Erotizm ile pornografi arasındaki fark, ışıklandırmadır.
[GLORIA LEONARD]
İskender Pala, 11 Eylül günü Zaman''da şunları yazdı:
''Erotik denecek kadar müstehcen, ahlak değerlerini hiçe sayan, kadını aşağılayan söylemlerin propagandasını yapan türkülerin ayıklanması bir ihtiyaç değil midir?!''
* * *
Müzisyen Feryal Öney, Pala''ya cevaben, erotik türkülerin masum olduğunu, buna karşılık bazı türkülere de yansıyan erkek şiddetini içselleştirmiş sistemi eleştirmek gerektiğini belirtti. [7 Ekim, Radikal Pazar]
* * *
14 Eylül günü, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, BM Özel Temsilcisi Angelina Jolie''yle görüştü. Şahin''in, beden dilinde ''çaresizlik jesti'' diye bilinen hareketleri dikkat çekti: Bakan, omuzlarını kaldırıp ellerini yukarı açarak güldü.
KONUŞULAMAYANI SÖYLEYEN TÜRKÜLER
Şiir, destan, roman, sinema vb. tüm anlatılar; mahrem ile aleni arasında çift yönlü köprüler kurar.
Türküler bize samimi, güleç, latif bir cinsellik ilham ve telkin eder.
Halk şiirimizin şaşırtıcı kafiyeleri, anlatım sürprizleri bizi gövdemizdeki basınçtan kurtulup özgürleşmeye yöneltir.
Bu şiirlerin ezgilerle bezenmesi, yumuşatılması, tatlandırılması sayesinde de konuşulamayan konular ifadeye kavuşur.
Türküleşmiş, ezgiye serilmiş mısralar evcilleşir.
Melodiler, kelimelerin ışığını ve ısısını dengeler.
* * *
17. Asır''da yaşamış süper şairimiz Karacaoğlan''dan bir dörtlük:
Karac''oğlan söyler karşı kıyıdan
Hicap perdesini kaldır aradan
Seni beni bir Mevla''dır yaradan
Büyüklenme hey kız güzelim deyu
SINIRLARI AŞMADAN KAVUŞMAK
Karacaoğlan, bine yakın erotik şiir yazdı, türkü söyledi.
Saç, göz, dudak, kirpik, ben, boyun, omuz, göğüs, bacak... kadın bedeni hakkındaki tasavvur ve tahayyülümüz bugün bile Karacaoğlan tesiri altındadır.
Karacaoğlan türküleri tüm imparatorluğa medeni cesaret aşıladı.
Sevgililerin 400 yıllık suflörü Karacaoğlan.
Cinsel imaları, işaretleri, ifadeleri tanzim etti büyük ozan.
Sadece o mu? Divan ve halk şairlerinin hemen tümü cilveleşmeyi, şehveti, sevişmeyi estetize ettiler.
Edebiyatımız renkli bir erotizm katalogudur.
Mahremiyeti parçalamadan, sınırları ihlal etmeden [pornografikleşmeden], saldırganlaşmadan sevmenin teknikleriyle doludur.
LASTİK GİBİ KELİMELER
Türkiye''de cinselliğe eşlik eden suçluluk duyguları, utanç, korkaklık, ketumluk, bastırılmışlık ve yasakçılık yüzünden insanlar mahvoluyor.
Tacizler, tecavüzler, hayvanlara musallat olmalar, aile içi cinsel şiddet...
Neden?
Şiirsizlikten, türküsüzlükten.
İskender Pala gibi bir yazarın erotik türkülere değer vermesini umardım. Hâlâ umuyorum.
* * *
Türkçe kelimeler neden lastik gibi? Niye kolayca cinsel anlamlara çekilebiliyorlar?
Türküler sayesinde! Milyonlarca teşbih, milyarlarca ima, trilyonlarca kinaye zihnimizin işleyişini belirliyor.
F TİPİ CİNSELLİK
F tipi, tecride dayalı, somurtkan cinsellik başlı başına bir problem değil mi?
Antarktika''yı, kendi bedeninden daha iyi tanıyan tiplerden toplum olur mu?
İçişleri Bakanı, Karacaoğlan''ı dinleseydi, Angelina Jolie ile daha düzeyli bir ilişki kuramaz mıydı?
Türkülerde, şiirlerdeki cinsel söylem, bağlam, üsluptan nasıl vazgeçebiliriz?.
* * *
Yüzlerce yıl imparatorluk topraklarında gönüllere hükmeden Karacaoğlan, onca erotik şiirden sonra ne söyledi?
Şunu:
Üryan geldim yine üryan giderim
Ölmemeye elde fermanım mı var?
Azrail gelmiş de can talep eder
Benim can vermeye dermanım mı var?
[...]
Bir de bana sevda isnat ederler
Benim Hak''tan gayrı sevdiğim mi var?!
Misal, şu türkü çalınmasın, söylenmesin, duyulmasın mı:
Karanfilin beyazı
Etme bana bu nazı
Ak göğsünün üstünde
Kılsam sabah namazı.
Başlıklar :

