Güncel Kitap Haberleri - Yenisafak.com

Yeni Şafak Kitap Eki Haberleri

İlâhiyatların yeni din dili

İlhami Güler’in Küfreden Düşünme Karşıtı Şükreden Düşünme isimli kitabı Ankara Okulu Yayınları’ndan çıktı. Güler’in dikkate değer bir yanı da dini, kuru akılcılığın dışına çıkarak izah denemelerine girmesidir. Aynı tutum, “ilâhi vahyin mahiyetini” açıklarken daha bir berraklaşıyor.

Tasfiye ya da takviye ikileminde Diyanet

Bugün Türkiye’deki dini alanı temsil eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tarihi hâlâ mufassal bir şekilde yazılmaya muhtaç. Mihrap, Minber ve Devlet Tek Parti Döneminde Diyanet İşleri Başkanlığı (Küre yay. Mayıs 2019, 359 s.) bu sahada önemli bir boşluğu doldurmaya nazmet bir kitap. Hicret K. Toprak tarafından kaleme alınan eser, yazarın doktora çalışmasının bir neticesi.

İLK KİTAP İLK HEYECAN: Türk Şiirine layık olmaya çalışıyorum

Kitabı karıştırırken hangi şiire denk gelir bilemem, okurun nasibine kalmıştır. Şiirleri tasnifte belirli bir sıraya uyulmadı. Sadece yirmi kadar şiir arasında Türkçe’nin varlığını, deruni ahengi, kadim şairlerden bir sesi, sahici tavrı bulabilmelerini umarım.

Amerika’da genç olmak

F. Scott Fitzgerald’ın Mazisi Olan Kadın’da topladığı gençlik hikayelerini okurken hüzün, acı ve heyecan dolu kendi gençlik yıllarımızı düşünmeden edemiyoruz. Fitzgerald’ın başarısı; o dönemin gençlerini anlatırken, her dönemin gençlerinde rastlanacak özellikleri yakalaması ve hikayelerini bu özellikler üzerine kurmasıdır.

Tarihi yazan hayatlar

Avustralya’daki Monash Üniversitesi’nde tarih profesörü olan Barbara Caine (d. 1948) Biyografi ve Tarih incelemesinde çok verimli açılar geliştirmiş. Eseri üst düzeyde bir Türkçe başarısıyla çeviren Müge Sözen’i bu yapıtı kazandırdığı için kutlarız. Tarih ve Biyografi bağlamındaki verileri Edebiyat Tarihi ve Biyografi alanına entelekt zevkle aktaracaktır.

Boğaziçi’nden Tuna’ya uzanan köprü

Halûk Dursun, 62 yıllık hayatı boyunca İstanbul’u, tarihi, kültürü farklı gözle seyredecek yöntemi bizlere sundu. Tarihin sadece kütüphanelerde değil, bir Osmanlı sokağında, Ahlat’ta, Tuna’da, Fırat’ta öğrenilebileceğini yaşayarak, yazarak gösterdi. İstanbul’da Yaşama Sanatı kitabı payitahtı, Nil’den Tuna’ya Osmanlı eseriyle de bir coğrafyanın tümünü anlamamızı sağlıyordu.

Dünyanın aykırı sesleri

Tarihe yön vermiş, güçlü karakterlerin mücadelelerinin anlatıldığı 25 kitaplık “Hayır” serisi raflardaki yerini aldı. Alfa Yayınları’ndan çıkan seride farklı bir dünya için çalışan isimler bir araya geliyor.

Rus edebiyatındaki yerli damar

İletişim Yayınları arasında çıkan Gogol’le Dostluğumuz ve Mektuplaşmalarımız adlı eser, yirmi yıllık bir dostluğu, bir pencereden ve mektuplar üzerinden bize gösteriyor. Kitabın yazarı Sergey Aksakov. Kitap Gogol’ün ölümünün ardından hazırlanırsa da yayımı 1890 yılını bulur. Öncelikle şunu belirtelim: Bu mütevazı kitap, yazar Gogol’ü tam kuşatma iddiasında değil. Belki onun kişiliğine gerçek anlamda ışık tutabilmeyi amaçlamaktadır.

