Barış ve kardeşliğin annesi olmak

İdris Kardaş
00:00, 23/05/2014, Cuma
Yeni Şafak
Barış ve kardeşliğin annesi olmak
Gündem

Barış annesi olmak için illa evlatlarının ölmesinin gerekmediğini haykıran dört anne bekleyişlerini sürdürüyorlar. Barışı istiyorum ama oğlumu da istiyorum diyen annelerin çığlıklarına kulaklarını kapatanlar, yarın o çocukların bedenleri geldiklerinde marşlar okuyacak, onları şehit ilan edecekler.

Oğlum sanayide kaporta çırağıydı. Babası hasta çalışmıyor. İki kızım var onlar da evlendi. Benim ve babasının tek umudu, yaşam kaynağı Hatip''ti. 40 yaşımdan sonra oldu, Allah''ın hediyesiydi bize. Gelmesini istiyorum. Evin kapısını kapattım, geldim; onsuz nasıl döneyim? İki aya yakındır çalmadık kapı bırakmadık. Yüreğim yanıyor. Adana''dan buraya kadar geldim. Oğlumun burada olduğunu öğrendim. Şimdi herkesten yardım istiyorum. Ne olur çocuğumu verin. Biz barışa karşı değiliz. En büyük barışı ben istiyorum ama oğlumu da istiyorum.

Kızımı istiyorum. Herkese sesleniyorum, kızımı göndersinler. Kızımı getirmezlerse ben de ölürüm. Bu acı benimle mezara kadar gelmesin, her gün ölüyorum. O günden beri odasına giremiyorum. Çok duygusaldı. Sağlık problemleri var. Göz tembelliği var. 10 yaşına kadar 15 yeri kırılmıştı. Sağlıklı değil.

CENEVRE ÇAĞRISI

Cenevre Çağrısı (Geneva Call), Mart 2000''de İsviçre''nin Cenevre kentinde kurulan ve devlet dışı silahlı örgütleri insan hakları ve uluslararası hukuka uymaları konusunda ikna etme amacıyla kurulan bir sivil toplum kuruluşu. Özellikle devletlere karşı silahlı mücadele yürüten grupları, çocukları silahlandırmamaları ve mayın kullanmamaları konusunda ikna etmeye çalışıyor. Bunun dışında kadınlara yönelik şiddetin son bulması ve evrensel insancıl hukuk kurallarına uyulması konularında da çalışmalar yapıyor.

Cenevre Çağrısı aslında bildiğimiz bir sivil toplum kuruluşu. Ancak yukarıda sayılan çalışmaların tamamını savaş ortamlarında hayata geçirmesiyle dünyadaki diğer sivil toplum kuruluşlarından ayrılıyor. BM ve Avrupa Parlamentosu gibi kuruluşların resmi olarak bu kuruluşu tanınmasının ve önemsemesinin nedeni ise kullandığı yöntem. Cenevre Çağrısı aslında pek kimsenin bulaşmak istemeyeceği bir işi yapıyor. Silahlı örgütlerle savaştayken yukarıdaki değerleri temel alan kurallara uyulması yönünde protokol imzalayıp onlardan taahhütler alıyor. Örgütler bu sözleşmeleri meşruiyet bulabilmek için imzalıyor ve bu da sistemin doğru çalışmasını sağlıyor. Cenevre Çağrısı da bunun karşılığında örgütlerin sözleşmelere uyup uymadığını kontrol edip bunları açıklama hakkına sahip oluyor.

Cenevre Çağrısı''nın taahhütnamelerini dünyanın her yerinden farklı ideolojilerden birçok örgüt imzalamış. Filipinler ile bugünlerde barış süreci yürüten Moro İslami Kurtuluş Cephesi''nden (MILF), Kolombiya Ortodoks Marksist gelenekten gelen ELN yani Ulusal Kurtuluş Ordusu''na, yine Filipinler''den Devrim İşçi Ordusu Alex Boncayao Tugayı''ndan, Suriye''deki bugün çatışan muhalif gruplara kadar geniş bir örgüt yelpazesine sahip.

