Evet, bu gibi insanların kalbi ölmüştür. Nasslardan etkilenmezler. Allah rızası için bir mesele hakkında kızarak yüzlerindeki ifadeyi değiştirmezler. Çünkü bunların kalbi ölmüştür. Artık yüzüne kan pompalayarak yüzünü öfkeden kızartmayı başaramaz. Bilakis Allah rızası için kızmayı ayıp sayar. Herhangi bir kötülüğü gören insanın karşı çıkması onun için neredeyse bir eksikliktir. Böyle bir insan gördüğünde şöyle der: "Bu zavallı çok asabi, çok duygusal, çok çabuk kızan, çok fanatik, çok horozlanan, çok yaygaracı, çok fundamentalist biri."
Evet, maalesef bugün Allah için kızan Müslüman ayıplanmaktadır. Bugün Müslümanlar Allah"ın nizamına karşı gelenleri uyardıkları zaman bazıları bu gibi sözleri geveleyip dururlar. Bu sözleri bizim aşağılanma sıfatlarımızmış gibi tekrarlarlar. "Sen zavallısın, iyi niyetlisin" derler. Peki, ama sen nesin? Sen, art niyetli ve kötü düşünen birisin. Asıl zavallı sensin.
Filistinli alim ve mücahit Abdullah Azzam yıllar önce böyle sesleniyordu dünyaya. Dünyaya böyle seslenen adamların öldürülmesi gerektiği için 1989"da Peşaver"de şehit edildi.
Gazze"miz, günlerdir yoğun saldırı altında. İsrail, tam bir terör örgütü gibi davranarak kadın, çoluk, çocuk ayırmadan insanlarımızı şehit ediyor.
1,5 milyarı aşkın İslam âleminin hemen hemen tamamı dualarla, topladıkları paralarla, ortaya koydukları eylemlerle elden geleni yapma çabasında.
Ancak neredeyse her zaman olduğu gibi bu İslam âlemini oluşturan devletlerden, İsrail"le savaşmayı düşünmek şöyle dursun, tek bir etkili ses, tek bir eylem, tek bir etkinlik göremiyoruz.
Mesela İran"ın daha önemli işleri var. Hizbullah"a açıktan verdiği destekle Suriye"de "Sünni avı"nda.
Mesela Körfez devletlerinin daha önemli işleri var. Şiileşme tehlikesine karşı çeşitli düzeylerde tedbirler almakla ve Amerika ile ilişkileri daha da daha da daha da geliştirmekle meşguller.
Mesela Mısır"ın daha önemli işleri var. İsrailli büyüklerinin istekleri doğrultusunda Gazze"de hayatı biraz daha "yaşanmaz" kılmakla meşguller.
Mesela çiçeği burnunda halife Bağdadi"nin kurduğu devletin daha önemli işleri var. "Öncelik mürtetlerle savaştır. Hamas mürted olduğuna göre öncelik Hamas"la savaştır. Şimdilik İsrail"le bir alıp veremediğimiz yoktur" açıklamaları yapmakla meşguller.
Daha sayayım mı?
İtiraf edelim, Türkiye de sessiz bu kez. Başbakan"ın miting meydanlarında kurduğu cümlelerin dışında elle tutulur, gözle görülür bir inisiyatif aldığımızı söylemek çok zor. Şu adına reel politik denen şey bir türlü aradan çıkamıyor. Belki de gücümüz, hayal ettiğimizin gerisinde.
Neyse ne. Bu sessizlik, bu eylemsizlikle Gazze her geçen gün biraz daha ölüyor işte.
İsrail, kimyasal kullanıyor, havadan ölüm saçıyor, denizden bomba yağdırıyor. Kimseden "tık" yok.
Gavurdan zaten bir şey beklemiyoruz. Aralarındaki bir avuç vicdanlı insanı saymazsak gavur açıkça zaten İsrail"den yana.
"Canım Hamas da İsrail askerlerini kaçırmasaydı, İsrail"i azdırmasaydı" diyen ılıklardan da umudumuz zaten yok. Bırakalım onlar "Hamas Gazze"de pavyon işletiyormuş" yazmaya, "Filistin
meselesi İslam dünyasının önündekien büyük engeldir. İslam"a büyük zarar veriyor" demeye
devam etsinler. Mavi Marmara"ya bile dil uzatabilecek kadar kendilerinden geçsinler.
Kızgınlığımız İslam ülkelerinedir ve şundandır.
Gazze ölürken "Allah içi kızmayı bile beceremeyen" bir İslam devletleri kataloğu var elimizde.
Gazze"ye mermi parası göndermek istediğimizde bizi "terörist" ilan eden bir düzenin sürgit devam etmesinden neredeyse hiç endişe duymayan ülkelerden oluşan bir katalog bu. Biz
Müslümanlar için bu kataloğun adı "utanç"tır.
İzzetimizi, vakarımızı, şerefimizi iki paralık eden bu düzene isyan etmeyi başarabilecek, dünyanın "boyun eğmeye zorlanan" tek topluluğu olan Müslümanların yanında "adam gibi"
durabilecek yöneticiler istiyoruz.
Suriye için, Gazze için, Doğu Türkistan için, Irak için, Afganistan için, Rojava için, Kerkük için "Amerika"dan değil Allah"tan, İsrail"den değil ahirette vereceği hesaptan korkacak" adamlar arıyoruz.
Onlar yolu açmayı azıcık başarsalar, emin olun bu ümmet o yoldan Gazze"ye inmeyi başaracak.
Çünkü Allah"a bin şükür ki ümmetin çocukları hala "Allah için kızmayı" başarabilecek güçteler.
Ne diyordu Şeyh Ahmet Yasin: "Hala kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu felaketler karşısında? Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?
Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak kimse yok mu?
Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken?"
Başlıklar :