Tarih ve kurgu üzerine analizler

Hakan Erdem ile uzun yıllardır yapılmış olan tüm röportajlar Timaş Yayınları’nın sıkı çalışmaları sonucunda toplanabilmiş ve biz tarih okuyucuları için içerisinde “bir tarihçinin nasıl olması gerektiği, tarihin ne olması gerektiği, popüler tarihin ne boyutlara geldiği” gibi birçok enfes konuyu içerisinde barındıran çok doyurucu bir eser ortaya çıkartılmış.

Kişiliğin ve aşkın haikusu

Aşkın Postacısı’nda Denis Thériault’un, trajik olayları mizahi dille anlatması bakımından Kafkavari bir üslubunun olduğu söylenebilir. Japon geleneksel şiiri “haiku”ların önemli bir yer işgal ettiği romanda adeta bir haiku şeklinde yazılmış. Eserin kimi noktalarında Japon kültürüne pek çok detay işlenmiş. Kısa ve net cümlelerle ilerleyen romanın şiirsel bir yapısı var.

Çizgiyi okumak ne kadar mümkün

Hasan Aycın sanat hayatı boyunca sunduğu üretimlerle konuşuldu. Aycın’ın oluşturduğu dil, onun anlam dünyasını okumamızı da gerektiriyordu. Mete Çamdereli’nin Çizgiyi Okumak kitabı, çizginin metin olarak da okunabilmesini sağlayacak bir yöntem de sunuyor.

1980’den günümüze Ankara’da edebiyat yapmak

Türk edebiyatının önemli dergilerinin bir kısmı Ankara’da kuruldu, dikkat çekici romanların bir kısmı Ankara’da yazıldı, kimi şiir topluluklarının temellerinin bu şehirde atıldı. Ancak yine de Ankara’nın “İstanbul’un gölgesinde” kalmaktan kurtulamadığı anlaşılıyor. Peki 1980’den günümüze bu durum nasıl şekillendi? Arif Ay, Hüseyin Su, Hicabi Kırlangıç, Necip Evlice, Yağmur Tunalı, Biray Üstüner’e Ankara’nın edebiyatla olan ilişkisini sorduk.

Ankara edebiyatın merkezi mi taşrası mı

Türk edebiyatında mahfiller İstanbul’da şekillendi. Millî mücadele Ankara’da daha teşkilatlı bir hâle gelince İstanbul’daki edebiyatçı ve gazeteciler Ankara’ya geldi. Cumhuriyet’in meclislerinde mebusluk tevcihi edebiyatçılar için Ankara’yı bir ikbal kapısına çevirdi. Ankara’nın İstanbul’dan sonra edebiyatın merkezîliğine talip olması tabiî bir sürecin neticesi değildi.

ÖTEYE MEKTUPLAR - 3 ‘Kuş olup uçmanın’ şairine

“Evet, sevinçliyim Ağabey! Oğlumu Ankara’nın Eryaman semtindeki senin adını taşıyan okula yazdırdım: Cahit Zarifoğlu İlkokulu’na.“Kırlarda çiçekler bensiz açacak.” demiştiniz hani. Oysa, kırlarda çiçekler yine seninle açıyor. Çocuklar okula seninle gidiyor.”

Ölüm Saraybosna’da ve her yerde

Bosnalı şair, yazar, film yapımcısı Semezdin Mehmedinoviç, savaşın en şiddetli günlerinde bile, ülkesini terk etmeyenleri anlatıyor Saraybosna Blues’da. Bazen bir şiir bazen ise bir hikâye ile bizi yaşadıklarının içine çekip Bosnalıların hem ölüme hem de dünyaya “hayata devam ederek” nasıl meydan okuduklarını gösteriyor.

Benim güzel kelimelerim var

Benim Güzel Kelimelerim; Subhanallah, Elhamdülillah, Allahuekber, Bismillah, Maşallah ve İnşallah kitaplarından oluşan bir seri. Serinin ilk kitabı Subhanallah’ta kahramanımız Erdem’le tanışıyoruz.

Dersimiz yine matematik!

