İnsan neden huzuru bulamıyor?

04:00, 21/08/2026, Cuma
Yeni Şafak
İnsan neden huzuru bulamıyor?
İllustrasyon: Cemile Ağaç Yıldırım.

İmkânlarımız çoğaldı, fakat huzurumuz artmadı. İslam, insanın aradığı sükûneti eşyanın çoğalmasında değil, kalbin Rabb’iyle kurduğu ilişkide bulabileceğini hatırlatıyor. Huzur, hayatın bütün sıkıntılardan arınması değildir. Asıl huzur, değişen hayat karşısında insanın dayanacağı sağlam bir merkeze sahip olmasıdır.

Modern insanın imkânları çoğaldıkça huzursuzluğu da büyüyor. Daha hızlı yaşıyor, daha çok tüketiyor, daha fazla seçeneğe sahip oluyoruz; fakat bütün bunlar kalbin aradığı sükûneti getirmeye yetmiyor. İslam ise insana huzuru dışarıda değil, önce kendi içinde ve Rabb’iyle kurduğu ilişkide aramasını öğütlüyor.

ÇOK ŞEYİN İÇİNDE KENDİNİ KAYBETMEK

Bugünün insanı hiç olmadığı kadar imkâna sahip. Dünyanın bir ucundaki habere birkaç saniyede ulaşabiliyor, istediği ürünü bir tıkla satın alabiliyor, insanlarla sürekli iletişim hâlinde kalabiliyor. Buna rağmen modern insanın en büyük şikâyetlerinden biri huzursuzluk.

Çünkü insanın ihtiyaçları ile arzuları birbirine karışmış durumda. Daha fazlasına sahip olmak, daha mutlu olacağımız düşüncesini besliyor. Oysa her yeni sahip oluş, beraberinde yeni bir beklenti getiriyor. Böylece insan, sahip olduklarının tadını çıkarmak yerine sahip olamadıklarının peşinden koşuyor.

Kur’an-ı Kerim’in “Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur” (Ra’d, 28) buyruğu tam da bu noktada insanın yönünü yeniden tayin ediyor. Huzurun kaynağı eşyanın çoğalması değil, kalbin anlamla buluşmasıdır.

HER ŞEYİ KONTROL ETME ÇABASI

Modern insanın huzursuzluğunu artıran bir başka mesele de hayatın her alanını kontrol etme isteği. Geleceği planlamak, bütün ihtimalleri hesaplamak ve belirsizlikleri ortadan kaldırmak istiyoruz. Oysa hayat, insanın bütün hesaplarına sığmıyor. Ne kadar tedbir alırsak alalım, sonucu belirleyemediğimiz durumlarla karşılaşıyoruz.

İşte tevekkül, insanın tam da bu noktada yükünü hafifletiyor. Tedbiri elden bırakmadan sonucu Allah’a bırakabilmek, insanın her şeyi kendi omuzlarında taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Çünkü tevekkül, sorumluluktan kaçmak değil; sorumluluğunu yerine getirdikten sonra insanın gücünün sınırlarını kabul etmesidir.

HUZUR, HER ŞEYİN YOLUNDA GİTMESİ DEĞİLDİR

İslam’ın sunduğu huzur anlayışı, hayatın bütün sıkıntılardan arınması anlamına gelmez. Mümin de kaybeder, üzülür, bekler, hastalanır, imtihanlardan geçer. Fakat bütün bunların içinde kendisini sahipsiz hissetmez.

Tevekkül burada önemli bir dayanak hâline gelir. Tevekkül, hiçbir şey yapmadan sonucu beklemek değil; insanın elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakabilmesidir. Bu teslimiyet, insanı hayatın kontrol edemediği tarafları karşısında tüketen kaygıdan korur.

KALBİN YÜKÜNÜ HAFİFLETMEK

Huzurlu bir hayat için yalnızca dış dünyayı değiştirmek yetmez. Bazen insanın asıl ihtiyacı, taşıdığı yükleri azaltmaktır. Kanaat, şükür ve sabır bu bakımdan yalnızca ahlaki erdemler değil, insanın ruhunu ayakta tutan imkânlardır.

Kanaat, daha azına razı olmak değil; sahip olduklarının kıymetini bilmektir. Şükür, hayatın eksiklerine değil nimetlerine de bakabilmektir. Sabır ise zorluk karşısında dağılmadan yoluna devam edebilmektir.

Bunun için huzur, yalnızca büyük kararlarla değil, gündelik hayatın küçük alışkanlıklarıyla da inşa edilir. Güne şükürle başlamak, bir an için sessiz kalabilmek, yapılan işin hakkını vermek, insanlarla ilişkilerde ölçüyü korumak ve günün sonunda kendini hesaba çekmek kalbin dağınıklığını toparlayan adımlardır. İnsan, sürekli dışarıdan gelecek bir mutluluğu beklemek yerine kendi iç dünyasını imar etmeye başladığında huzurun ne olduğunu daha iyi fark eder.

SEKÎNETİ YENİDEN HATIRLAMAK

Belki de modern insanın en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden biri sekînettir: Hayatın bütün gürültüsüne rağmen kalbin sükûnetini koruyabilmek.

Bunun yolu, daha çok şeye sahip olmaktan önce neye sahip olduğumuzu fark etmekten geçiyor. Bir dua için durmak, şükretmek, sessizce düşünmek, Kur’an’la yeniden buluşmak ve Allah’a güvenmek…

Huzur, hayatın hiç değişmemesi değil; insanın değişen hayat karşısında dayanacağı sağlam bir merkeze sahip olmasıdır. İslam’ın insana sunduğu sükûnet de tam olarak burada başlar: Kalbin, kendisini yaratan Rabb’ine yeniden yönelmesinde.

Başlıklar :toplumislamaktüel
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026