Aynayı kırdırmayan lider

Ersin Çelik
Ersin ÇelikYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 23/10/2026, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Aynayı kırdırmayan lider

Köklü bir hareketi, bir partiyi ayakta veya iktidarda tutan ana güç nedir?

Lideri. Kadroları. Teşkilatı. Kazanılan seçimler. Kamuoyu gücü. Halkın desteği.

Bu liste uzar gider.

Son 5 yılda AK Parti’nin teşkilat akademilerinde 60’tan fazla şehirde “Siyasal İletişim ve Sosyal Medya” eğitimleri verdim. Merhum Adnan Menderes’e 1950’de büyük zaferi getiren Demokrat Parti’nin
“Yeter! Söz Milletindir”
afişinden, liderlerin hitabet gücünün etkisinden ve Milli Görüş geleneğinin mutat ev sohbetleri ile esnaf ziyaretlerinin tabanı nasıl güçlendirdiğinden söz ettim.
Günümüzde ise sosyal medyanın siyaset yapma biçimini değiştirdiğini, algının olgunun önüne geçtiği bir çağda neler yapılması gerektiğini anlattım.
AK Parti’nin muhalefet, hatta yüzde 2’lik partiler karşısında sosyal medya rakamlarında zayıf görünmesinin bir başarısızlık olmadığını,
aksine sandığa etki eden yöntemlerden vazgeçmemenin bir sonucu olduğunu söyledim.

Sosyal medya önemli tabii ki. Ama ev sohbeti, esnaf ziyareti daha elzem. Seçimler sosyal medyada kazanılmaz. Etkisi olur elbette, ama sonucu değiştirmez.

AK Parti’yi çeyrek asra yakın süredir iktidarda tutan dinamikler arasında, girişte saydıklarım kadar
tabana, seçmene, sokağa kulak vermenin de etkisi büyük.

Önceki gün Meclis’teki grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan da işte bu maddenin altını çizdi.

Hem de siyasi olarak en zor yerden, fon krizi üzerinden konuşarak.

Hatırlayalım. Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı 13 Ekim’de
“Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz”
başlıklı bir bildiri yayımladı. Fon krizinden eğitime, ekranlardaki kötülükten kumar bağımlılığına kadar sorunları dile getiren bildiri büyük ses getirdi.
Bir kesim bu metni “Erdoğan’a parmak sallıyorlar” diye okudu. Bir kesim “ne gerek vardı” dedi.
Oysa bu ikazlar evin dışından değil, “içinden” gelmişti.

Çıkarılmak istenen tartışmaya da, köklü bir vakfı kriminalize etmeye çalışanlara da en güçlü itiraz Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geldi. Çok net konuştu. Emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’l-münker çizgisini hatırlatan her türlü teklif ve tenkidi önemsediklerinin altını çizdi.

En önemlisi de bütün siyasetçilere düstur olması gereken şu cümleyi kurdu:
“Ne mutlu bize ki; soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var.”

Bu cümlenin üzerinde üç sebepten durmak gerekiyor.

BİR
: Cumhurbaşkanı Erdoğan eleştirileri muhalefetin salvoları ya da rakiplere verilen malzeme olarak değil, kendi tabanının katkısı olarak tanımladı. Sözlerine “diğer her şeyden bağımsız olarak” diye başladı. Yani eleştirilerin nereden geldiğini işaret etti.
İKİ
: Tenkit ve ikazlara “inancımızın bir gereği olarak” baktığını söyleyerek, siyasetin zirvesinde olunsa da durulması gereken zemini gösterdi. İyiliği emretmenin, kötülükten sakındırmanın bir siyasi tavır değil, kulluk vazifesi olduğunu bir kez daha hatırlattı.
ÜÇ
: Cumhurbaşkanı Erdoğan tenkitlerin ölçüsünü de koydu. Makul ve yapıcı zeminde kalan, “kırmayı, dökmeyi değil, inşa etmeyi, yol göstermeyi” amaçlayan eleştirilere kulak vermeye devam edeceklerini söyledi.
İslam tarihinde sıkça anlatılan bir kıssa vardır. Kalabalığın içinde bir adam Hz. Ömer’e
“Allah’tan kork ya Ömer!”
der. Yanındakilerden biri,
“Müminlerin Emîri’ne nasıl böyle dersin!”
diyerek adamı susturmak ister. Hz. Ömer
“Bırak onu, söylesin”
deyip adama döner:
“Siz bu sözü bize söylemezseniz sizde hayır yoktur. Eğer biz bu sözü sizden dinlemezsek bizde hayır yoktur.”

“Güçlü” olan eleştirilmekten çekinmez. Güçsüz ise korkuyla, panikle hareket eder. Sözünü eveler geveler. Kendini bile inka eder. Eleştirilmekten kaçan, aslında kendinden şüphe edendir. Siyaset sahnesinde böylesi çok fazla isim var.

Yaklaşık çeyrek asırdır iktidarda olan Erdoğan’ın eleştirenler için “ne mutlu bize” demesi, bu nedenle bir nezaket cümlesi değildi. Bu açıkça güçlü bir lider duruşuydu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bizi
son 25 yılda başarıdan başarıya koşturan”
sözleriyle arkasındaki tabanın gücünü işaret etti. Hamdini de hem Allah’ın yardımını hem de “irşat ve ikaz görevlerini layıkıyla yapan gönül dostlarının” varlığını sayarak etti.
Peygamber Efendimiz
“Mümin, müminin aynasıdır”
buyurur.

Ayna hakikattir. Bir sorun varsa onu gösterir. Aynayı kırmak, var olanı gizlemez.

Hüdayi Vakfı’nın bildirisi de bir aynaydı. Kimileri onu kırmak istedi, fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki günkü konuşmasıyla buna müsaade etmedi. Aynayı kırdırmayan lider olarak da, aslında en fazla tabanına ve gönül verenlerine güvendiğini göstermiş oldu. AK Parti için de Türk siyaseti için de bir milat olacağı aşikar.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026