Fenerbahçe, Rizespor karşısında iyi oynamadığı, hatta uzun bölümünde ciddi sıkıntılar yaşadığı bir maçı son dakikalarda bulduğu gollerle 3-0 kazandı. Futbolda kötü oynarken de kazanabilmek çok değerlidir. Ancak alınan skor, sahadaki sorunları görmezden gelmek için bir gerekçe olamaz.
Fenerbahçe'de agresifliği, hareketliliği, ön alan baskısını ve ekstra koşuları göremedik. Hatlar arasındaki mesafe açıldı, Rizespor sık sık bu boşlukları değerlendirdi ve Fenerbahçe savunmasının önünde rahatça yerleşti. 83. dakikaya kadar sahada başka, sonrasında başka bir Fenerbahçe vardı. Nitekim gollerin ikisi de bu dakikadan sonra geldi.
Ancak Fenerbahçe, 80 dakika boyunca topun arkasına geçip rakibini bekleyen bir takım görüntüsü veremez. Bu formanın ve bu takımın oyun kimliği bundan fazlasını gerektiriyor.
Bireysel performanslara baktığımızda Kerem'in artık kulübede dinlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bazen bir oyuncuyu kazanmanın yolu ona sürekli forma vermek değil, onu kenarda bekletmektir. Greenwood da bu maç özelinde beklentilerin altında kaldı.
Maçın adamı ise bana göre Ederson'du. Bir kalecinin öne çıktığı maçta takımının 3-0 kazanması, skorun her şeyi anlatmadığının en net göstergelerinden biri.
Öte yandan Asensio'nun dönüşü önemli bir kazanım. Golünü de atarak sahalara döndü. Forma giydikçe ritmini bulacak ve takıma katkısı daha da artacaktır.
Sonuç olarak Fenerbahçe kazandı, üç puanı aldı ve yoluna devam etti. Fakat bu galibiyetin arkasına saklanmamak gerekiyor. Çünkü şampiyonluk yarışında bazen kötü oynarken kazanmak zorundasınız; ancak sürekli kötü oynayarak hedefe ulaşamazsınız. Fenerbahçe'nin skordan bağımsız olarak oyununu yeniden ayağa kaldırması gerekiyor.

