmeden süren nefes sorunlarının da olabileceğine dikkat çekiyor. Burun tıkanıklığı, horlama ve uzun süreli burun spreyi kullanımı ise bu tablonun en az konuşulan parçaları arasında yer alıyor. Asya KBB Kurucu Hekimi Op. Dr. Fuat Güder, "Uyandığınızda yorgun mu kalkıyorsunuz?" sorusunun cevabının kimi zaman burunda saklı olabileceğini vurguladı.
Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi'nin (AASM) Kasım 2025'te yayımladığı Uyku Önceliklendirme Anketi'ne göre, yetişkinlerin yüzde 72'si uykululuğun (buna alternatif bir kelime veya cümle olabilir) günlük aktivitelerini etkilediğini belirtiyor. 2.007 yetişkinle yürütülen araştırmada katılımcıların yüzde 60'ı uykululuğun ruh hâlini, yüzde 53'ü stres ve kaygı düzeyini, yüzde 42'si ise iş verimliliğini etkilediğini ifade etti. Yetersiz dinlenmenin bedeli, gün içinde farklı yollarla ödeniyor. Katılımcıların yüzde 56'sı uykulukla başa çıkmak için kafeine, yüzde 46'sı ise gün içinde kestirmeye başvurduğunu söylüyor. Bu tablo, uyku kalitesinin artık bireysel bir konfor meselesi olmadığını, üretkenliği ve yaşam kalitesini doğrudan belirleyen bir sağlık gündemine dönüştüğünü gösteriyor.
Verilerin işaret ettiği bu yaygın yorgunluk, kulak burun boğaz uzmanlarının da yakından takip ettiği bir konu. Sabah yorgunluğunun olası nedenlerini değerlendiren Asya KBB Kurucu Hekimi, Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Fuat Güder şu değerlendirmede bulundu:
"Yetişkinlerin yüzde 72'sinin uykululuğun gündelik hayatını etkilediğini söylemesi, uykunun süresinden çok kalitesine bakmamız gerektiğini gösteriyor. Burnu tıkalı olan kişi geceleri farkında olmadan ağzından nefes alır; bu da ağız kuruluğuna, horlamaya ve bölünen bir uykuya yol açabilir. Muayenede sıkça karşılaştığımız tablo şu: Hasta sekiz saat yatakta kalıyor ama sabah dinlenmemiş uyanıyor ve bunun burnuyla ilgili olabileceğini hiç düşünmemiş oluyor."

"Sabah yorgunluğu, tıkalı bir burnun habercisi olabilir"
Resmed'in Mart 2026'da yayımladığı ve 13 ülkede 30 bin kişiyle gerçekleştirdiği Küresel Uyku Araştırması, uyku kalitesindeki sorunun küresel ölçekte yaşandığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 53'ü haftada en fazla dört gece kaliteli uyuyabildiğini belirtiyor. Kadınların yüzde 52'si, erkeklerin ise yüzde 46'sı sabahları dinlenmiş hissetmeden uyandığını ifade ediyor. Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu, kötü uykunun yalnızca kişiyi değil, yatağı paylaşan partneri de etkilemesi. Partnerinin uykusunu böldüğünü söyleyenlerin yüzde 36'sı, bunun nedeni olarak horlamayı ya da yüksek sesli nefes almayı gösteriyor. Bu sonuçlar, horlamanın hafife alınacak bir alışkanlık değil, iki kişinin uyku kalitesini birden etkileyen bir sorun olduğunu hatırlatıyor.
Güder, küresel araştırmada öne çıkan horlama ve dinlenmeden uyanma verilerinin, klinikte karşılaştıkları hasta profiliyle örtüştüğünü söylüyor. Horlamanın ve geceleri ağızdan nefes almanın altında burun eti (konka) büyümesi, burun kemiği eğriliği ya da geniz eti gibi yapısal nedenlerin bulunabildiğini belirten Güder, özellikle burun spreyi bağımlılığına dikkat çekiyor: "Burun tıkanıklığı yaşayan pek çok kişi yıllarca dekonjestan sprey kullanıyor ve bir noktadan sonra spreysiz nefes alamaz hâle geliyor. Oysa sprey sorunu çözmüyor, yalnızca erteliyor; uzun süreli kullanım burun etinin daha da büyümesine katkıda bulunabiliyor. Sürekli burun spreyi kullanan birçok hastada altta yatan neden burun eti büyümesi ve bu, tedavi edilebilir bir sorun." Güder, uygun hastalarda radyofrekansla konka küçültme yönteminin ameliyatsız bir seçenek sunduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: "Burun eti küçültme işlemini lokal anestezi altında, yaklaşık 15-20 dakikada, klinik ortamında uyguluyoruz. Hastalarımız işlemden hemen sonra günlük hayatlarına dönebiliyor; burun bölgesinde yalnızca 1-2 saat süren bir uyuşukluk kalıyor. Asya KBB'de hastayı aynı gün muayene ediyor, burun tıkanıklığının nedenini belirleyip tedavi planını buna göre oluşturuyoruz."