“Ah, matematik!” dediğinizi duyar gibiyim. Ama durun bu eserleri okurken çok defa “aynı ben” diyeceksiniz ve bu sefer, bu kitaplarla neden daha önce tanışmadım diye “Ah!” çekeceksiniz. Ama hiçbir şey için hiçbir zaman geç diye bir şey yoktur kuralı gereğince çektiğiniz ahları unutup “İyi ki bu kitaplarla tanıştım” diyebilirsiniz.

Dile gelen şehir: İstanbul

Elif Sönmezışık’ın “Hasbelkader İstanbul” kitabı Dünya Bizim Yayınları’ndan çıkmış. Sönmezışık, İstanbul’un bir çilesi olduğunu imâ eder bize. Ve onu bir yazar olarak seçkinleştiren, o çileye ruh akrabası olmayı seçmiş oluşudur. Kitabın en başına koyduğu mısralarında bunun ipuçları bulunuyor.

Yeniden Benoni zamanı

Knut Hamsun imzalı Benoni, Behçet Necatigil çevirisiyle yeniden raflarda yerini aldı. Özenli tasarımıyla dikkat çeken eser modernlik, köy ve kent yaşamı, kapitalizm kavramlarına bakışlar sunuyor.

Mevkisini değil etkisini konuşturanlar

Başarılı iş insanı Yar, herkesin konfor alanından çıkması gerektiğini öğütlüyor. Bunu ise şöyle açıklıyor. Diyelim ki patronunuz size bir yapılacaklar listesi verdi ve bu listeyi harfiyen yerine getirdiniz. Ama bu yeterli olmayabilir. Bir sınavdan 100 üzerinden 50 alarak geçebilirsiniz ama 90 almak da sizin elinizde.

Dergiler bize dost kazandırıyor

Enes Kılıç, 1995 yılında İstanbul’da doğdu. Aslen Erzurumlu. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü yarıda bıraktı. İlk şiiri Hece dergisinde ondan sonraki bütün şiirleri İtibar dergisinde yayımlandı. İtibar ve Cins dergilerinde şiir üzerine yazılarıyla okurla buluşuyor.

Bir çırpıda romanı tekrar bitirdim

Muhammed Çimen, 1987 yılında Isparta’da doğdu. Trabzon’da üç yıl Fizik okuduktan sonra öğretmen ya da bir bilim adamı olmak istemediğine karar verip okulu bıraktı. Kocaeli Üniversitesi’nde Gazetecilik Bölümü’nü bitirdi. Kısa bir süre çeşitli gazetelerde çalıştıktan sonra yazarlığına katkısı olacağını düşündüğü yayıncılık dünyasının içine daldı. Üzerinde üç yıl çalıştığı Devridaim Makinesi yazarın ilk romanıdır.

‘Kafesin biri bir kuş aramaya çıkmış’

Franz Kafka imzalı Dava’dan hareketle utanç kavramını araştıran Ahmet Sarı’nın “Edebiyat Ve Utanç” Ketebe Yayınları arasından okura ulaşacak. Metinler arasında fikirler, filozoflar, filmler ve kitaplar bizi bekliyor.

Tolstoy’un tek atış hakkı

Balodan Sonra yeni bir Tolstoy çevirisi. Arka kapak yazısından Tolstoy’un bütün hikayelerinin iki kitapta toplanacağı, Balodan Sonra’nın ise ilk kitap olduğu belirtilmiş. Çeviriyi Hazal Yalın yapmış. Sade, akıcı, neredeyse sorunsuz bir çeviriyle karşı karşıyayız. Çevirmen, öykülerde geçen, Türklerin yabancısı olduğu, Rus örf ve adetlerini; Rus tarihine ait, ayrıntı kabilinden olay, terim ve şahıs isimlerini dipnotlarda açıklamış.

Hem kültürünü hem dünyayı yakalayan bir dergiydi

Tevfik Fikret, Halit Ziya, Mehmet Rauf, Cenap Şahabettin, Hüseyin Cahit gibi kalemleri edebiyat sahnesinde buluşturan Servet-i Fünun dergisinin veri tabanı Boğaziçi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zeynep Uysal’ın yürütücülüğünde tamamlanan projeyle dijital ortama aktarıldı. Uysal, “Servet-i Fünûn üzerine çalışırken karşılaştığımız en dikkat çekici nokta Osmanlı gündelik hayatının, kültür hayatının dünyayla yakaladığı eş zamanlılık oldu” diyor.

