Arap Baharı'nın son durağı Suriye

İskender Gümüş
00:00, 19/09/2012, Çarşamba
Yeni Şafak
Arap Baharı'nın  son durağı Suriye
Arap Baharı'nın son durağı Suriye

Suriye krizi hem bölgeyi hem de Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Arap Baharı'nın son durağı olan ülke iç savaşla boğuşurken Baas rejimi büyük bir direnç gösteriyor. Pek çok etnik ve dini kimliğin birlikte yaşadığı ülkede yıllardır ayakta kalmayı başaran rejimin kodlarını daha iyi anlamak için tarihin arka sokaklarına göz atmak gerekiyor.

Kuzey Afrika'da 2010 yılının Aralık ayında başlayan ve Arap Baharı olarak adlandırılan toplumsal ve siyasal değişim süreci Ortadoğu'da egemen olan siyasal rejimleri de etkiledi. Arap dünyasında liderlerin koltuklarını birer birer terk etmeleri ve muhaliflerin rejim karşıtı mücadelelerden başarılı bir şekilde çıkması 2011 yılının Mart ayında Suriye halkını da harekete geçirdi. Bu sürecin tetiklediği halk ayaklanmaları kısa süre içerisinde Suriye'ye de yayıldı ve bu ülkede hakim olan Baas rejimini tehdit etti. Fakat Baas rejiminin değişim talebiyle ortaya çıkan isyana karşı şiddet kullanarak mücadele etmek yoluna gitmesi protestolara katılan insanları öldürmeleri Suriye'deki olayların diğerlerine nazaran çok daha çetin ve kanlı geçeceğinin sinyallerini vermekteydi.

Bugün Suriye'de halk protestosunun hâlen devam edişini ve rejimin buna sert tepkisini anlamanın yolu, Suriye'de iktidarı elinde bulunduran Baas ideolojisinin rejimin muhafazası için izlemiş olduğu dış politikayı doğru okumaktan geçiyor. M. Hüseyin Mercan da, Açılım Yayınları'ndan çıkan "Suriye: Rejim ve Dış Politika" başlıklı kitabında, Suriye'nin siyasal yapı ve dış politika parametreleri üzerinden ülkenin nasıl bir konuma sahip olduğunu incelemeye çalışıyor.

Babadan Oğula Baas Rejimi

1946'dan 1970 yılına kadar, darbeler ve karşı darbelerin yaşandığı istikrarsız bir dönem geçiren Suriye'de, Savunma Bakanı Hafız Esed'in yönetime el koyması ile başta Nusayriler olmak üzere azınlıklar etkili olmaya başlamıştır. Hafız Esed iktidarı ile birlikte siyasi yapı Esed'in kolektif liderlik prensibi çerçevesinde yeniden şekillenmeye başlamış ve iç politikada etnik ve mezhepsel farklılıklar üzerinden bir denge kurup Baas iktidarının bir azınlık yönetimi olduğunun farkında olarak hareket etmiş, dış politikada ise daha bağımsız ve kendi çıkar algısına göre politikalar üretmiştir. Esed'in dış politika anlayışı, sadece devletin değil aynı zamanda rejimin çıkarlarının ön plana çıkarılması üzerine kurgulanmıştır. Hafız Esed'in 2000 yılındaki ölümünün ardından yerine geçen oğul Beşşar Esed, Baas ideolojisinden bağımsız bir dış politika anlayışı geliştirememiştir.

Ulusal çıkar ve Esed yönetimi

M. Hüseyin Mercan, Hafız Esed'in yönetime el koyduğu 1970 yılından günümüze Suriye'de Baas rejiminin dış politikasını "ulusal çıkar" kavramı üzerinden açıklıyor. Kitap, genel olarak Suriye'nin dış politikasının temel parametrelerini tarihsel bir perspektiften ortaya koyuyor. Bu çerçevede, Suriye dış politikasında ulusal çıkar kavramının nasıl bir rol oynadığını Hafız Esed'in iktidardaki son 10 yılına tekabül eden 1990-2000 yılları arasındaki dönemde üç temel örnek olay üzerinden açıklıyor. Bunlar, Suriye'nin 1991'deki Körfez Savaşı esnasında izlediği siyaset, İsrail ile olan ilişkiler ve Madrid Barış Konferansı'na giden süreç ile 1990'lı yıllarda Lübnan ile kurulan ilişkilerdir.