Burun sağlığı, uyku sağlığının ayrılmaz bir parçası olarak öne çıkıyor
Tıp dünyasında uyku sorunları uzun süre ağırlıklı olarak nörolojik ya da psikolojik açıdan ele alındı. Son yıllarda ise üst solunum yolunun, özellikle de burnun uyku kalitesindeki rolü giderek daha fazla araştırmanın odağına yerleşiyor. Burun tıkanıklığı, horlama ve obstrüktif uyku apnesi arasındaki ilişki, kulak burun boğaz ve uyku tıbbı uzmanlarının ortak gündem maddelerinden biri hâline geldi. Horlamanın bazı durumlarda, uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durduğu uyku apnesinin habercisi olabileceği biliniyor; bu nedenle uzmanlar, düzenli horlayan kişilerin bir hekime başvurmasını öneriyor. Uyku apnesi tedavisinde CPAP cihazlarından cerrahiye uzanan farklı seçenekler bulunurken, burun kaynaklı tıkanıklıkların giderilmesi de sürecin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Tedavi tarafında minimal invaziv yöntemler öne çıkıyor; radyofrekans gibi teknikler, uygun hastalarda burun etini küçültmeyi ve hava akımını rahatlatmayı hedefliyor. Sonbahar ve kış aylarında artan üst solunum yolu şikâyetleri ise burun tıkanıklığının uyku üzerindeki etkisini daha görünür kılıyor. Uzmanlar, burun spreyi bağımlılığı riskine karşı spreyle geçici rahatlama aramak yerine tıkanıklığın asıl nedeninin araştırılmasının uyku kalitesi açısından belirleyici olabileceğinin altını çiziyor.
"Hastaların yıllarca sessizce katlandığı şikâyetleri görünür kılmayı sürdüreceğiz"
İstanbul Ataşehir İçerenköy'de faaliyet gösteren Asya KBB, vertigo ve denge bozukluklarından burun tıkanıklığına, horlama tedavisinden sinüs, kulak, bademcik ve geniz eti tedavilerine uzanan geniş bir alanda hastalarına hizmet sunuyor. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi mezunu olan, KBB uzmanlığını İstanbul Eğitim Hastanesi'nde tamamlayan ve ABD'de University of Wisconsin Medical School ile Marshfield Clinic'te eğitim alan Op. Dr. Fuat Güder, 2005'ten bu yana biriktirdiği 20 yılı aşkın klinik deneyimini kliniğin çatısı altında sürdürüyor. Kurucu Hekim Güder, kliniğin yaklaşımını ve gelecek hedeflerini şöyle anlattı:
"Asya KBB'yi, hastaların şikâyetlerinin aynı gün değerlendirildiği ve tedavinin kişiye özel planlandığı bir klinik olarak kurduk. Baş dönmesi ve vertigo tedavisinde sınırlı sayıda merkezde bulunan TRV manevra koltuğunu kullanıyoruz; burun tıkanıklığında ise radyofrekansla konka küçültme gibi ameliyatsız seçenekleri uygun hastalarımıza sunuyoruz. Google'da 319 yorumla 4,7 puana ve Instagram'da 90 binden fazla takipçiye ulaşan topluluğumuz, hasta bilgilendirmesine verdiğimiz önemin bir yansıması. Önümüzdeki dönemde başta vertigo olmak üzere burun eti küçültme, horlama ve uyku apnesi tedavisi, bademcik ve geniz eti gibi alanlarda hasta bilgilendirme çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Hedefimiz, hastaların yıllarca 'normal' sanarak katlandığı şikâyetleri konuşulur hâle getirmek ve Türkiye'nin öne çıkan KBB klinikleri arasında yer almak."
