Asil bir "sulh" çağrısı

Yusuf Kaplan
Yusuf KaplanYeni Şafak Gazete Yazarı
01:00, 06/12/2013, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Asil bir "sulh" çağrısı

İslâm dünyası, son 200 yıldır, İslâm tarihinde karşı karşıya kaldığımız en büyük krizi yaşıyor: Bizi İslâm tarihinde ilk defa fetret döneminin eşiğine fırlatan, algı kapılarımızı kapatan, hem İslâm"la hem de dünyayla irtibatlarımızı sakatlayan çok katmanlı bir varoluşsal bir kriz, sarsıcı bir medeniyet buhranı bu.

Modernliğin meydan okuması karşısında, bütün medeniyetler tarihten sürgün edildi. İslâm"ın dışındaki bütün dinlerin, kültürlerin, medeniyetlerin çocukları modernliğin çözücü meydan okuması karşısında bütün direnç noktalarını yitirdiler ve gelinen noktada seküler-kapitalist Batı uygarlığının bu yokedici saldırısı karşısında teslim bayrağı çektiler.

Oysa Müslümanlar, büyük bir sarsıntı geçirmelerine rağmen varoluşsal kaynaklarının muhkemliği nedeniyle seküler-kapitalist modern meydan okumaya karşı muazzam bir direniş ortaya koydular.

YÜZYILLIK YENİ STRATEJİ: MÜSLÜMANLARIN BİRBİRİNE DÜŞÜRÜLMESİ

Son iki yüzyıl boyunca büyük ölçüde Batı"yla mücadele ettik. Ama küresel sisteme hâlâ çeki düzen veren Batılılar, önemli bir strateji değişikliğine giderek, bu kez, Müslümanların birbirleriyle "boğuşmalarını" sağlayacak "İslâm"a karşı İslâm" stratejisini hayata geçirmeye başladılar.

Şunu unutmayalım: Önümüzdeki yüzyıl boyunca makro-düzlemde Ehl-i Sünnet omurganın çökertilmesi en büyük projesi Batılıların.

Müslümanların zaaflarını çok iyi analiz eden Batılılar, önümüzdeki süreçte, makro düzlemde, Müslümanları birbirleriyle kapıştıracaklar. İran"ın ve selefilerin önünün açılmasının en temel nedeni bu.

Mikro düzlemde ise, Müslüman toplumlardaki cemaatler, İslâmî oluşumlar, birbirlerine düşürülecek. Ne yazık ki, İslâm dünyasında Müslüman toplumlardaki cemaatler, İslâmî oluşumlar, bu tuzağa düşebilecek büyük zaaflarla maluller.

BÜTÜN MÜSLÜMANLARI BAĞLAYACAK KARARLAR ALACAK MERCİLER NEDEN YOK?

Temel varoluşsal meselemiz şu: Hem makro düzlemde, hem de mikro düzlemde Müslümanların birbirleriyle yaşadıkları büyük sorunları hâl yoluna koyacak meşru, bütün Müslümanları bağlayan kararlar alabilecek mercilerimiz / kurumlarımız yok.

Eğer bu durum böyle giderse, önümüzdeki süreçte içinden çıkılması çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalabilir ve -Allah korusun- bu sorunların, anlaşmazlıkların Müslümanların arasında fitne ve nifak tohumları ekmesinin, Müslümanların birbirleriyle "boğuşmasının" önüne geçemeyiz.

KRİZİ İMKÂNA DÖNÜŞTÜRMEK...

Bugün Türkiye"de 200 yıllık fetret tarihimiz boyunca, ilk defa, iki İslâmî oluşum, karşı karşıya geldi: Asıl mesele/miz, bu tür anlaşmazlık hâllerini nasıl çözümleyebileceğimiz, bunu rahmet, yardımlaşma, kardeşlik ve geleceğe daha "güçlenerek" yürüyebilme imkânına nasıl dönüştürebileceğimiz meselesidir.

Bugünkü yazıda, ülkemizde ufuk ve çığır açıcı İslâmî bir eğitim modelinin temellerini atan, genç ve parlak bir ilim ve tefekkür adamımızın, İhsan Şenocak kardeşimin, bu anlaşmazlığı İslâmî yöntemlerle hâl yoluna koyacak hayatî bir çağrısını sizlerle -ve tabiî ilgili taraflarla- paylaşmak istiyorum.

