İki tane ‘Ducking’ var…

Ali Saydam
Ali SaydamYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 31/10/2026, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
İki tane ‘Ducking’ var…

İletişim ve ilişki yönetiminde sıkça kullanılan, ancak iki ayrı anlam içeren, İngilizceden çeviri bir kavram vardır: Ducking.

Birinci anlamı, ses mühendislerinin kullandığı bir teknikle ilgilidir. Hani, radyoda spiker konuşmaya başladığı anda arkadaki müzik kendiliğinden kısılır, söz bitince yeniden yükseltilir ya, işte o...

İkinci anlamı ise İngilizce’den “Duck – Ördek” kelimesinden türetilmiş… Çoğunlukla devekuşu için söylense de ördeğin, bütün gövdesi dışarıda kalmasına rağmen kafasını suya gömerek ‘görünmez’ olduğuna inanması ima edilir…

Siyasi iletişimde ve ilişki yönetiminde her iki kavram da bazı durumları anlamak ve anlamlandırmakta çok işe yarar.

Kurama göre, hangi sesin öne çıkacağına, hangisinin kısılacağına karar veremeyen, mesajı gürültüye teslim eder. Eşgüdümlü Mana Yönetimi (Coordinated Management of Meaning - CMM) yaklaşımında buna “baskın bağlam” deniyor.

İkinci anlam ise, sıklıkla kriz iletişimi yönetiminde devreye girer… Hasar çok küçükse konuşmamak gerekir. Aksi halde olmayan krizinizi kendiniz yaratırsınız. Hasar büyükse, krizin büyüklüğü oranındaki bir yoğunlukta, derinlikte ve etkide iletişimin yönetilmesi gerekir. Bu koşullarda “Ducking” yapmak, yani kafayı gömmek; müphemiyeti artıracağı ve bırakılan boşluğu başkalarına doldurma fırsatı vereceği için, kanamanın artırılmasına, itibarın olumsuz yönde etkilenmesine, hasarın kontrolden çıkmasına neden olabilir…

SPK’nın eylül ortasında yedi portföy şirketinin fonlarını tasfiyeye almasıyla başlayan fon krizi yaklaşık 455 bin yatırımcıyı doğrudan etkiledi. Kriz çıkar çıkmaz gündemdeki her şeyin sesi kendiliğinden kısıldı. Birinci anlamdaki ‘Ducking’ bu kez bir iradeyle değil, olayın ağırlığıyla gerçekleşti.

Mağdur yatırımcının duymak istediği tek ses, parasının akıbeti tabii ki. Bu sesin üstüne siyasi polemik, karşılıklı itham ya da genel geçer güvence cümleleri bindirildiğinde mesaj değil parazit üretilir.

Kriz mükemmel yönetiliyor…

Ya farklı aktörlerin sorumluluk alması gereken kriz iletişimi?.. Onların susmasıyla oluşan müphemiyetin neden olduğu boşluğu başkaları kendi ajandalarıyla doldurmakta, özellikle bazı alanlarda ikna kaybına yol açılabilmektedir.

İlişki yönetiminde de durum farklı değildir. “Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir” adlı kitabımızda anlatmaya çalıştığımız tılsım, çoğu zaman kendi sesimizi kısıp karşımızdakinin derdini duyabildiğimiz anda korunur. Müşteri şikâyet ederken savunma yapan marka ile eşi dert anlatırken haklılığını anlatan taraf aynı hatayı yapar: Yanlış sesi öne alır. Peki ya kriz anlarında?.. Birbirlerine özü itibarıyla bir hayli benzeyen eş ve müşteri ilişkilerindeki krizlerde kafayı suya gömmenin bedeli, hayli ağır olabilir…

Özetle mana yönetimi, ne söylediğiniz kadar neyi geri çektiğinizle de ilgilidir. Kritik başarı faktörü, doğru anda sesi kısabilmekle, konuşulması gerektiğinde de ördeklik yapmamakla başlar.

Bir de ‘Millî’ olsaymış…

Siemens Türkiye 27’nci kez düzenlediği Opera Yarışması’nı duyurmuş. 3 Kasım’a kadar başvurulabilecek yarışmayla bugüne kadar 180’den fazla gencin hayatına dokunulmuş. Bu yarışma modeli, Siemens tarafından beğenilip Fransa ve Amerika’da da uygulanmaya başlanmış.

Buraya kadar her şey harika. Ancak işin zihniyet, değerler ve kültür boyutu ile ilgili kelam etmeden olmaz.

Eğer biz bu ülkede operayı, “Millî Kültür” politikalarımızın bir parçası olarak ele alacaksak; bu yarışmaya da aynı gözle bakmak durumundayız. 7 kişilik jüri listesinde sadece iki Türk var: İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin çalışmalarını takdirle izlediğimiz Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün ile opera sanatçısı Hale Soner. Diğer isimler ise Stephan Frucht, Christian Schirm, Felice Venanzoni, Verena Vetter, Raffaella Murdolo.

Genç sanatçılarımızın geleceğini etkileyebilecek olay, belli ki “evrensellik” iddiası altında millî kültür ve değerlerden ziyade Anglosakson ve Frankafon duygu ve düşüncelere teslim ediliyor… Siemens çok haksız değil. Devletin opera konusunda genel kültür stratejisi de benzer doğrultuda.

Son dönem sahnelenen operalar şöyle: La Bohème, La Traviata, Uçan Hollandalı, Lucia di Lammermoor, Figaro’nun Düğünü, Carmen, Hoffmann’ın Masalları, Saraydan Kız Kaçırma.

Hekimoğlu, Gilgameş, IV. Murat ve Edusa araya sızmışlar sanki… Bu arada unutmayalım, muhteşem Afife Balesi için arkadaşları ne kadar kutlasak azdır…

Siemens Türkiye’nin geliştirdiği yarışma PR tekniği, haber değeri ve somut fayda iletişimi açısından 10 üzerinden 10’luk bir iş. Kutlarız. Ancak millî kültür ve sanat stratejisi açısından bakıldığında görülen bir iki güzellik hatasını da tespit etmeden geçmeyelim…

COP31’in ödülleri de var…

9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da yapılacak COP31 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı) başlamadan ödülleri verildi…

İş dünyasının sürdürülebilir yeşil dönüşümde geldiği noktayı ve hayata geçirdiği somut uygulamaları görünür kılmak amacıyla SKD Türkiye (İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği) tarafından düzenlenen COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri sonuçlanmış.

Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD) de desteklediği yarışmada SKD Türkiye üyesi 12 farklı sektörden, 102 kurumun sunduğu toplam 189 proje 17 bağımsız jüri üyesi tarafından değerlendirilmiş.

Altı farklı tematik alanda, 22 kurum ve projeye ödül verilmiş. Kazananları kutluyoruz.

Kazanılan ödüllerin kurum itibarına gerçek katkı sağlaması; ödüllü şirketlerin başarıyı tüm yılı kapsayan çeşitli projelerle iletişim derinliği sağlamalarıyla mümkün olacaktır.

Ödülle ilgili bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta da iletişimde “Fazla olan yanlıştır” ilkesini göz önünde bulundurmaktır. Ödül sayısının çokluğu ödülün değerini düşürebilir. Oluşan ödül enflasyonu; benzersizliği zedeler.

COP31 gibi uluslararası bir hareketin ödülleri de hem alanlar hem de verenler açısından özel özen gerektirir.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026