Açar, geniş zaman.
Açtı değil, açıyor veya açmış değil.
İzmir halkı o çiçekler açar diye, açsın diye çok bekledi. Ümit etti, hasret çekti fakat çiçeklerin açtığını göremedi.
Hizmet beklentisi bir türlü gerçekleşmedi.
Deniz koktu, caddeler göle döndü, trafik aksadı, her tür belediye hizmetinde aksama yaşandı fakat hep aynı partiye oy verdi.
Gırtlağa kadar batsak da başkasına oy vermeyiz diye açık açık beyan ettiler.
Halk, oyunu değiştirmedi ama oy verip seçtikleri başkan parti değiştirmeyi gerekli gördü.
Artık beklentilerin gerçekleşme yolu açılacaktır.
Yalnızca dağlarında değil, İzmir’in her tarafında çiçekler görülecektir.
Kısacası, açsın artık.
Söylenen marşlar boşa gitmiş olmasın.
ÖZEL’E TAVSİYE
Özgür Bey, iki yıl önce Cemil Tugay’ın büyükşehir adaylığını kürsüden duyururken, sağındaki kişiyi kolundan tutup çekmiş, elini havaya kaldırmaya çalışmıştı. Fakat Cemil Tugay solunda duruyordu. Gülüşmelerle geçiştirildi. Ufak bir yanlışlık diye bakıldı.
Bugünlerde Özgür Bey çok sinirli. İsim vermeden gidenlere “hain oğlu hain” dedi.
Fakat gözden kaçmaması gereken bir ayrıntı var. Cemil Tugay CHP’den istifa etti. Bağımsız bir başkan. Yeni Parti’ye geçmedi. Beklenti o yönde olabilir ama oranın bir neferi değil.
Özgür Bey çok heyecanlı. Ani sinirleniyor. Şekeri mi vardır nedir. Biraz sükûnet iyi gelir.
Eğer tavsiyemize uyarsa, bundan sonra başka birinin kolunu tutup havaya kaldırmaya çalışmaz ve kendi partisinde olmayan birinin başka bir partiye geçmesi hâlinde öfkelenip hain ilan etmez.
“Teyzem bana şöyle dedi” iyi damar ama bir de enişteye sormak gerek.
BİTMEYEN SAVAŞ
Savaş bitince petrol fiyatlarının düşeceğini söyleyen Tramp’a hatırlatmak gerek.
Bitmeyen savaş icat edildi. Kaybolmayan sakız gibi.
Günümüzün savaşları artık bitmek bilmiyor.
Tam bitti derken yeniden alevleniyor.
*
İran’da savaşı kazandığını iddia eden Tramp, zafer beklediğini söyleyince kafalar karıştı.
Savaşı kazandıysan, zaferdir zaten.
Hâlâ zafer istiyorsan, savaşı kazanmamışsın demektir.
MİLYARLAR HAVADA UÇUŞUYOR
Son dönemde o kadar çok “kaynağı açıklanamayan para” ele geçiriliyor ki para sayma makinelerinin satışı artmış olmalı.
Milyonlar, milyarlar havada uçuşuyor.
Her yastığın altından, kasadan, minderden, raflardan, gizli bölmelerden, arabaların bagajlarından, çuvallardan, çantalardan, deste deste para çıkıyor. Petrol fışkırır gibi.
Balya balya paralardan kuleler yapılıyor. Saymak başlı başına bir iş.
O kadar paraya makine mi yeter?
*
Suçlananların neredeyse hepsi, suçlamaları kabul etmeyip safça itiraz etseler de Masak kayıtları ortaya dökünce, banka hesaplarındaki akışlar incelendiğinde, paraları iç etmekten başka bir de yalan söyledikleri ortaya çıkıyor.
Siyasiler, memurlar, mafya müsveddeleri, hakemler, sanatçılar,
Kaç kişi temiz kaldı?
MAKAS
Bir de makas konusu var.
Her açılışta kurdele kesenlere makaslar hatıra olarak veriliyor.
Biri merak edip araştırmaya kalksa, kaç makasın hatıra olarak hediye edildiğini sayamaz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı her tesiste kurdeleyi kestikten sonra makasla beraber yanındaki görevliye uzatıyor.
O makas ve kurdelelerden bir müze oluşturulsa, her birinin üstüne nereye ait olduğu yazılsa, müzeyi gezmesi her birini incelemesi saatler sürer.

