Beşiktaş, Crystal Palace karşısında yalnızca 2-2'lik bir beraberlik almadı; aynı zamanda Vincenzo Italiano'nun takım üzerindeki etkisini ve çözmesi gereken sorunları da gözler önüne serdi. Trabzonspor maçına göre ilk 11'de sekiz değişikliğe giden İtalyan teknik adam, Premier Lig temsilcisi karşısında rotasyona rağmen oyun anlayışından vazgeçmedi. Wilfred Ndidi'nin golüyle ilk yarıyı önde kapatan siyah-beyazlılar, ikinci yarıda kısa sürede yediği iki golle geriye düşse de Junior Olaitan'ın kritik golüyle bir puanı kurtardı. Bu maç, Beşiktaş'ın oyun kimliği oluşturma yolunda ilerlediğini gösterirken kadro derinliği ve savunma güvenliği konusundaki soru işaretlerini de artırdı.
Rotasyon bir tercih değil, zorunluluk. Yoğun fikstürde oyuncuların fiziksel durumunu korumak isteyen Italiano'nun bazı isimleri dinlendirmesi anlaşılabilir. Ancak asıl mesele, değişen kadronun saha içindeki organizasyonu ne ölçüde koruyabildiği. Tiago Djalo'nun pas hatasının gole dönüşmesi ve Ümit Akdağ'ın kırmızı kartla oyun dışında kalması, Beşiktaş'ın kırılma anlarında yaptığı bireysel hataların ne kadar pahalıya mal olabildiğini gösterdi. Üstelik siyah-beyazlılar, son altı maçının hiçbirinde kalesini gole kapatamadı. Sezon başında savunma disipliniyle öne çıkan takımın bu görüntüsü, artık tesadüfle açıklanamayacak bir soruna dönüşüyor.
Avrupa Ligi'nde ilk iki maçını kazanan siyah-beyazlılar, Crystal Palace beraberliğiyle puanını 7'ye yükseltti ve gruptan çıkma iddiasını sürdürdü. Italiano'nun da belirttiği gibi, Avrupa'da ilk 8 ya da ilk 24 hedefi için daha fazla puan gerekiyor. Ancak bunun yolu yalnızca hücumdaki üretkenlikten değil, rakibe hediye edilen pozisyonları azaltmaktan geçiyor.
Beşiktaş'ın önünde iki ayrı sınav var: Bir yanda yoğun fikstürü yöneterek Avrupa'da yoluna devam etmek, diğer yanda savunmada kaybolan güveni yeniden kazanmak. Italiano'nun rotasyon yapması kadar, farklı oyuncularla aynı oyun disiplinini sahaya yansıtabilmesi de önemli. Crystal Palace karşısında alınan bir puan küçümsenmemeli; fakat iki golle öne geçme fırsatı yakalayabilecekken kısa sürede geriye düşmek de görmezden gelinmemeli. Beşiktaş'ın bir hoca takımı olma yolundaki en önemli göstergesi, yalnızca planını uygulaması değil, işler ters gittiğinde de oyunun kontrolünü elinde tutabilmesi olacak.

