Ne zannediyordunuz?
Hayır, gerçekten merak ediyorum. Ne zannediyordunuz?
Mısır"da sizin kurduğunuz "demokrasi sandığı" oyununu İhvan-ı Müslimin kazanınca, "bizim demokrasimiz bize kadar, size lahananın kökü kaldı" diyeceksiniz ve biz susacağız. Öyle mi?
Libya"da bin yıllık diktatörü devirince sesiniz çıkmayacak. İşinize gelecek hatta. Fakat ülkenin geleceğinde Müslümanların söz sahibi olacağını ön görünce "burası üçe bölünse fena olmaz" diyeceksiniz ve biz susacağız. Öyle mi?
"Azınlık bir azgınlık" olarak dünyanın çıbanı durumuna gelen terör devleti İsrail, kimin kaçırdığı, kimin öldürdüğü belli olmayan 3 askeri için Gazze"mizi kardeşlerimizin başına yıkacak ve biz susacağız. Öyle mi?
İsrail denen terör örgütü çoluk çocuk demeden katliam yapacak. Sizin örgütleriniz, kurumlarınız, devlet yetkilileriniz "İsrail kendini savunma hakkını kullanıyor" diyerek bizimle dalga geçecek ve biz susacağız. Öyle mi?
İsrail, Mescidi Aksa"mızda "namaz kılma yaşı" belirleyecek ve biz susacağız. Öyle mi?
Tel dolapta zıkkımın kökü var. Yer misin?
Aptal mı zannediyorsunuz bizi? "Kendisinden başka hiçbir şeyin, kendisinden başka hiç kimsenin yaşamasına tahammül etmeyen" bu gerzek dünya kurgunuza daha ne kadar tahammül edebileceğimizi düşünüyorsunuz?
Yusuf Kaplan ne kadar da doğru söylüyor. "Dünya, tarihinin hiçbir döneminde zamanın ruhunun tek tipleştirildiği böylesi büyük bir medeniyet krizi yaşamamıştır."
Sizin çizdiğiniz sınırları tanımayan, sizin insanlığa önerdiğiniz "tek yönlü medeniyet algı"sını reddeden, sizin insanlığa önerdiğiniz "vahşi kapitalizm"i lanetleyen, sizin insanlığa önerdiğiniz "küçük balık – büyük balık" düzenine isyan eden milyonlarca insanı daha ne kadar ve hangi yöntemlerle durdurabileceksiniz?
Daha etkili bombalar mı yağdıracaksınız üzerimize? Irak"ta ve Afganistan"da sonuçlarını görmediniz mi?
"Başka şarkılara inanma"nın insanların en temel hakkı olduğunu ne zaman kavrayacaksınız?
Bizi, kolayca ele geçirip ustalıkla yönettiğiniz bir takım "ılık"larla karıştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?
Bizi, kolayca ele geçirip ustalıkla yönettiğiniz bir takım "teröristler"le karıştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?
Anlamıyor musunuz? Gerçekten anlamıyor olabilir misiniz?
Biz, sıradan insanlarız.
Karayız. Kara değilsek esmeriz. Esmer değilsek çekik gözlüyüz.
Ve artık çok sıkıldık.
Sizin, dünyanın ekonomisinin yüzde %86"sını tüketmenizden çok sıkıldık.
Sizin, kafanıza estikçe "terörist var" deyip kardeşlerimizi öldürmenizden çok sıkıldık.
Sizin, saçma sapan yeni dünya düzeninizden çok sıkıldık.
Ve artık sokaklara iniyoruz. Ve artık sokakta, internette, medyada, üniversitede, camide... Bulabildiğimiz her yerde örgütleniyoruz sana karşı durmak için.
İstanbul"da, Saraybosna"da, Beyrut"ta, Kahire"de, Rabat"ta, Londra"da, Paris"te insanlar uyanıyor. Uyanıyor ve direniyor. Direniyor ve özgürleşiyor.
Onları bir araya getiren temel saik, sana olan nefretleri. Görmüyor musun bunu?
Dünyayı bir uçuruma sürüklediğinin, büyük bir felakete doğru ilerlediğinin, yumurtanı pişirmek için yaktığın evlerimizin, şehirlerimizin, ülkelerimizin senin için kabus olacağının farkında değil misin? Rüzgar ekince fırtına biçeceğini hesaplayamıyor musun?
Hadi bütün bunların farkında değilsin diyelim.
Filistin"de "küresel intifada"yı başlatan çocukların gözlerine bakmayı dene hiç olmazsa. Gözlerine bak ve o gözlerin sana ne dediğini hesaba katmaya başla. Yoksa gerçekten telafisi imkansız şeyler yaşayacağız karşılıklı.
Ne diyordu Aramis: "İnsanlara canından başka kaybedecek bir şey bırakmadığın gün, kendi canından korkmaya başla."
Başlıklar :

