Kaybolan Malezya uçağı: Bir senaryo da benden!

İbrahim Karagül
İbrahim KaragülYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 05/05/2014, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Kaybolan Malezya uçağı: Bir senaryo da benden!

Kuala Lumpur-Pekin seferini yaparken 227 yolcu ve 12 mürettebatı ile 8 Mart"ta ortadan kaybolan MH370 sefer sayılı Malezya uçağıyla ile ilgili bugüne kadar sayısız senaryo üretildi.

Pasifik Okyanusu"ndan Hint Okyanusu"na uzanan çok geniş bir alanda aramalar şu ana kadar bir sonuç vermedi. Bazıları uçağın kaçırılmış olabileceğini söylese de muhtemelen yıllar sürecek aramalar sonrası bile bulunamayacak bir kaza olarak tarihe geçecek. Arama bölgesi iki okyanus kadar geniş olunca, aramalarla ilgili umutlar da anlamsızlaşıyor.

Uçağın bir terör eylemi için kaçırıldığına dair senaryolar ise oldukça sansasyonel. Öteden beri, sivil bir uçakla nükleer saldırı ya da 11 Eylül benzeri saldırı iddiaları senaryo olmanın ötesinde ciddi güvenlik tehditleri olarak not edildi bile. Malezya yönetiminin bazı kişileri uçakla ve El Kaide ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle gözaltına aldığı haberleri bu ihtimalin hiç de yabana atılmadığını gösteriyor.

Pazar günü bir yandan gazete yaparken diğer yandan film senaryosunu andıracak bu spekülasyonlara bir katkı da ben yapayım istedim. Elbette bunu ciddiye almayın ama dünyada benzer senaryoların gerçeğe dönüşmüş örneklerinin de bulunduğunu unutmayın.

AVRUPA"NIN ORTASINDA KORSANLIK!

2009 yılı Temmuz ayında Avrupa sınırları içinde, Baltık Denizi"nden Atlas Okyanusu"na ve Afrika açıklarına uzanan sularda çok dikkat çekici bir şey oldu. Esrarengiz, şüpheler içeren, bazı endişeleri gündeme getiren bir gelişmeydi bu.

Malta gemi siciline kayıtlı, mürettebatının tamamı Rus olan, 98 metre uzunluğunda bir yük gemisi, 20 Temmuz"da demirlediği Finlandiya"nın Pietarsaari limanından aldığı 1.3 milyon dolarlık "kereste" yükünü Cezayir"e götürmek için yola çıktıktan sonra kayboldu. M/S Arctic Sea adlı gemi yola çıktıktan üç gün sonra İsveç kıyılarında durduruldu. 24 Temmuz"da İsveç"in Öland ve Gotland adalarının arasında izlenen gemiden bir daha haber alınamadı.

On iki kişi oldukları söylenen siyah giyinmiş, maskeli, kimliği belirsiz bazı insanlar gemiye çıktı. Mürettebatı etkisiz hale getirdi. Kendilerinin narkotik polisi olduğunu söyleyen, kötü bir İngilizce"yle konuşan kişiler, geminin bütün iletişim araçlarını tahrip edip cep telefonlarını topladı ve arama yaptı. On iki saat sonra gemiyi terkettiler.

Onlar terkettikten sonra gemi yardım için limana dönmek yerine yoluna devam etti. Hem de iletişim araçları tahrip edildiği halde. "Korsanlar"dan bir kısmının gemide kaldığı ve gemiyi yönlendirdiği iddia edildi. Bir süre sonra gemideki izleme cihazı da söküldü ve Arctic Sea tamamen kayboldu. En son sinyal alınan yer Fransa açıklarıydı.

Rusya gemiyi aramaya başladı ve konuyu uluslararası düzeyde gündeme getirdi. Bütün Avrupa"da, Rusya"da, Cezayir"de şaşkınlık yaşanıyordu. Atlas Okyanusu"nda, Avrupa Birliği sularında tam bir korsanlık örneği yaşanıyordu. 17. Yüzyıl korsanlık dönemi 21. Yüzyıl"a taşınmıştı.

