'Ruh sağlığı bozuk olanlar İstanbul'a yerleşiyor'

Alev Dilsiz
00:00, 02/06/2012, Cumartesi
Yeni Şafak
'Ruh sağlığı bozuk olanlar İstanbul'a  yerleşiyor'
'Ruh sağlığı bozuk olanlar İstanbul'a yerleşiyor'

Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli "Dışlanma olmadığı için İstanbul'a akım oluyor, İstanbul cazip hale geliyor. Bu durum bir tek bizim ülkemizde geçerli değildir, dünyada da böyledir. Kırsal kesimde bu tür rahatsızlıkları barındıran insanlar yavaş yavaş İstanbul gibi büyük şehirlere gelirler, görünmez olurlar" diyor

Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli her alanda sıradanlığı sevmeyen, doktorluk mesleğinin yanı sıra hocalık yapıp, televizyon programlarında yer alan, sayısını hatırlayamadığı kadar çok sayıda bilimsel yazı ve makaleye imza atmış bir isim. Bir dönem Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde Başhekimlikte yapan Prof. Dr. Arif Verimli hocayla en çok göç alan 'İstanbul'un Ruhunu' Yeni Şafak okurları için Fasl-ı Kelam ettik.

Bitirdiğiniz Bursa Tıp Fakültesi daha önce İstanbul'da mı eğitim veriyordu?

Evet, biz, Bursa Tıp Fakültesi öğrencileri, İstanbul Tıp Fakültesiyle birlikte eğitim alıyorduk. Bursa'da Tıp Fakültesi açılınca, Bursa'ya taşındık. İstanbul Tıp'la, Bursa Tıp'ı öğrenciler kıyaslayınca büyük bir kısmı İstanbul Tıp'a geri döndü. Biz beş arkadaş Bursa Tıp'ta kalmayı tercih ettik.

Ülkemizde bir çok genç üniversite okumak için İstanbul'daki üniversiteleri tercih etmesinin psikolojik nedeni ne?

İstanbul'da okumak öğrenciler için farklılık. Üniversiteyi bitirince kişiler ya meslek alanında ya kültür alanında bir kazanç sağlar çünkü her üniversite her zaman meslek vermez. Önce bu ayrımı çok iyi bilmek lazım. Üniversiteye başlamak meslek edinmeye denk değildir. Üniversitede bazı alanlarda kültür edinme yeridir. Mesela felsefe okursunuz, felsefi bilgilerle dolarsınız ama elinizde meslek olmaz. Dolayısıyla üniversite eğitimleri insanlara yaşamayı, bağımsızlaşmayı öğretir, kişiliğini daha iyi yapılandırır. Bunları yaparken ailenizden uzakta, öğrenciler arasında yaşama sitilini edinirsiniz. Giyim kuşam, konuşma, lisan üniversitede değişir. Bu bağlamda İstanbul gibi büyük kentlerde gelişmiş üniversitelerde okumak, daha ünlü hocalardan ders almak, daha farklı bir yaşam kültürü geliştirmek, özellikle kırsal kesimli bizim ülkemizde kentsel değişimi sağlaması açısından önemli bir eğitim aracıdır.

İstanbul'a okumaya gelen gençlerde uyum sorunu oluyor mu?

Evet, küçük şehirlerden gelen gençlerde ilk başta İstanbul'la uyum çabası olur. İlk yıllarını bu çabayla geçirirler. Sıla hasreti çekerler, aile özlemi çekerler ve bu durumdan kurtulmak için sık sık ailelerini ziyaret ederler. Üniversitenin ikinci ya da üçüncü sınıfından sonra bu hasret yavaş yavaş biter ve uyum sağlamaya başlarlar.

İstanbul'da okumaya gelen gençlerin psikolojik olarak sıkıntıya girmemesi için ne yapmaları gerekir?

Artık ulaşım çok değişti. Her yere daha hızlı ulaşılabiliyor. Bizim öğrencilik yıllarımızda daha zaman alıyordu bu durum, hem de pahalıydı. Günümüzde ulaşım araçları, uçak olsun, otobüs olsun daha fazla ve daha ucuz. Bu yüzden ilk yıl daha çok ailelerini ziyaret etsinler çünkü zamanla doyarlar ve bu büyük kente uyum sağlarken psikolojik sıkıntıya girmezler.

Öğrenciler strese girmemeleri için nasıl davranmaları gerekir?