Kitaptaki bir diğer dönemlendirme ise Hafız Esed'in ölümünün ardından yerine geçen Beşşar Esed'in iktidarının ilk 10 yılını içerisine alan 2000-2010 yılları arası. Bu dönemdeki Suriye dış politikası ise yine üç temel örnek olay üzerinden açıklanıyor. Bunlar, 2003 yılında ABD'nin Irak'ı işgal etmesi esnasında Suriye'nin izlediği ABD ve Irak siyaseti, 2005 yılında Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri'ye düzenlenen suikast sonrası süreçte ve 2006 yılında Hizbullah-İsrail savaşında izlenen siyaset.

Değişimin altını okumak

M. Hüseyin Mercan, 1990-2000 ve 2000-2010 arası dönemlendirmesini yaparak Suriye'nin dış politika anlayışını örnek olaylar üzerinden açıklarken aynı zamanda Hafız Esed- Beşşar Esed dış politika anlayışı incelemesini de yapıyor. ABD, İsrail ve Lübnan'la ilişkiler çerçevesinde paralel olarak seçilen bu örnek olayları, baba ve oğul Esed dönemiyle kıyaslayarak bir süreklilik ve değişim analizi de yapıyor. Bu çerçevede, oğul Esed'in babasına göre pratikte farklı siyasi adımlar atmış olmasına rağmen dış politikanın kuramsal dayanağı noktasında bir değişim sağlayamadığını iddia ediyor.

Yazar, literatürde mevcut Suriye dış politika analizlerinde kullanılan realist kuramın tek başına yeterli olmayacağını söylüyor. Buradan hareketle, Suriye dış politikasının oluşumunda Baas ideolojisinin etkinliğinden dolayı Suriye'nin çıkar algılamasında rejim çıkarlarının muhafazasının realist kuram çerçevesinde değil, Suriye'nin kendi iç dinamiklerini de göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerektiğini vurguluyor.

Mercan, kitabın son bölümünde Arap Baharı ve Suriye'de rejime karşı ayaklanmayı Suriye'nin dış politika anlayışı üzerinden analiz ediyor. Bu açıdan, rejimin dış politika dinamiklerine tekrar başvuran Baas ideolojisi, bir gücün mutlak çatısı altında bulunmaktansa farklı dönemlerde farklı uygulamalar gerçekleştirebileceği esnek bir anlayış çerçevesinde diğer devletlerle ilişkisini sürdürme niyetinde. Yazar, böylece Suriye'nin geleneksel dış politika anlayışı doğrultusunda karşılıklı çıkarlar üzerinden bu süreci atlatmaya çalıştığı sonucuna ulaşıyor. Arap Baharı ile birlikte Rusya, Çin, İran, ABD, Türkiye, Avrupa Birliği ve Arap Birliği denkleminde dış politikasını konumlandırmak durumunda kalan Suriye, 1970'li yıllarda Hafız Esed'in ülkenin sahip olduğu stratejik konum nedeniyle kendisine dair müdahalelerin sınırlı olacağı öngörüsüne dayanarak inşa ettiği serbest hareket etme üzerine kurgulanan dış politika anlayışına sığınıyor. Bu da Baas rejiminin zihin dünyasının 40 yıldır değişmediğini, bilakis süreklilik arz ettiğini gösteriyor.

M. Hüseyin Mercan'ın "Suriye: Rejim ve Dış Politika" kitabı bugünün Suriyesinde olanları anlamak açısından geçmişe bir ayna tutuyor ve Suriye'de çıkar algısının ne tür temellere sahip olduğu ve ne tür değişimler gösterdiğini ortaya koyarak geleceğe ışık tutuyor.

Muhammed Hüseyin Mercan

Suriye Rejim ve Dış Politika

Açılım Kitap

Temmuz 2012

216 sayfa


Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026