Dünyaya bizi kim anlatacak?

Bugün 29 Ekim ve Cumhuriyetin 99. yıl dönümü… Asırlık olmaya hazırlanırken aklımızda yine aynı sorular dolaşıyor. Yüz yıllık Cumhuriyet ve beslendiği geçmişi anlatacak, 2023’te ciddi planlama ile dünyada ses getirecek filmler neden yapılmıyor? Cumhuriyet’in 99. yıl dönümünde Türkiye’nin nereden nereye geldiği ve nereye gideceği gibi başlıklar herkesin gündeminde. Tam da bu başlıklarla ilgili sinemanın nerede durduğu ya da durması gerektiği ise bizim ilk gündem maddemiz.

Abdulhamit Güler Yeni Şafak
Arşiv.

Elimizde bazı sorular var

1- Kadim devlet birikimini de kullanan Türkiye’nin dünyanın ciddi denge unsuru ülkelerinden biri olduğunu anlatan kaç filmimiz var?

2- Özellikle savunma sanayiinde kimsenin beklemediği bir noktaya gelen Türkiye’nin bu özelliğini dünyaya anlatacak kaç filmimiz var?

3- Ulus devlet sisteminin oluşmasından sonra ülkelerin asırlık olması ciddi bir durum. Rejim ya da sistem değiştirmeden 1 asrı geride bırakan Türkiye’nin nereden nereye geldiğini anlatan kaç filmimiz var?

4- Resmi ideoloji bakışı ile bugüne kadar hazırlanan birkaç film dışında sokaktaki insanın da Cumhuriyet ile kurduğu ilişkiyi beyaz perdeye yansıtacak kaç filmimiz var?

5- Bütün büyük devletler ve küresel güçler sinemayı etkili bir araç olarak kullanırken Türkiye bu hususta ne yapıyor?

DİZİLERİN BAŞARISI YETERLİ GÖRÜLÜYOR

Sorular çoğalabilir. Cevaplar ise zaten soruların içinde. Hepsinin cevabı ‘hayır’ ya da ‘yok’ veya ‘yetersiz’. Zira sinema hiçbir zaman ülke yöneticilerinin öncelikli planlamaları arasına giremedi. Türk televizyon dizilerinin dünyada geniş yankı uyandırması herkese yetti. Sinemanın diziden başka bir şey olduğunun anlatılacağı bir ortam da söz konusu değil.

Diğer taraftan sinema denince gişede bilet satışlarını yükselmiş olması da yeterli gelebiliyor. Bağımsız filmlerin birkaç büyük festivalde ödül almasının kâfi görülmesi de tabloyu tamamlıyor.

PARADİGMA DEĞİŞTİ AMA!

Maalesef Cumhuriyet’in 100. yılında bu ülke insanını anlatacak, Türkiye’nin geçmişi ile barışık şekilde geleceğe emin adımlarla ilerlediğini ifade edecek, dünyanın her köşesindeki insanlara ulaşacak filmler yapılmayacak. Yapılmıyor. Öyle bir planlama da duymadık. Olanlar da Türkiye gişesini hedeflediğinden yeterli görülüyor.

Oysa Türk dizilerinin etkisini kullanarak, Türkiye’nin son yıllarda bölgesel meselelerde ortaya koyduğu etkili manzarayı da resmedecek ve bu rüzgar ile ülke sinemalarını gezecek başarılı filmler yapılabilirdi. Zaten bu tarz filmlerin hazırlıkları en az 2-3 yıl öncesinde başlamalıydı. Şu dakikadan itibaren yapılacak hemen her şey kadük kalabilir.

2023’TE NE OLMALI?

Yine de bundan sonrasına bakacak olursak…

100. yılın kutlanacağı 2023 Ekim ayına varana kadar geniş kitlelere hitap edecek başarılı yapımlar ortaya konabilir. Fekat hedef kitle kesinlikle Türkiye değil dünya olmalı. İçeride zaten yıl dönümünün ehemmiyetini anlatacak çok çeşitli çalışmalar yapılır, yapılacaktır. Lakin küresel bazda etkili olacak filmlerin perdeye çıkması Türkiye’nin gücünü resmedecek ve son dönem ivmeyi perçinleyecektir.

‘AMERİKAN RÜYASI’NI HOLLYWOOD PAZARLAMADI MI?

Hollywood belli aralıklarla Amerikan Bağımsızlık Savaşı, ABD’nin kuruluşu gibi konuları ele alan filmler yapar ve dünyada gösterime sokar. İngiltere de Hollywood ile bağlantılı sektörü sayesinde bunu sık sık yapar. Fransa’dan Almanya’ya Bollywood’dan Rusya’ya, Japonya’dan İtalya’ya kadar bütün büyük devletlerin ortak özelliği de sanat üretim alanlarını ve en etkilisi olarak görülen sinemayı bu noktada hakkıyla kullanmaktır. Bu yüzdendir ki Amerikan İç Savaşı dönemi değil de ‘bağımsızlık savaşı’ olarak biliriz. Amerikalı ‘kahramanlar’ın ismini kendi kahramanlarımızla yan yana anarız. Sinema hep bu işlevi gördü ve hep de böyle olacak. Hal böyleyken 2023 hedefleri ve vizyonu söylemi varken, sinemanın çeşitli türlerinin ve mecralarının kullanılmamasına anlam vermek çok zor.

Düşünsenize…

2023 senesi girer girmez belli aralıklarla vizyona büyük bütçeli, dünya çapında oyuncuların rol aldığı yapımlar giriyor. Sadece Türkiye’de değil bütün dünyada belirli noktalarda ses getiriyor. “Bu filmler ne anlatıyor” acaba diye merak eden milyonlar izliyor. Elbette vizyon tarihleri, mekanları ciddi bir planlama ile düzenleniyor.

Bunun yanı sıra dünya festivallerinde boy gösterecek filmler de yapılmış. Önemli festivallerden sıra sıra haberler geliyor. Söz konusu mevzuu ele alan başarılı bağımsız filmler festival festival geziyor. Bunu elbette siz planlayamazsınız ancak öngörebilirsiniz.

Son olarak…

İstanbul Boğazı ve etrafında görkemli kutlamalar yapmak önemsiz diyemeyiz. Ancak kalıcı etkisi var mı? İsraf olarak bile görenler var. Öyle olmasa dahi eser bırakmak ve dünyanın her köşesine ulaşmak varken neden yapılmasın?

GÜNDEM
İkinci Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali Bursa’da ‘doğa’ temasıyla beyaz perdeye yansıyacak