Ergenliklerinin ikinci döneminde çocuklarımız üniversiteye başlarlar. Ve ergenliğin sonlarını üniversitede geçirirler. Karakter aşamaları tamamlanma noktasına gelmiştir. Dolayısıyla kendi memleketlerinden arkadaşlarla görüşmeleri gerekir ve görüşürlerde. Aynı memleketten okul arkadaşları birbirlerini daha sık arayarak görüşüp konuşurlar yani gettolaşarak varlıklarını korumaya çalışırlar. Bu durum bir süre sonra dağılmaya başlar. Dağılan bu gurup yavaş yavaş İstanbul'un içine sızmaya başlar ve aradaki fark kaybolur.

RUHSAL HASTALIKLARINI BİR BOMBA GİBİ DÜŞÜNMEMEK GEREK
İstanbul gibi büyük ketler ruhsal hastalıklara gebedir diyebilir miyiz?

Bunu söylerken bir takım bilimsel verilere dayanarak söylemek gerekir. Kırsal alandan kentsel alana, metropollere göçüş aşamasında metropollerin, ruhsal anlamda insan üzerinde oluşturduğu baskı daha fazladır, stres diğer şehirlere göre daha fazladır, kompetisyon daha fazladır. Bu durumda psikolojik, psikiyatrik problemlere İstanbul gibi mega ketlerde orantısal olarak çok daha yoğunluk kazandırır.

İstanbul'da yaşamamıza rağmen bu yoğunluğu göremiyoruz. Neden?

Kırsal alanlarda ruhsal hastalıklar daha fazla göze çarparken, kentsel alanda özellikle anne, babasının korumasının dışına taşmış genç insan, sayıca daha fazla olmaya başlar. Kırsal alanda bu tür insanların daha çabuk dikkat çekmelerine rağmen, İstanbul gibi büyük metropolde dikkatleri çekmeyip, gizlenirler. Büyük kentlerde kişi daha yalnızdır, sosyal yardımlaşmanın da azaldığı bir noktaya gelirsiniz, diğer insanların müdahalesi olmaz ve bu durumda ruhsal sorunu olan kişileri görünmez yapar.

Sizce, bahsettiğiniz "görünmezlik" İstanbul halkını tedirgin etmiyor mu?

Bütün dünyada bu görünmezlik vardır. Bakın verilere dayanarak söylüyorum İrlanda'da da ya da New York gibi şehirlerde aynı durum söz konusudur. Ruhsal hastalıklardan bir tehlike beklendiği zaman insanlar tedirgin olurlar. Oysa ki ruhsal hastalıkları bir bomba gibi düşünmemek lazım, böbrek hastalığı gibi düşünmek gerekir. Ruhsal hastalıklar insanların bir parçasıdır. O kadar çok sosyal şeyler vardır ki toplumda. Mesela, ruhsal rahatsızlığa sahip olan insanın, sosyal bir etiketlenmesi vardır. Akıl hastasına toplumun bakışıyla, ülser olana bakışı arasında fark vardır. Genelde sağlıklı varsaydığımız toplum, akıl hastalıklarına sahip olanlardan tehlike beklemektedir ve tehlikeyi bekleme yanılgısıyla tehlikeyi beklerler, yanlış biçimde beklerler ve içlerine almazlar. Bu çok yanlış bir kanıdır. Bu durum, İstanbul gibi büyük kentlerde Anadolu'daki kadar tedirginlik yaratmaz, klinik tablo tıraşlanır.

Ruhsal sıkıntısı olanların büyük şehirlerde yaşaması daha faydalıdır diyebilir miyiz?

Tabii ki diyebiliriz. İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşamak daha faydalıdır. Sanat, sanayi, iş dünyası, hizmetler büyük kenttedir. Dolayısı ile insanların iş bulma, konaklama imkanları çok fazla oluyor büyük şehirlerde. Ruhsal problemi olan insanların toplum içinde bir etiket yemeden yani sınıflandırmadan, diğer insanlarla eşitmiş gibi yaşamasına olanak sağlar İstanbul gibi şehirler, kişileri dışlamaz.

5 BİN YILLIK GEÇMİŞİ VAR
O zaman İstanbul'da ruhsal hastalıkların fazla olma nedeni, bu tür rahatsızlıkları bulunanların kaçış yeri olması mıdır?

Evet, dışlanma olmadığı için İstanbul'la akım olur. İstanbul cazip hale gelir. Bu durum bir tek bizim ülkemizde geçerli değildir, dünyada da böyledir. Kırsal kesimde bu tür rahatsızlıkları barındıran insanlar yavaş yavaş İstanbul gibi büyük şehirlere gelirler. Önemli bir çalışmanın yorumundan edindiğim bilgiyi size aktarıyorum.