Hiçbir şey olmak

Robert Walser modern romanın öncü isimlerinden bir tanesi. Jakob Von Gunten; Robert Walser’in içeriği, tekniği ve kurgusuyla kendinden sonra eser vermiş birçok romancıyı derinden etkileyen başyapıtıdır.

Seyyah Haldun Çelebi

Haldun Taner’in bu kitabının en önemli özelliklerinden biri de sadece Batı’ya yönelik bir rota izlememiş olmasıdır. Yazar, Batı ülkeleri içine, birinci sırada gelen Almanya, Fransa, İngiltere , İtalya yanıda Yugoslavya, Belçika, Polonya, Romanya, Çekoslovakya, İsveç gibi ülkeleri eklediği gibi Doğunun İran, Mısır, Hindistan, Rusya, İsrail gibi ülkelerini de katar. Hindistan’da Budist ve Hintli kültürün felsefesine dalar, onları en anlaşılır kelimeler ve dille önümüze serer.

Sahaflardan internet sitelerine değişen kitap kültürü

Çok değerli kitap dostları Mustafa Tahralı, Abdullah Uçman, Görkem Yeltan, Y. Hakan Erdem, Necip Tosun, Mustafa Kara ve Süleyman Seyfi Öğün 20. yüzyılın sonundan 21. yüzyıla değişen ekonomik şartlar, hayat tarzı ve teknolojik gelişmeler ekseninde değişen kitap satın alma alışkanlıklarını anlatıyor.

Öteye Mektuplar 2: Dostoyevski’ye yerüstünden notlar

Ölümünün üzerinden yüz otuz yıl geçmiş. Bugün yaşamış olsaydın yüz doksan sekiz yaşında olacaktın. “Olacaktın” dediğime bakma, hâlâ yaşıyorsun ve yüz doksan sekiz yaşındasın. Dünya seni okuyor hâlâ. Üstelik bir kez okunup geçilecek bir yazar da değilsin. Nuri Pakdil, haklı olarak senin için şunları der: “Kaç kez okudunuz Dostoyevski’yi? Orta bir dünya vatandaşı olabilmek için iki kez, orta bir yazar olabilmeniz için de beş kez okumalısınız Dostoyevski’yi.”

Ali Kemal’in iki yakası

“Ali Kemal Türkiye’de hep trajik yanları ile konuşulup yazılıyor. Ondan geriye kalan sanat, edebiyat ve düşünce tutumu nedir? Onlar hep ihmal ediliyor. Eserleri de lazım gelen bir okumaya maalesef mazhar olamıyor. Ama onlardan bazılarına işaret etmemiz gerekir diye düşünüyorum.”

Denizler ile karaların üstünlük mücadelesi

Alman siyaset kuramcısı Carl Schmitt’in yazdığı “Kara ve Deniz”, tarihi farklı ve güncel bir bakış açısından yorumluyor. Antik Yunan’dan Hollanda’ya, Venedik’ten İngiltere’ye kadar deniz hâkimiyetinin tarihsellik içinde nasıl konumlandırılması gerektiğini tartışmaya açıyor. VBKY’nin okurla buluşturduğu kitapta farklı bir perspektifteki önemli tarihi gelişmeleri takip etmek mümkün.

Zevkli ve zengin bir ziyafet sofrası

Hayriye Ünal’ın yeni kitabı Hep Tabu, ülkemizde özellikle şiir yayıncılığında alkışlanmaya değer bir çaba gösteren Ebabil Yayınları’nın “söyleşi” dizisinin ilk kitabı olmak vasfını taşıyor. Kitapta yer alan 66 metinden çoğu Hece başta olmak üzere edebiyat dergilerinde, bir bölümü gazetelerin kitap eklerinde, birkaçı da yıllık ve derleme niteliğinde kitaplarda yayımlanmış.

+

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.