Türk futbolunda öyle bir tiyatro sergileniyor ki, dersin çadır tiyatrosuna taş çıkartır!..
Futbolda geçmişten günümüze TFF yönetimlerine ve hakemlere güvensizlik vardı fakat hukukçulara güven duyulmadığına da şahit olduk.
Kendi bünyesinde oluşan ve bütün üyeleri hukukçu olan Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun (PFDK) almış olduğu kararı, sanki üst mahkeme heyeti gibi yok sayarak itiraz eden Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı’nın bu bireysel hareketi, kişisel hesaplaşmaya doğru gidiyor.
Savcılık raporlarından Türkiye Futbol Federasyonu arşivlerine taşınan iddiaların gölgesinde, yasa dışı bahisten yasal oyunlara kadar uzanan süreçte birileri, kendi başarısızlığını örtmek adına futbolun katledilişini sergiliyor.
Bahis skandalı olarak adlandırılıp Trabzonspor Kulüp Başkanı merkezli bahis operasyonunda hak mahrumiyeti alan cenahın karşısında, inandırıcılığı olmayan iddianın sahipleri futbolu katletmek adına örnek bir skandala daha imza atıyor.
Trabzonspor Kulüp Başkanı’nın 45 günlük hak mahrumiyeti cezası Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından verilirken, bu kurulu yok sayarak İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığındaki yedeklerden oluşan yönetim kurulu, dosyanın yeniden incelenmesini isteme gafletine düştü.
Türkiye standartlarının üzerinde takım kurup her hâliyle Türkiye’ye damga vuran ve Salah gibi bir oyuncuyu bünyesinde barındıran bir kulübün başkanıyla ilintili olumsuzluklar üretip onu çarmıha germek için zemin hazırlamak, ancak böylesine basiretsiz bir yönetim düşüncesinin dışa vurumudur.
Ülke futbolunun konusu sadece futbola dayalı yapılanma veya gelişim olmalıyken, bugün adeta yeni mahkemeler açarak imha etmeye yönelik bir anlayışın kıskacında yol alınmaya çalışılıyor.
Trabzonspor, Ertuğrul Doğan ile sadece sportif başarının değil, öncelikli olarak mali yapıyı düzenleyip sonrasında ulusal bir teknik anlayış doğrultusunda rekabetin içinde yer alma standardını yakalamanın planlamasını yapıyor.
Peki, Başkan Doğan’ın, Trabzonspor camiasının da inandığı bu büyük hayaline karşı yetkili ve etkili merciler ne yapıyor?
Öncelikli olarak Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na verilen Başkan Ertuğrul Doğan’ın ceza almasından sonra, Trabzonspor’un geleceğinin yapılanmasının yanı sıra tetikçi gibi Doğan’ın itibarına suikast yapmaktan inatla geri kalmıyor.
Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde yer alan Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu üyelerinin hukukçu olduğuna bakmaksızın, adeta tek adamlığın verdiği kompleksle adaleti, yasayı ve tüzüğü tek başına uygulamaya çalışmasının dışa vurumu, aslında bir suçluluk gösterisinden başka bir şey değil.
Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu’yu sahiplenerek, yasalara ve kulüplere rağmen adaletsizliği inatla sürdüren TFF Başkanı, seçim sürecindeki açıklamaları ile görev sürecindeki eylemlerinin uyuşmadığına bakmıyor. Yetmedi, yönetiminden altı üyenin istifasındaki mesajı bile doğru almadan görevine devam ederken aslında büyük bir güvensizliğin gölgesinde Türk futbolunu bilinmeze doğru sürüklüyor.
Kendi Trabzonspor başkanlığı dönemini yok sayarak son hamlesiyle konuyu kişiselleştiren ve Ertuğrul Doğan’ı imha etmeye çalışan İbrahim Hacıosmanoğlu, tutunduğu koltuğun kendisine sağladığı güçle sadece Ertuğrul Doğan’a değil, başkanlık yaptığı Trabzonspor’a ve Türk futboluna ihanet ediyor…
Aslında mevcut dönemi tıp dilinde iyi analiz edip özetini çıkarmamız hâlinde karşımıza, tükenmişlik sendromuna ek olarak duygusal tükenme ve duyarsızlaşma çıkar.