İstanbul'da psikolojik yönüyle yaşam nasıldır?

İstanbul'da yaşam streslidir, sıkışıktır. Hayatı sıkıştırır, ruhsal durumu sıkıştırır. İnsanın moral durumu, duygusal durumu, ağır stresler etkisi altında kaldıkça insan ezilir ama buna karşın bu durumu aşacak olanaklar da sağlar İstanbul. Hem alır, hem verir.

İstanbul'da yaşamanın ruh sağlığımız açısından olumsuzlukları nelerdir?

Tartışmasız, İstanbul'da yaşamanın ruhsal durum açısından gerginleştirici, daha öfkeli, daha reaksiyoner yapan yanı mutlaka var. Büyük metropoller, trafik alanında, çalışma alanında, ulaşma alanında hayatı zorlaştıran faktörlerdir.

Olumlu etkileri nelerdir?

İstanbul'un, sağlık hizmetleri çok gelişmiştir, her alanda daha iyi yetişmiş kadroları çabuk bulursunuz, sosyal ve kültürel etkinlikleri fazladır, eğlence mekanları fazladır, daha kolay iş bulursunuz gibi olumlu özelliklerini sayabiliriz. İstanbul'da sorunlarınız daha çabuk çözülür Anadolu'ya göre. Denize karşı bir iskemle atıp, çay içebilmenizin mümkün olduğu bir yer. Bizler işin çok farkında değiliz ama şöyle düşünün, New York'un kurulma tarihi üç yüz yıllıkken, bizim oturduğumuz İstanbul beş bin yıllık bir geçmişe sahip. Biz medeniyetlerin yaşadığı yerde yeni bir medeniyet olarak yüz yıllardır yaşıyoruz.

İstanbul, insanların birbirine "selam" verdiği günlerine ne zaman döner?

Hiçbir zaman o günlere geri dönemeyeceğiz. 'Bir suda, bir kere yıkanılır' diye bir söz vardır yani akan zaman geçmiştir. İnsanlar değişecek, kentler değişecek, zihinler değişecek, yaşayış değişecek; dolayısı ile yeni yeni yaşam olanakları ele geçtikce ve onu geliştirdikçe, yeni gelişen yaşam asla geçmişteki gibi olmayacak.


İstanbul'da kadınlar toplum hayatına mutlaka katılmalı
İstanbul gibi büyük kentlerde, aile yapısının şekli psikolojik olarak kişileri etkiler mi ?

Büyük kentlerde genellikle sosyolojik alanda küçük çekirdek aile ön plandayken, küçük şehirlerde eski tip akraba ilişkileri ön planda. Büyük kentte, gökdelenlerde tesadüfen tanışmış insanlardan oluşan topluluklar var. Küçük şehirlerde ise güven içinde aynı mahallede torunlarıyla birlikte yirmi yıldır yaşayan insanlar var. Bu iki ailenin sosyolojik yapısı çok farklıdır. Büyük kentlerde insanlar daha bireyseldir, daha çok güvensizdir, küçük kentlere göre daha tetikte yaşarlar.

Değerlerde değişme olur mu?

İstanbul gibi şehirlerde estetik değerlerde ,beğenide, ilgide, zevklerde de gelişme olur, farklılık olur. Anadolu'nun küçük yerlerinde önemli olmayan bazı ince değerlerin burada çok daha fazla değerli hale geldiğini görürüz. Örnek verecek olursak, bir bayan sinemaya gidelim demiştir, eşi gitmemiştir. Anadolu'da böyle bir şey söz konusu bile olmaz. Giyimden kuşama kadar giderek değişen, estetikleşen entelektüel yaşam şekli büyük şehirde değerli olmasına rağmen bu küçük şehirde önemsenmez.

İstanbul'da en çok görülen ruhsal hastalıklar nelerdir?

İstanbul'da en çok görülen ruhsal hastalıklar; Yaygınlaşmış endişeli bozukluk, arkasından panik hastalık, üçüncü olarak somatizasyon dediğimiz hasta olmayan bedensel yakınma, son olarak da depresyondur.


İstanbul'da hasta etiketlenmeden yaşar

Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli ruhsal sıkıntı yaşayanlar için İstanbul'da yaşamanın avantaj olduğunu söyleyerek, ”İstanbul gibi büyük şehirler ruhsal problem yaşayan insanların etiketlenmeden, diğer insanlarla eştmiş gibi, dışlanmadan yaşamasına olanak sağlar” diye konuşuyor.



Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026