Büyük bir kitap fuarı... Büyük yayınevlerinin ''stant'' dedikleri fakat kimi zaman standart dışı olabilen, gösterişli kitap tezgâhları...
Büyük büyük yazarlar ve çizerlerin imza günleri...
Yazar, yayıncı ve okur buluşmasının yaşandığı tılsımlı vakitler.
O meşhur üçgen.
Masa kurulmuş, iskemleye meşhur yazar oturmuş.
Masanın üstü kitaplarla dolu.
İki yanda kitaplar dizili.
Uzun bir kuyruk.
Okurlar kitap imzalatmak niyetiyle sıraya girmişler.
Kitaplarını imzalatanlar hemen çekip gitmiyor; biraz yan tarafa çekilip bir süre bekleşiyorlar.
Meşhur yazarın okurlara nasıl kitap imzaladığını, onlarla birkaç cümleyle de olsa neler konuştuğunu duymak için.
''Efendim isminiz?''
''Aylin hocam.''
''Aydın mı?''
''Aylin, Aylin...''
***
''Ay gördün mü kız, adamda ne nezaket var. Sen kalk koca adam, lise talebesi kıza efendim de, isminiz de.''
''He valla doğru söyledin de, kulakları biraz ağır mı işitiyor ne?''
O SEN MİYDİN YAHU?
O sırada orta yaşlı bir adam, meşhur yazara kitabını imzalattıktan sonra şöyle söylemiş:
''Efendim, bilmenizi isterim ki bendeniz sizi senelerdir takip ederim. Bütün kitaplarınızı büyük bir hayranlıkla okudum. Hatta hiç unutmam, ilk kitabınızı da almıştım.''
Meşhur yazar, bir anda dikkat kesilmiş.
Gözlüğü çıkarmış gözünden.
Öteki gözlüğünü takmış.
Ayağa kalkmış.
''Demek o sendin?'' demiş ve sadık okuruna sarılmış.
***
Anlayan elbette anladı.
Şu mubarek günde anlamakta sıkıntı çekenler için kısa bir açıklama yapalım.
Meşhur yazarın yıllar önce basılan ilk kitabından ülke çapında sadece bir nüsha satılmış imiş.
ESKİ BİR OKURUN, BARLAS''A SORUSU
Bilirsiniz, belli futbol takımlarının efsane oyuncuları olmuştur tarih boyunca.
Fenerbahçe''nin, Galatasaray''ın, Beşiktaş''ın, Trabzonspor''un...
O futbolcular içinde iki takımda oynayanlar da bulunur.
Ancak üç büyüklerde birden oynayan pek azdır.
Dört büyük takımın hepsinde oynamış oyuncu sayısı ise yalnızca 2''dir.
Mehmet Barlas, Akşam''dan Sabah''a, ülkenin bütün gazetelerinde yazmış nadir yazarlardan biridir diyeceğim, çarpık olacak.
Başka bir örneği yok.
Cumhuriyet, Miliyet, Güneş, Hürriyet, Türkiye, Zaman, Yeni Şafak... Sayabildiğiniz kadar sayın, her birinde bir dönem yazarlık ve/ya yöneticilik yapmıştır.
Bir gün karşılaştığı bir okur, şöyle söylemiş Barlas''a:
''Üstadım, sizi senelerdir aksatmadan takip ederim. Hiç kaçırmam. Şimdilerde hangi gazetedesiniz?''
BARLAS''TAN CEMAATE SORULAR
Barlas dünkü yazısında ''Türkiye''deki AK Parti iktidarının mitinglerini Hitler''in Nazi Partisi''nin gösterilerine benzeten ve ünlü sanatçıların imzaladığı bildiri, neden sadece The Times''da yayınlandı?
İngilizce yayın yapan ve üstelik Türklerin daha fazla okudukları Cemaat''in yayın organı Today''s Zaman''da yayınlanmadı bu bildiri?'' şeklinde peşpeşe iki soru sorduktan sonra üçüncü soruyu da nazikçe yöneltiyordu:
''Anlamakta zorlandığım durumlardan biri de Cemaatin yayın organlarının Gezi Parkı eylemleri süresince tencere ve tava gürültüsüne kendilerine neden böyle fazlaca kaptırdıklarıdır?''
***
Efendim...
Dilim döndüğünce izah etmeye çalışayım.
Bir puro nasıl ki bazen sadece bir purodan ibaret ise...
Bir cemaat de ''bazen'' sadece bir cemaattir.
Başlıklar :

