Yeşiller Partisi’nin “Siyonizm Irkçılıktır” başlıklı bir önergeyi kabul etmesinden sonra İngiltere’de siyonizm ve İsrail taraftarlarının öfkesi dinmiyor. İngiltere’nin yeni başbakanı ve dışişleri bakanı da bu önergenin kabul edilmesini öfkeyle karşıladı. Hâlbuki çok kısa bir zaman önce İşçi Partisi’nde lider değişiminden sonra başbakan da değişmiş ve yeni yönetim, Batı Şeria’daki siyonist yerleşimlere yaptırım kararı almıştı. Bu karar da İngiltere’nin soykırım suçuna iştirak ettiği yönündeki güçlü deliller ortalığa döküldükten sonra alınmıştı. Batı Şeria’daki yerleşimlerle ilgili kararın kapsamı son derece sınırlıydı ve İngiltere, yaptırım kararının İsrail’le herhangi bir ilişkisinin olmadığını da beyan etmişti. Buna rağmen İngiltere ve İsrail’de bu yeni kararlara karşı da tepkiler çığ gibi büyüdü. Hıristiyan ve Yahudi siyonistler, kolonyalist yerleşimcilerle ilgili kararlara dahi tahammül göstermedi. Aynı siyonist çevreler Yeşiller Partisi’nin “Siyonizm Irkçılıktır” önergesine karşı da şiddetli bir kampanya başlattılar.
İngiltere’de siyonizmle alakalı bu yeni gündem yakından takip edilmelidir. ABD’deki gelişmeler de çok önemlidir fakat bu ırkçı ideoloji İngiltere’de doğmuş ve fikrî kimliği bu ülkede oluşmuştur. Dolayısıyla siyonizm ve siyonistlerle ilgili İngiltere’de meydana gelen olaylar oldukça önemlidir. “Siyonizm Irkçılıktır” önergesine en sert tepkilerin İngiltere’den çıkması anlamlıdır. Çünkü İngiliz elitlerinin bu ideoloji ile bağı çok kuvvetlidir ve bunlar derin yapıyı temsil etmektedirler. Bu yeni tartışmaların tekabül ettiği gerçekliğin ve fikrin ne olduğuna dair çok açık veriler yok ama yine de ortaya çıkan yeni belgeler İngiltere’nin siyonist ideolojiye derin bağlılığını göstermeye yetiyor.
Birkaç gün önce gazeteci Matt Kennard, X hesabından çok önemi bir bilgiyi daha paylaştı. Kennard, New York Times’ın 2024 haziran sayılarına atıf yaparak İngiliz gazetelerinde İsrail’de bulunan İngiliz casus ekipleriyle ilgili herhangi bir haber yapılmadığını hatırlattı. Kennard, İngiliz casus ekibinin İngiltere’ye dönüp dönemediğinin de bilinmediğini yazdı. Kennard, aynı yerde İngiltere askerî ve istihbarat kurumlarının Gazze soykırımına başından itibaren iştirak ettiğini de söyledi.
İngiltere’nin Filistin’de Yahudi kolonizasyonunun hedefine ulaşıp İsrail’in bir koloni devlet olarak ortaya çıkmasındaki rolü artık biliniyor. Zaten Filistin’in tarihî topraklarında kurulan İngiliz manda yönetiminin temel amacı İsrail koloni devletini kurmaktı. Filistinlilerin soykırıma uğratılması, sürgün, etnik temizlik suçları İngiltere manda yönetiminin himayesinde yapılmıştı. Burada manda ve himaye rejimlerine yeniden atıf yapmak isterim. Manda yönetimine son verilip İngilizler bütün mirası Yahudi siyonistlere devrederken Filistin’e ve Filistinlilere ait harita bilgilerinin yer aldığı oldukça kıymetli evrakları da bıraktılar. Yahudi siyonistler bu bilgiler ışığında soykırım suçları işlemişlerdi. İngiltere, İsrail kurulduktan sonra da himaye sisteminden ayrılmadı. Fakat çoğu zaman geri planda kalmayı tercih etti.
7 Ekim 2023’ten sonra İngiltere’de çok önemli değişimler yaşandı. İngiltere hükûmeti Siyonist İsrail’in soykırım suçlarına bu sefer doğrudan iştirak etti. Bizde yerleşimci kolonyalizm kavramına çokça itiraz edildiği için sürecin hâlâ tam olarak tahlil edildiğini zannetmiyorum. Bu yeni dönemde Amerika’dan ve İngiltere’den Batı Şeria’daki yerleşimci terörünün desteklendiğini ve hatta organize edildiğini gösteren çok güçlü kanıtlar ortaya çıktı ve ABD’li yerleşimcilerin Batı Şeria ve Doğu Kudüs’e gelemeye devam ettikleri anlaşıldı. Kennard’ın verdiği bilgiler İngiltere’nin desteğinin boyutlarını da gösteriyor. Hatta yeni yerleşimcilerin Yahudi kökenli olmayabileceklerini dahi ifade ettik.
Peki, İngiliz seçkinleri “Siyonizm Irkçılıktır” önergesine neden çok sert tepki gösteriyor? Bu, sadece siyonizmin tanımlanma biçimine yönelik bir tepki değildir. Bu yeni tanımın Batı medeniyetini kuşatacağı bilinir. Çünkü siyonizm modernitenin eseridir. Siyonistler aydınlanma dönemi fikirleriyle mücehhezdiler. İsrail’in varlığını ve soykırım suçlarını Yahudilikle değil, Siyonizm’le ilişkilendirmek gerekir derken aslında bu yalın gerçeğe işaret etmeye çalışıyoruz. Israrla kolonyalizm, yerleşimci kolonyalizm ve İngiliz yerleşimci kolonyalizmi üzerinde durmamızın bir sebebi de budur. Bunu bir din savaşına indirgeyenler anlamı tahrif ettiklerinin farkına varmak zorundadırlar.
“Siyonizm Irkçılıktır” önergesinin kabul edilmesi İngiltere’de moderniteyi de tartışma konusu hâline getirecektir. Bu yeni önerge moderniteyle birlikte İngiliz kolonyalist ideolojilerinin ırkçı olarak tanımlanmasının önünü açmıştır.