İhsan Şenocak Hoca"nın Müslümanca bir kaygıyla ve duyarlıkla yaptığı bu çağrıyı herkesin dikkatle okumasını ve dikkate alarak gereğini yapmasını istirham ederek, sizi İhsan Hoca"nın bu asil ve hayatî çağrısıyla başbaşa bırakıyorum:

İHSAN ŞENOCAK HOCA"DAN ASİL BİR ÇAĞRI

"Madem ki aynı safta duruyor, aynı kıbleye yöneliyor, aynı dua cümlelerini terkib edip niyazda bulunuyoruz. Madem ki, bizi yek vücut yapan onlarca, yüzlerce müşterek değerimiz var. Madem ki, hepimiz "Ehl-i Sünnet" akidesine temessük noktasında müttefikiz. Madem ki, hepimiz sahabeye, müctehid imamlara, Ahmed Faruk es-Serhendi"ye, ihtiramda bulunuyor, Gazzali"yi, Mevlana Halid"i "ulu hocalarımız" olarak ilan ediyoruz.

O halde neden Türkiye"nin Âlem-i İslam için umut olduğu; Ehl-i Sünnet omurganın hariçte küresel güçler, dahilde de Şii ve selefi oluşumlar tarafından kuşatılıp çökertilmeye çalışıldığı bir zamanda, ümmete ait meseleleri ulemadan oluşan bir sulh heyetine havale etme yerine gazeteciler üzerinden milletle paylaşıyoruz?

Gittikçe sertleşen, sertleştikçe de irfanî dayanışmamızı sarsan bu "beyanat musabakası"na niçin son vermiyoruz?

Alimlerimiz, neden ilgili mercilerle görüşüp, "Bütün gazeteciler susmalı, ulema inisiyatif almalı," demiyor?

Milletimiz, kardeşliğimiz daha fazla tahrip olmadan bir alimin ya da muhterem Fethullah Gülen"in, ilmî ve irfanî derinlikleri kendisince de malum olan Muhterem Mahmud Efendi, Emin Saraç, Lütfi Doğan, Halil Günenç, Mehmed Savaş, Mehmed Kırkıncı, Molla Burhaneddin Hocaefendiler gibi alimleri arayıp, dershane mevzusunu İslami esaslar çerçevesinde bir sulh meclisinde görüşüp karara bağlamak istiyoruz, "lütfeder misiniz" diye davet etmesini bekliyor.

Bu yapılana kadar da İslamî hassasiyeti olan fakat mevzuyu siyasi bağlamda değerlendiren bütün gazetecilerden Allah rızası için susmaları rica edilmelidir. Hem tarihi sorumluluğumuz hem de "taraflar arasında sulh yapınız." (Hucurât: 9); "Sulhta hayır vardır." (Nisa: 128) şeklindeki ilahî talimatlar bizlere bunu emrediyor.

Kışkırtıcı ve aşağılayıcı olmanın dışında hiçbir mana taşımayan, "İmam-Hatipler artık bir nostaljidir." gibi ifadelere bir kıymet arz edip, makale diye gazetede yayımlamak meseleyi daha karmaşık hale getireceği gibi, İslam adına yapılanları da bir "nankör zaviyesi"ne mahkum etmek olacaktır.

Bütün kardeşlerimiz -Allah rızası için- ümmetin onlarca yıllık "a"malı salihası"nı zayi edecek her iki tarafı da itham eden beyanlardan uzak durmalıdır.

Tarihi sorumluluk ve maşeri vicdan, alimleri inisiyatif almaya, bizleri de her şeye rağmen kardeşlik akdine sadakat göstermeye davet ediyor.

Asıl vazife, rıza-i ilahiyye"ye göre ubudiyet-i külliyedir. Bunun dışında her şey, bu maksad-ı â"lâya vesiledir.

Vesilelerin de, neticenin tahakkukunda bir şart-ı âdi olma dışında hiç bir tesiri olmadığına göre, neticeyi Allah Azze ve Celle"ye havale etmek, müminin tevekkülünün îcabıdır."

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026