
Sürekli varmak istediğimiz yerlere konsantre olduğumuz için nereden başladığımızı unutuyoruz. Varmayı umduğumuz yerlere varamadığımızda geri dönebileceğimiz bir yer de kalmıyor bu durumda!
Ben porselen bir tabak olsam, kucağıma bırakılan bir avuç kiraz için çok minnettar olurdum.
“Ne kadar büyümüşsün!” dedi yaşı ilerlemiş olan. “Bana yaşım büyüdükçe küçülüyormuşum gibi geliyor!” dedi tedirgin ve daha genç olan.
Bir sabah uyanıp en yakın ekranı uyandırdığımızda yapay zekanın bize sorduğu bir soruyla karşılaşmaktan korkmaya başladım. Böyle bir şey kafamın içindeki her şeyi birbirine katabilir.
Bir tabak kirazın herhangi bir liderler zirvesinden çok daha önemli bir şey olduğunun hepimiz farkında olmalıyız, bu tartışmaya tamamen kapalı bir konu!
İyilik yapmak için projeler geliştiren insanlara saygı duyuyorum ama iyilik yapmak için projelere ihtiyacı olmayan insanları üstüne bir de seviyorum.
Üstad Andrey Tarkovski, ‘Mühürlenmiş Zaman’da hayata modern ezberlerden çok daha başka, çok daha esaslı bir yerden bakıyor: “Hayat, var olmak için kendine koyduğu hedeflere uygun bir ruh geliştirmesi için insana tanınmış bir süreden başka bir şey değildir ve insan bu gelişimi gerçekleştirmek zorundadır. Hayatımızın sıkıştırıldığı o acımasız derecede dar çerçeve, bizim kendimize ve diğer insanlara olan sorumluluğumuzu açıkça gözler önüne serer.”
“Hiç Tarkovski filmi izledin mi?” diye sordu gözlüklü olan. “Sıkıcı dediler” dedi gözlüksüz olan ifadesiz bir yüzle. Oysa can sıkıntısı, adı üstüne candan bir faaliyetti!
Bir tabak kirazın tadının Dünya Kupası’nın oynanmadığı yılarda da aynı güzellikte olduğunu biliyor muydunuz?
Muhtemelen hiç kimsenin katılmayacağı bir fikrim var; bence insanların ihmal edilebilir şeyler listesinde, çok önemli şeyler listesinden çok daha önemli şeyler var.
Hiç uğraşmayın, yapabildiğiniz en komik espri bile sıkılmış bir limonun keyfini yerine getiremez!
Bilirkişi diye bir laf var ya, bu, insanlığın icat ettiği en sinir bozucu şeylerden biri! Onların varlığı hepimizin boynuna otomatik olarak ‘bilmez kişi’ yaftası asıyor.
Yazı yazarken kiraz yemeyi alışkanlık haline getirmemeliyim; birkaç çekirdek yutmaktan bir şey olmaz ama tabağa çıkardığım üç beş kelime beni gerçekten çok düşündürüyor!
Biri size hiç de rasyonel düşünmediğinizi söylerse bunu bir iltifat kabul edin, o kişinin elini sıkın ve bir daha da onunla görüşmeyin!
“Ah, bu sağlıklı düşünen, iyi ve üretken insanlar! Onları her zaman, bir gün sonra kuruyacağından habersiz, güneşin ısıttığı çok sığ bir yağmur birikintisinde güle oynaya kuyruklarını sallayan kurbağa larvalarına benzetirim” diyor derinlik psikolojisinin psikiyatrı Carl Gustav Jung, ‘Anılar, Düşler, Düşünceler’ ismini verdiği kitabında.
Sevdiğimiz birine hediye etmek üzere artık kırlardan çiçek toplayamıyoruz; çünkü kırları toplayıp kaldırdılar hayatımızdan.
Sevgilerin bu kadar güdükleştiği bir zamanda birini çiçek alacak kadar sevmeye bütçemiz de elvermezdi zaten!
Çiçek açabilseydik biz de az biraz, elbet bizim dallarımızı da basardı kiraz!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.