Küresel Firavun düzenine karşı: Neden İslamcılığın adalet arayışı var olmalıdır

İhsan Aktaş
İhsan AktaşYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 25/11/2025, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Küresel Firavun düzenine karşı: Neden İslamcılığın adalet arayışı var olmalıdır

Bugün dünyanın dört bir yanında görülen adaletsizliklerin, sömürünün ve insanlık dışı eşitsizliğin kökleri yalnızca güncel politik hatalardan değil; Batı’nın binlerce yıllık zihniyet mirasından beslenir.

Eski Yunan’ın şehir-devleti dışındaki herkesi “öteki” gören anlayışı, Roma’nın yayılmacı imparatorluk düzeni ve Hristiyanlığın ayrıntılı bir hukuk-siyaset sisteminden yoksun oluşu, Batı’nın tarih boyunca gücü kutsayan bir düzen kurmasına zemin hazırladı.

Bu miras modern çağda sömürgecilik olarak tezahür etti; Afrika’nın talan edilmesinden Asya’nın işgaline, bugün bile dünyanın pek çok yerindeki siyasi kaosun arka planında işte bu “hukuksuz medeniyet” geleneği yer alıyor.

Bugün Filistin’de İsrail’in sürdürdüğü soykırım, Afrika’da hâlâ devam eden ekonomik sömürü düzeni, Paris’ten New York’a kadar sokaklarda yatan evsizlerin görüntüsü—hepsi aynı küresel sistemin farklı yüzleri. Bu sistem zenginliği birkaç merkeze toplarken, dünyanın geri kalanını yoksulluğa, istikrarsızlığa ve umutsuzluğa mahkûm ediyor. İnsanlık, modern çağda eski Firavun düzeninin küreselleşmiş bir versiyonuyla karşı karşıyadır.

Oysa İslam’ın Hz. Peygamber döneminde ortaya koyduğu siyasal ve toplumsal düzen, tam da bu tür zulüm düzenlerine karşı bir adalet alternatifi olarak inşa edildi.

Medine Sözleşmesi, farklı inanç ve kabileleri ortak hukuk çerçevesinde eşitleyen ilk toplumsal sözleşme olarak tarihe geçti. Adalet, güvenlik, sorumluluk ve ortak yaşam ilkeleri üzerine kurulan bu düzen; güçlünün değil, hakkın üstün olduğu bir siyasal modeli temsil ediyordu. İslam’ın devletleşmesi bir iktidar hırsından değil, zulüm karşısında insan onurunu korumanın zorunluluğundan doğdu.

Bu tarihsel tecrübe, Osmanlı’nın son döneminde İttihad-ı İslam politikasıyla yeniden gündeme geldi. II. Abdülhamid’in önderliğinde geliştirilen bu yaklaşım, Batı sömürgeciliğine karşı Müslüman dünyayı ortak bir dayanışma çizgisinde tutmayı amaçlıyordu. Halifelik etrafında oluşturulan bu birlik fikri, yalnızca Osmanlı’yı ayakta tutmak için değil; sömürülen Müslüman toplulukların moral ve siyasi direncini güçlendirmek için de önemliydi.

İşte modern İslamcılık, bu tarihsel tecrübenin 19. yüzyıldaki devamı olarak doğdu. Müslüman toplumların dağılmasına, Batı’nın sömürgeci düzeninin yükselişine ve iç çöküşlere karşı bir uyanış çağrısıydı.

İslamcılık yalnızca dini bir yenilenme hareketi değil; “küresel firavun düzenine” karşı adalet merkezli bir var oluş mücadelesidir. Ümmetin birlik ve dayanışmasını savunur, ilmin-teknolojinin geliştirilmesini teşvik eder, toplumsal ve siyasal düzenin Kur’an ve Sünnet rehberliğinde yeniden inşasını talep eder.

Bazıları “Müslüman olmak zaten bunların hepsini kapsıyor” diyebilir. Fakat tarih ve bugünün gerçekliği bu iddiayı çürütüyor. Eğer tüm Müslümanların böyle bir derdi olsaydı, ümmet bugün bu kadar parçalanmış, dağınık ve etkisiz olmazdı. İslamcılık tam da bu yüzden gerekli: Çünkü Müslümanların hem ahlaki hem siyasi olarak ortak bir ideal etrafında dirilişini yeniden örgütleyen tek modern düşünce çizgisidir. (Hayrettin Karaman)

Bugün Gazze’nin yıkılmış sokaklarında, Afrika’nın yağmalanmış maden bölgelerinde, Avrupa metropollerinin soğuk kaldırımlarında yatan evsizlerin hali; aynı çağrıyı tekrar ediyor: Dünyanın yeni bir adalet fikrine, yeni bir siyasal ahlaka, güç yerine hakkı merkeze alan bir düzen arayışına ihtiyacı var.

Bu arayışın adı, hangi çevreyi rahatsız ederse etsin, hâlâ İslamcılıktır.

Çünkü İslamcılık, insanı merkeze alan, adaleti devletin temeli kabul eden, sömürünün her türlüsüne karşı duran evrensel bir duruştur. Modern dünyanın küresel firavun düzeni karşısında başka hangi fikrî hareket hem köklü hem de küresel ölçekte bir meydan okuma kapasitesine sahiptir?

Dünya yeni bir adalet ve düzen arıyor. Bu arayışa en tutarlı cevabı verebilecek düşünce ise hâlâ İslamcılığın adalet merkezli çağrısıdır.

Dünya beşten büyüktür firavun düzenine meydan okumadan nasıl anlam kazanacak Görelim Mevla neyler.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026