İK'da Yeni Şafak: İnsan Kıymetleri
01:00, 21/02/2011, PazartesiG: Güncelleme: 01:30, 21/02/2011, Pazartesi
Yeni Şafak
İK'da Yeni Şafak: İnsan Kıymetleri
Bu yıl, 'Performansı ortaya çıkarmak ustalık ister' teması ile gerçekleştirilen İnsan Kaynakları Zirvesi 2011 için Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'ndayım. Management Centre Türkiye tarafından 1995'ten beri her yıl gerçekleştirilen ve 2 gün süren etkinliğin ikinci gününe katılma imkânım oluyor. Organizasyon merkezine ulaştığımda Nesim Levi, 'Çalışanlarınızın içindeki gerçek potansiyel liderlikle nasıl ortaya çıkarılır?' başlıklı sunumunu yapıyordu. Bir dönem Profilo'da genel müdürlük de yapmış olan Nesim Levi, sadece performansa odaklanmanın sıkıntılarına dikkat çekiyor ve “Performansı ve insanın kendini iyi hissetmesini dengelemek lazım” diyordu.
8 ayrı salonda paralel oturumların yapıldığı zirvede 25-45 yaş aralığındaki insanların bir o yana, bir bu yana koşturmacası arasında ben de gözüme kestirdiğim başlıkları izlemek için salonumu arıyorum. Bazı oturumlarda hayal kırıklığına uğrasam da, 'Lalalıktan ustalığa potansiyel yönetimi' başlıklı sunumu faydalı bulduğumu belirtmek istiyorum. Lalalık ve mentörlüğü karşılaştıran sunumu, Dr. Mehmet Özyurt, Uğur Zel, Özlem Balkan ve Şebnem Ergül sunuyordu. İkişerli gruplar şeklinde sunuş yapan konuşmacıların her biri, konuya değişik açıdan zenginlik kattı. Dr. Mehmet Özyurt'un, II. Selim'le lalalık uygulamasının son bulduğunu ve bundan sonra Osmanlı'nın çöküşe geçtiğini vurgulaması dikkate değerdi. Aynı oturumda konuşan Şebnem Ergül ise “Performanstan çok potansiyele odaklanmak gerek” diyerek zirvenin temasına başka bir boyut kazandırıyordu. Ergül'e göre İK'nın ana misyonu, yüksek potansiyelli insanları bulmak ve onları geliştirmekti. Eğer insanlar geliştirilirse doğal olarak performansları da ortaya çıkar. Ancak sadece performansa odaklanılırsa, Nesim Levi'nin de dikkat çektiği gibi insana dair başka sıkıntılar ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla Yeni Şafak'ta Perşembe günleri İnsan Kıymetleri adı altında hazırladığımız İK sayfası bu açıdan önem arz ediyor. Çünkü İnsan Kıymetleri, insanı sadece bir performans kaynağı olarak görmüyor, geliştirilmesi gereken bir değer olarak ele alıyor. Kavramın altı henüz dolu değil. Fakat bu, yeni sen-tezlere ulaşmak için çıkılan bir yolculuğun ilk adımı. Gerek zirve sırasında konuştuğum uzmanlardan aldığım olumlu geri dönümler, gerekse günü tamamlamak üzereyken karşılaştığım Türkiye Finans Eğitim Müdürü Dr. İrfan Kurt'un yorumları, doğru yolda olduğumuzu teyit etti. Evet, İK'da Yeni Şafak başladı. Çünkü yaşadığımız küresel kriz, finansın ötesinde boyutları olan aynı zamanda sosyal bir bunalım. G 7 ve G 20 yeni finansal mimari için toplantı üzerine toplantılar yaparken, yeni şirket mimarileri ve organizasyon biçimleri için de farklı gündemler yapmak durumundayız. İşte İnsan Kıymetleri, bu amaca yönelik bir başlangıç. İnsanın insanla ve insanın eşya ile ilişkisine yönelik yeni gündemler oluşturmayı kapsayacak bu yolculuğu siz okuyucularımızla birlikte yapmak istiyoruz.
Her kapıyı açacak 3 kriter
MÜSİAD Eğitim Komisyonu'nca düzenlenen Mesleki Eğitimde Yeni Açılımlar Çalıştayı'nda konuşan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, amaçlarını, “Dünyada çaldığı her kapıyı açabilecek insanlar yetiştirmek” şeklinde özetledi. Bakan Çubukçu, bir gencin çaldığı her kapıyı açabilmesi için gereken nitelikleri de şöyle sıraladı:
1- Dil bilmek,
2- Teknolojiyi kullanmak,
3- Yaşam boyu öğrenme becerisini kazanmak. Çünkü bir insanın hayatı boyunca 7-8 işi öğrenip uygulamak durumunda kaldığı bir çağda yaşıyoruz.
2- Teknolojiyi kullanmak,
3- Yaşam boyu öğrenme becerisini kazanmak. Çünkü bir insanın hayatı boyunca 7-8 işi öğrenip uygulamak durumunda kaldığı bir çağda yaşıyoruz.
Başlıklar :
