İsrail"in her istediğini yapabilmesi arkasındaki ABD ve "Batı" desteğiyle ilgili ama sadece bu kadar değil. İslam dünyasının siyasi bölünmüşlüğü ve teknolojik geri kalmışlığı da İsrail"in elini güçlendiriyor. Otoriter Arap rejimleri ise varlıklarını İsrail"i arkalayan büyük güçlere borçlu olduklarından "Filistin meselesi"nde ölümcül bir ikilem yaşıyorlar. Boyun eğdirdikleri halklar üzerinde baskının şiddetini artırmaktan başka bir şey yapmak ellerinden gelmiyor. Arap kamuoyları tarafından tazyik edildiklerinde bu rejimlerin göstermelik de olsa İsrail"i destekleyen güçlere karşı bazı girişimlerde bulundukları anlar olmuştur. 1967"de, 1971"de Arap rejimleri "petrol ambargosu" tehdidinde bulunmuşlar ama sonunu getirememişlerdi. 1973"de Arap-İsrail savaşı sırasında ABD İsrail"e askeri yardımı artırdığında ise başta Suudi Arabistan olmak üzere Arap rejimleri ambargo kararı almıştılar. Petrolün diplomatik bir silah olarak kullanıldığında ciddi sonuçlar doğuracağı anlaşılmıştı. Bu görece yarar sağlayan "tadımlık" ambargo Arap kamuoyunu teskin etmişti. Petrol ambargosundan daha etkili ekonomik/finansal boykot önerileri ise Suudi Arabistan ve Cezayir tarafından reddedilmişti.
Arap rejimleri petrol ambargosu ile bir şov sahnelemişlerdi. Zira "Soğuk Savaş" dönemiydi ve ABD"nin Akdeniz"deki 6. Filosu ambargo kararı alan Suudi Arabistan ve diğer Körfez rejimlerini "Sovyetler Birliği"nden korumakla görevliydi. ABD için yıkıcı olmayacak bir ambargo Arap rejimlerinin radikal güçler tarafından devrilmesinden daha iyiydi. Arap rejimleri bir taraftan örtülü yollarla ambargoyu gevşetiyorlar, diğer taraftan kamuoyunun gözünü boyayacak siyasi nutuklar çekmeye devam ediyorlardı. Ufak tefek tavizler elde ederek bu ambargo oyununa son vermenin vakti gelmişti. Ambargo kararının alınmasında başrol oynayan Mısır diktatörü Enver Sedat şimdi ambargonun kaldırılmasında başı çekiyordu. Sedat"a göre ambargonun devam etmesi Arap çıkarlarına zararlı olmaya başlamıştı. Hem ambargo kalkmadan ABD"nin "bölge barışı" için yapabileceği pek birşey yoktu. Bu riyakarlığı Enver Sedat"a Amerika ile(ve daha sonra İsrail ile) işbirliğinin kapısını açtı. Suudi Arabistan ve Kuveyt de ambargonun ABD"nin öfkesini kabartacak boyutlara ulaşmasını istemiyordu. Dünya sisteminin jandarması ABD, Körfez rejimlerinin de hamisiydi. Nihayet Arap petrol bakanları ancak birkaç ay süren ambargoyu kaldırdılar. Parti bitmişti.
Bugünden geriye baktığımızda 1973"teki ambargonun Filistinlilere gerçek bir yarar sağladığını söyleyemiyoruz ama sahnelenen şov Arap kamuoyunu hakikaten büyülemişti. İşin aslı, petrol ambargosu doğru ve kararlı biçimde kullanıldığında İsrail"i arkalayan devletler nezdinde ciddi sonuçlar doğuracağı aşikardır. Bunu uygulayacak bir irade petrol zengini Arap rejimlerinde şimdilik mümkün görünmüyor. "Arap Birliği", " İslam İşbirliği Teşkilatı" yahut diğer zeminlerde "petrol ambargosu" dahil ciddi, etkili, caydırıcı önlemler gündeme getirilmelidir. Arap kamuoyları Arap rejimlerini ciddi tavır almaya zorlamalıdır. İsrail"i arkalayan devletler de Filistinli çocukların katledilmesinin bedelinin kendilerine pahalıya patlayacağını bilmeliler. İsrail saldırganlığını meşru görmek İsrail"i daha fazla Filistinliyi öldürmeye teşvik ediyor. Batı dünyasının vicdanlı insanları rejimlerini bu utanca ortak olmamaları yönünde tazyik etmeliler. İnsanlık vicdanı İsrail gibi azgın militer bir devletin utancını daha fazla çekemez.
Başlıklar :

