Şahinbey’de İslâmî Belediyeciliğin görsel ve dilsel rejimi: Tahmazoğlu’nun ufku

Yusuf Kaplan
Yusuf KaplanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 02/11/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Şahinbey’de İslâmî Belediyeciliğin görsel ve dilsel rejimi: Tahmazoğlu’nun ufku

Bir şehrin ruhu, yalnızca yolları, altyapısı ya da hizmet istatistikleriyle değil; mekânın üzerine kazınan dil, sembol ve yön duygusuyla ölçülür.

Müslüman onto-teolojisinde cami, Müslüman şehrin “merkezüssü”, pusulası ve istikamet tayin eden yeridir.

Camisini, etrafındaki bilgi ve toplaşma mekânlarını yitiren toplum, insanını, eğitimini ve ruhunu da yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

TAHMAZOĞLU BELEDİYECİLİĞİ: KİMLİK İMLASI, DİL KURMA PRATİĞİ

İşte Şahinbey’de Mehmet Tahmazoğlu’nun on beş yılı aşan başkanlığı, bu tehlikenin karşısında somut bir cevap olarak duruyor: İslâmî belediyeciliğin, hizmetin ötesinde bir kimlik imlası ve inşası, bir dil kurma pratiği olarak tezahürü.

Tahmazoğlu’nun yaklaşımı, klasik “hizmet belediyeciliği”nden farklılaşır. Şehreküstü gibi tarihî dokuları özenle restore ederken, yeni inşa edilen büyük ölçekli yapılarla şehrin görsel rejimini bilinçli biçimde yeniden tanımlar. Bu, bendenizin “belediyeciliğin görsel rejimi” tartışmasında işaret etmeye çalıştığım kültürel temsil meselesinin olumlu bir karşılığıdır.

Belediyeler yalnızca nötr hizmet sağlayıcıları değildir; estetik tercihleriyle, mekân adlandırmalarıyla ve programlarıyla belirli bir hayat tarzını ve aidiyeti tahkim ederler. Şahinbey’de bu tercih, açıkça İslâmî medeniyet diline yaslanır.

Üç yapı bu imlanın en görünür ve anlamlı cümleleridir: Millet Camii ve Külliyesi, Millet Kütüphanesi, Kongre ve Sanat Merkezi. Bu üç yapı, günümüzde, çağdaş İslâmî bir eko-sistemin ve habitatın mekân üzerinden nasıl inşa edileceğinin ve kendi zamanını mekâna İslâmî bir ruh üfleyerek nasıl nakşedebileceğinin çarpıcı örneğini oluşturur, cümlelerini kurar.

MİLLET CAMİİ VE KÜLLİYESİ: ŞEHRİN SOSYAL VE KÜLTÜREL KALBİ

Millet Camii ve Külliyesi, Türkiye’nin en büyük ikinci camisi olarak yalnızca ibadet mekânı değil, benim onto-teolojik ve teo-politik anlam haritasının imlasını ima ve inşa eden “cemaat”, “cemiyet” ve “câmiat / üniversite” kökleriyle bağlantılı olarak geliştirdiğim medeniyet tasavvuru fikrimin oluş merkezidir. 

Altı minaresi, onlarca kubbesi ve geniş külliyesiyle şehir siluetine damgasını vurur. İçinde kütüphane, Kur’ân ve Osmanlıca kursları, hat-tezhip-ebru atölyeleri, mukaddes emanet sergileri ve çocuk eğitim alanları bulunur.

Cami burada, sadece namaz vakitlerinde açılan bir yapı olmaktan çıkıp, şehrin sosyal ve kültürel kalbi haline gelir.

Bendenizin “yörüngesini kaybeden mimarî” olarak eleştirdiğim kimliksiz ve ruhsuz mimari yapılanma ve yalpalama biçimine karşı, yörüngeyi yeniden cami etrafında kurma çabasıdır bu.

MİLLET KÜTÜPHANESİ: İSLÂMÎ VE YERLİ ENTELEKTÜEL DİLİN İNŞASI

Yanında yükselen Millet Kütüphanesi, bilginin İslâmî şehir geleneğindeki yerini hatırlatır. 40 bin metrekarelik alanda, aynı anda binlerce kişinin çalışabildiği, 7/24 açık, ücretsiz internet ve ikramlarla desteklenen bu yapı, Ankara’daki örneğin Anadolu’daki karşılığıdır. 

Çalışma salonlarına Sezai Karakoç, Ömer Asım Aksoy gibi isimler verilmiş olması tesadüf değildir. Bizim medeniyet topoğrafyamızdaki “ilmin medinesi” vurgusuyla uyumlu biçimde, cami ile kütüphane yan yana konumlanır; ibadet ile bilgi üretimi, ruh ile zihin birbirini tamamlar. 

