Hiper

Erol Göka
Erol Göka Yeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 15/08/2019, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Hiper

“Dikkat” sözü, her dilde var ve çok geniş bir kullanım alanına sahip. Sanıyorum, artan bireyselleşmenin bir neticesi olarak son zamanlarda yaygın biçimde kullanılmaya başlanan “kendine dikkat et!” ifadesi, kelimenin geniş kullanım alanına ilave olan son halka. Her işittiğimde gülümsüyorum, “galiba kendimizden uzaklaştıkça, kendimiz ile irtibatımız kesildikçe, böyle ifadelerle avunmaya çalışıyoruz” diyorum.



“Dikkat”, aynı zamanda psikolojinin vazgeçilmez kavramlarından. En önemli akli melekelerimizden birine karşılık olarak kullanılıyor. Uyanık olduğumuz sürece, kendiliğinden bir biçimde etrafı, iç-dünyamızı bir radar gibi sürekli olarak taramakla görevli melekemizi… Dikkat melekemiz, bizimle, varoluşumuzla, istek ve ihtiyaçlarımızla, kimliğimizle ilgili bir şey fark ettiğinde hemen oraya yoğunlaşıyor, inceden sürmeye incelemeye, anlamaya koyuluyor. Bu nedenle her zaman konsantrasyon ve irade ile birlikte anılıyor. Hayvanlarda da dikkat var elbette ama insanda fazladan olarak bilişsel (kognitif) süreçlerin başlatıcısı. Bir şeye, bir düşünceye dikkat kesilmeden onunla ilgili bilişsel süreçler, adam akıllı harekete geçmiş olmuyor. Zaten Arapça kökenli olan kelime, “incelik; ince, rafine, detaylı olma, kılı kırk yarma, ince eleyip sık dokuma” manasına geliyor; “dakka” (ufaladı, inceltti) fiilinin mastarı...

Dikkat melekemiz, psikolojik rahatsızlıklardan hemen etkilendiği gibi haleti ruhiyemize bağlı olarak değişiyor. Mesleğimizin ve psikolojik muayenenin zaten bir parçası olan “dikkat” birkaç on yıldır, “dikkat eksikliği hiperaktivite” adlı bir psikolojik rahatsızlık nedeniyle özellikle ebeveyn ve eğiticilerin gündeminden hiç kalkmıyor.

“Dikkat” hakkındaki sözlerimize ara verelim, biraz da yazımızın başlığı olan “hiper” tamlaması üzerinde duralım. Büyük tarihçi Eric Hobsbawm, 20. Yüzyıl’ı (1914-1991) “aşırılıklar çağı” olarak niteliyordu. Son yıllarda birçok düşünür, günümüz toplumunun halini tanımlarken, “hiper” (aşırı) tamlamasından faydalanıyor. Aşırı hız ve aşırı risk, aşırı üretim ve tüketim, aşırı performans ve aşırı iletişim... Bunlar arasında bilişim teknolojileri sayesinde artık gerçeklik algımızın bile altüst olduğunu, simülasyon ve sanallık nedeniyle bir “hiper-gerçeklik” durumunun ortaya çıktığını söyleyen Jean Baudrillard ve konuyu doğrudan doğruya dikkat meselesiyle bağlantılandıran Byung-Chul Han özellikle önemli.

Han, günümüzde zihnimize dolan uyarıcılarda, malumatta ve dürtülerde büyük bir aşırılık olduğunu ve bu ifrat halinin dikkatin yapısını ve ekonomisini tamamen değiştirdiğini söylüyor. Ona göre maruz kaldığımız uyaran bombardımanı, tüm algı sistemimizi dağıtıyor, dikkatimiz çoklu görev anlayışıyla organize olmak zorunda kalıyor. Onun söylediklerini Ulrich Beck’in küresel boyutta ve artık sigortalama ile denetlenemez hale gelen riskler tespitiyle birleştirdiğimizde ne kadar haklı olduğunu görürüz. (Beck’in “risk toplumu” kavramı için:
Tıklayınız
)
...

Han, dikkatteki bu bozulma nedeniyle günümüzde yaşadığımız halin, sanılanın aksine ilerlemeyi değil ciddi bir gerilemeyi gösterdiği kanaatinde. Balta girmemiş ormanlardaki hayvanlar arasında hayli yaygın olan bir dikkat tekniği uygulamaya çalıştığımızı düşünüyor. Ormanda yemeğini yediği esnada onlara av olmamak için diğer yırtıcı hayvanları kollamak ve yavrusunu korumak ve eşini gözünün önünden ayırmamak zorunda olan hayvanlarınkine benzetiyor dikkat tekniğimizi.

Han’a göre dikkatimiz artıyor artmasına ama bunun derin dikkatle alakası bulunmuyor. Aşırı dikkat, daha ziyade dikkatsizliğe benziyor. Sürekli birçok işi aynı anda başarmak zorunda hissediyoruz ve üstelik bu halimiz giderek sıradan bir yaşama kaygısına ve tarzına dönüşüyor. Bir kovalamaca içinde yaşıyoruz, mütemadiyen dur durak bilmeden oradan oraya koşuşturup duruyoruz. Sanki kendimiz pek normal bir aktivite içindeymişiz, her akşam yorgun argın yığılıp kalmıyormuşuz gibi kalkıp bu sefer bizden belki biraz daha aktif olanlara “hiperaktivite” tanısını yapıştırıveriyoruz ya da bu psikiyatrik tanı sayesinde kendimizi normal görüyoruz. “Diskroni” adını veriyor bu tabloya Han, zaman algımız darmadağın oldu, zamanla birlikte hayatımız ve kimliklerimiz de atomlastı, zamanın anlamının ve kokusu kayboldu diyor.

Dikkatin psikososyolojisi diyebileceğimiz tablo üzerine Byung-Chul Han’ın düşüncelerinden sonra ben, modernliğin başından beri sürüklendiğimiz ve bilişim teknolojileriyle birlikte giderek şiddeti artan fanatizmin de derin düşünme ve anlama kabiliyetimizi yitirmemize bağlıyorum. Dinginlik, derin dikkat, duyuş, içe-bakış ve tefekkür, var olmayı lütuf olarak yaşama ve kendini varoluşunun saadetine bırakma hali kalkınca insana, haz düşkünlüğü ve fanatizmden başka bir şey kalmıyor ki…

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026