"Yeni Türkiye"nin iç sesiyle konuşan...

Leyla İpekçi
Leyla İpekçiYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 01/04/2014, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
"Yeni Türkiye"nin iç sesiyle konuşan...

AK Parti karşıtlığı üzerine hukuk dışı yöntemlerle bir darbe süreci kurgulayan muhalif dilin, kazanmaya odaklanırken gözettiği tek "siyasi yöntem" karşısındakini devirmek ve yıkmaktı. 2002 seçimlerinden beri aynı insiyakla kurulan ittifakların aktörleri değişse de, değişmeyen yöntem hep bu oldu.

AKP"nin seçmen kitlelerini güç odaklı bir bakışa mahkum ederek ya güce biat edenler ya da güce tapanlar olarak kaba genellemelere hapsetti bu muhalif dil. 12 yıldır (ama aslında 90 yıldır) halkın tercihlerini yorumlamak yerine küçümseme kolaycılığına kaçtı.

Yapıcı, zihin açan, yürek genişleten, adalet ve hakkaniyet üzerine kurulan bir muhalif dille AKP"nin icraatlarının üzerine çıkmayı hedefleyeceklerine, nefsin en sığ katmanlarında kendi dillerini yutup durdular her seferinde.

Mitinglerde Erdoğan"ı desteklemeye gidenler arasında çok fazla sayıda ihtiyar teyze ve amca vardı. Ellerinde bayraklarla hoplayıp zıplıyorlar, Başbakan"ı seyrederken onunla konuşuyor, ona sesleniyorlardı. Ne kadar hatalı işler yaparsa yapsın Erdoğan, bu ihtiyarların ömür boyu sustukları dillerde konuşuyordu. Gençliklerinden beri söyleyemedikleri, içlerine attıkları, mağdur edildikleri ne varsa, birebir ifade ediyordu. Diplomatik bir dille değil, onların iç sesiyle.

Onların asıl coşkusu sınırlı geleceğe dönük umutları değil, upuzun geçmişlerine yönelikti. Mağduriyet dolu geçmişlerini temizleyip, paklıyorlar, onu Erdoğan"ın sesiyle geleceğe iade ediyorlardı.

AKP mitinglerindeki kadınlar da her zamankinden fazla bir şey söylüyordu bize. Hileye, halis niyetleri sabote etmeye, suiistimal ve şaibeye odaklı bir muhalif dil karşısında tek zırhları sahici olmalarıydı. Muhalif dilin en sık kullandığı "hayat tarzına müdahale" gibi söylemlerin bir karşılığının toplumsal bazda olmadığını anlamak için bu kadınların ne söylediğini işitmek gerekiyordu. Böyle bir müdahale olsaydı, en önce bu kadınları bulacaktı hükümet karşısında.

Ama muhalefet seçim meydanlarının değil; Başbakan"ın, Cumhurbaşkanı"nın, Dışişleri Bakanı"nın ve daha yüzlerce kişinin en mahrem seslerini dinlemekle meşguldü. Devlet ricalinin açığını bulup yayınladıkça onların hezimete uğrayacağını hesaplıyorlardı. Oysa bu casusluk faaliyetlerinin bizzat kendi elleriyle alenileştirilmesi kendilerini vurmaktaydı. Günbegün.

Muhalif dil müzminleştikçe, kullandığı kelime sayısı azalıyor, sadece olumsuz sözcükler dağılıyordu siyasetin kainatına. Adalet ve hakkaniyet duygularını suiistimal eden her operasyon bu yüzden geri tepiyordu. Yardım tırlarının durdurulması, İHH"nın terörist ilan edilme girişimleri, hükümetin küresel güçler karşısında adeta El Kaide"ci addedilmesi... hedefteki Türkiye"yle birlikte Başbakan"ı da bir kez daha haksızlığa uğrayan lider konumuna sürükledi.

İnsan zalimle değil, mazlumla özdeşleşir. Dinlenen devlet sırlarının hangi küresel güçlere servis edildiği konuşulurken, devlet belki ilk kez bu milleti oluşturan vatandaşlar gibi mazlum görülüyordu. Hem içeride, hem dışarıda. Bu yüzden 17 Aralık operasyonu çoğunluk nezdinde bir darbe girişimi olarak algılandı, bizzat AKP"nin yolsuzluklara bulaştığına inanan insanlar için bile böyle oldu.

Ergenekoncuları mahkum etmek için kullanılan kanıtlara sahte deliller karıştırıldığı ortaya yeni çıkmıştı. Yolsuzluk kanıtları arasında bazı delillerin yine kör gözüm parmağına üst üste konulması karşısında en azından daha mesafeli duruyorlardı. Bir kez daha kandırılmak istemiyorlardı.

Muhalif dili bozuk nakarat haline getirenler ise örgütlemeye çalıştıkları nefrete muhtaçtılar. Hileli yöntemlerle hukuk dışına çıkmayı seçmene mubah göstermenin başka yolu yoktu. Bu muhtaçlık onların dilini kafesliyor, gerçeğe bakışlarını perdeliyordu. Sonuçta:

İktidarı şahsileştirmekle suçlanan Başbakan, giderek çoğunluğun hakikatini simgeleyen bir "manevi şahsiyet"e dönüştü. Bu mevzuyu sonraki yazılarımda açma niyetindeyim. Bugün seçim sonuçları AK Parti"nin sürpriz olmayan başarısını işaret ediyor. Evet, "Yeni Türkiye," yeni bir muhalif dil ile kurulacak biraz da.

Yeni Şafak"taki ilk yazım bu. Sadece muhalefet siyasetinde değil, hayatın her alanında yeni bir dil üzerine düşünmeye birlikte devam edebilmemiz ümidiyle. Selamların en güzeliyle.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026