24 Temmuz"da kaybolan Arctic Sea 17 Ağustos"ta terkedilmiş halde bulundu. Nerede? Senegal açıklarında. Batı Afrika kıyılarında. İsveç kıyılarında kaçırılan, el konulan gemi, İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz"i de geçip Batı Afrika"ya götürülmüştü! Uydu iletişiminin, izleme teknolojilerinin bu kadar güçlü olduğu bir dünyada, Avrupa"nın ortasından gemi kaçırılıyordu ve hiçbir Avrupa ülkesi bunu fark etmiyordu! Bırakın farketmeyi, kıyılarından geçen bir gemiyi bulamıyordu! İnanılmaz bir durum...

Bazılarına göre bu bir korsanlık değil, Batılı istihbarat örgütlerinin ortak operasyonuydu. Bazılarına göre bir NATO operasyonuydu. Kendilerini tapınak şövalyeleri gören Blackwater"ın operasyon üssü Malta siciline kayıtlı gemi kaçırılmamış bir gizli operasyon için mi kullanılmıştı? Kimse bilmiyor. (19.08.2009 tarihli yazıdan)

OKYANUSLARDA DOLAŞAN HAPİSHANE GEMİLERİ

Hatırlarsanız, Somali Korsanları olarak ün salan, El Kaide ile ilişkilendirilen, aslında Londra"dan yönetilen, Cibuti"deki Batılı donanma operasyonuyla bağlantısı bulunan, Kızıldeniz ve Doğu Afrika"nın denetlenmesi projesinin bir parçası olan korsanlık olayından daha önce bir başka coğrafyada deniz korsanlığı başlamıştı.

Güney Çin Denizi"nde kargo gemileri kayboluyor ve bir daha izleri bulunamıyordu. Gemilere ne olduğunu kimse bilemiyor, en küçük bir ipucu ortaya çıkmıyordu.

O dönemde yeryüzünün her köşesinde, Afganistan işgaliyle başlayıp Irak işgaliyle iyice azgınlaşan işkence merkezleri ve gizli hapishaneler kuruluyordu. Terör sanıkları, uluslararası ve iç hukuktan kaçırılarak buralarda tutuluyor, birçoğu kayboluyordu.

Korsanların kaçırdığı söylenen gemilerin uluslararası sularda dolaştığını, hapishane gemilerine dönüştürüldüğünü, küresel İslamcı avı çerçevesinde kaçırılan kişilerden bazılarının bu gemilerde tutulduğunu, operasyonun merkez üssünün Diego Garcia olduğunu kaç kez yazdım hatırlamıyorum. Mesela, 06 Temmuz 2005"teki yazıda buna dikkat çekmişim. Adamlar 10 Ocak 2014"te vizyona giren Kaçış Planı adlı filmi bu senaryo üzerine yapmışlar. Mahkumlar uzun süre nerede olduklarını bilemiyorlar, Okyanus"ta, açık denizde olduklarını ancak bir isyan sonrası farkedebiliyorlar.

Deniz korsanlığı önce Güney Çin Denizi"nde sonra Kızıldeniz"in Hint Okyanusu"na açıldığı bölgede başladı, Baltık Denizi"ne kadar uzandı. Aslında korsanlık değil hepsi istihbarat operasyonuydu.

İstihbarat dünyasına bakınca yazılmamış senaryo olmadığını, gerçekleşmeyecek senaryo olmayacağını görüyorsun.

Malezya uçağı elbette bir kaza. Ancak kaza üzerine geliştirilen senaryoların hepsi daha önce düşünülmüş şeyler.

Korsanlık denizlerden, okyanuslardan sonra hava trafiğine de yönelebilir. Tabii bu bildiğimiz terör amaçlı bir havca korsanlığı değil, istihbarat organizasyonu olarak karşımıza çıkabilir.

Aslında bu uçak olayı ile ilgili bir başka ve dehşet verici senaryo var. Belki onu da bir başka pazara yazarım.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026