Gençlerin burada geçirdiği zaman, şehrin gelecek nesillerine İslâmî ve yerli bir entelektüel dilin sızması, nakşolması anlamına gelir.

KONGRE VE SANAT MERKEZİ: KAMUSAL MEKÂNA RUH ÜFLEMEK…

Kongre ve Sanat Merkezi ise bu dilin kamusal tezahür alanıdır. 1600 kişilik büyük salonu, konservatuvarı ve çok amaçlı mekânlarıyla konserlerden konferanslara, kitap fuarlarından toplumsal etkinliklere kadar geniş bir yelpazede kullanılır.

Yapıda şirin ve şiir gibi 13 mescid yer alır. 

Cami ve kütüphane ile inşa edilen bu üçlü yapı/lanma, şehrin “toplanma” mekânlarını tanımlar.

Bendenizin cami etrafında şekillenen Müslüman şehir tasavvuru fikrimde, ibadet, ilim ve cemiyetin bir arada olduğu klasik külliye mantığı modern ölçekte yeniden üretilir.

Bu yapıların isimlerinde ortak olan “Millet” vurgusu da anlamlıdır. Ne salt “Şahinbey” ne de nötr “kültür merkezi” bir anlam ifade etmez ama millet ile İslâm arasında kurulan aidiyet bağı, şehrin görsel ve dilsel rejimine işlenir.

ŞEHREKÜSTÜ: TARİHÎ DOKUNUN GÜNCELLENEN VE HAYATA RUH ÜFLEYEN GÖRSEL VE DİLSEL REJİMİ

Tarihî dokunun korunması, canlandırılması, hayata ruh ve yön katan bir güncelliğe büründürülmesi (Şehreküstü sokakları, konakları) ile yeni büyük ölçekli İslâmî formların inşası yan yana yürür.

Böylece şehir, ne tamamen geçmişe hapsolur ne de kimliksiz moderniteye teslim olur. Tahmazoğlu’nun sıkça vurguladığı “eser ve hizmet” anlayışı, benim izini sürdüğüm medeniyet mimarisi arayışıyla kesişir: Taşa, mekâna ve isme hakikatin ruhunu nakşetme çabası.

Elbette her görsel rejim, bir tercih ve dolayısıyla bir sınırlandırma içerir. Her zaman işaret ettiğim üzere, belediyeler, kültürel tercihleriyle aidiyet üretir. Şahinbey örneğinde bu tercih, açık ve tutarlıdır.

Bütün sivil oluşumlara alan açılması, şehir yönetiminde bu dilin yalnızca belediye eliyle değil, toplumsal katılımla da sürdürülmesini sağlar.

Sonuç, Gaziantep’in kalabalık bir ilçesinde, İslâmî formların ve içeriklerin kamusal mekânın merkezine yerleştiği, gençlerin hem bilgiye hem de manevî mirasa erişiminin kolaylaştığı bir modeldir.

Benim yıllardır yaptığım “şehirlerini yok eden toplum” uyarılarıma karşı Şahinbey, “şehirini yeniden inşa eden” bir örnek olarak okunabilir. Mehmet Tahmazoğlu’nun belediyeciliği, hizmet listelerinin ötesinde bir medeniyet dilinin imlasıdır. Millet Camii, Millet Kütüphanesi ve Kongre Merkezi, bu dilin en belirgin cümleleridir. Şehrin siluetine, sokaklarına ve zihinlerine kazınan bu cümleler, gelecek nesiller için bir yön duygusu bırakır. Caminin yörüngesinde dönen bir şehir, ruhunu koruyan bir şehirdir. Şahinbey, bu iddianın somut olarak sınandığı yerlerden biridir.

Geç kalmış bir yazı bu ama verilen sözün yerine getirilmesi çabası. Değerli Tahmazoğlu Başkana, sağ kolu Sait Şahin kardeşime verdiğim, “Tahmazoğlu belediyeciliğini geleceğe iz bırakacak, diğer belediyelere de İslâmî belediyeciliğin nasıl olması gerektiğini ima ve işaret edecek teorik derinlikte yazmak boynumuzun borcu” sözümü yerine getirmiş olmanın gönül rahatlığı var.

Tahmazoğlu, böyle bir yazıyı fazlasıyla hak eden mütevazı bir başkan. Kendisini, her zaman yanında olan değerli eşi Elif Hanım’ı ve gayretli, azimli, idealist ekibini yürekten tebrik ediyorum. Vesselâm.


Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026