İMZALANAN TAAHHÜTNAMELER

Türkiye''den ise tahmin edeceğiniz üzere PKK ile taahhütnameler imzalanmış. Bunlardan ilki PKK''nin anti-personel mayın kullanmaması yönünde yapılan taahhütname. Bu taahhütnameyi ise 19 Temmuz 2006''da Cenevre Çağrısı Örgütü''nün başkanı Reusse-Decrey ile Kongra-Gel Başkanı Zübeyir Aydar Cenevre''de imzalamış ve basında geniş yer almıştı. Ancak sık sık kullanılan uzaktan kumandalı mayınların taahhütnamenin kapsamı dışında olduğunu da parantez içinde belirtelim.

PKK ile yapılan diğer taahhütname ise henüz çok yeni. 5 Ekim 2013 Kandil''de HPG yöneticisi Delal Amed, Cenevre Çağrısı''nın üç yıldır müzakerelerin sürdüğünü açıkladığı taahhütnameyi imzaladı. Bu taahhütnameye göre PKK 18 yaşın altındaki çocukların çatışmalarda yer almasını önleyecek ve onları çatışmaların etkisinden koruyacak. Cenevre Çağrısı''nın resmi sitesinde yer alan açıklamaya göre; Örgüt, çocukların çatışmalarda kullanılmaması konusundaki yasağa tümden uyacağını belirterek, çocukların ''gönüllü ya da gönülsüz'' örgüte alınmayacağını garanti altına alacak. Taahhütnamede, ''Çocuklara silahlı güçlerimize ulaşma ya da saflarında kalma izni verilmeyecektir'' ifadesi yer alırken, HPG, taahhütname gereği çocukları mümkün olduğunca çatışma bölgelerinden uzağa yerleştirecek ve çatışmalara katılımlarını önleyecek.

HPG taahhütnameye imzalıyor ancak bir şerh koyuyor. Buna göre örgüt yeni bir silahlı olmayanlar kategorisi oluşturacak ve 16-18 yaş arasındaki çocukların sadece bu kategoriye katılmalarına izin verilecek. Her ne kadar PKK içindeki 300 ile 400 arasındaki çocuğun taahhütname yoluyla çatışma bölgelerini terk edileceği ilan edilse de bu çocukların akıbetleri ile ilgili henüz bir bilgi yok.

Cenevre Çağrısı bunun yanı sıra, resmi sitesinde PKK''nin geri kalan iki taahhütnamenin imzalanması konusunda hangi aşamada olduklarının bilgisini de paylaşıyor. Açıklamaya göre PKK; kadınların cinsel şiddet görme ve cinsiyet ayrımcılığını sonlandırma taahhütnamesini, bizim standartlarımız uluslararası normlara uygun diyerek, uluslararası insancıl hukuk kurallarını içeren diğer taahhütname için de görüşmeler devam ediyor diyerek imzalamamış.

BARIŞ ANNESİ

Gelelim gündemimize. Yazının en başında alıntıladığım alıntılar, geçtiğimiz haftadan beridir Diyarbakır Belediyesi binası önünde oturma eylemi yapan 4 acılı anneye ait. Kimi evlatlarının pikniğe gittiğini ve geri dönmediğini, kimiyse Öcalan''ın doğum günü kutlamaları için evden çıkan evladının bir daha geri dönmediğini söylüyor. Hepsinin ortak yanı evlatlarının 15-16 yaşlarında olmaları. Yani henüz çocuk olmaları. Yani PKK''nın henüz sekiz ay önce imzaladığı taahhütnamenin konu başlığı olmaları.

Bu taahhütten haberdar olan Mazlum-Der, PKK''ye Cenevre Çağrısı kapsamında imzaladığı taahhüdü yerine getirmesi için bir çağrıda bulunmuş ve aynı piknikte alı konulduğu söylenen M.S. Böçküm''ün ailesine iade edilmesini sağlamıştı.

Mazlum- Der bu oturma eyleminden sonra yine bir çağrıda bulunarak diğer ailelerin de çocuklarının yine Cenevre Çağrısı kapsamında teslim edilmesini istedi.

Barış annesi olmak için illa evlatlarının ölmesinin gerekmediğini haykıran dört anne bekleyişlerini sürdürüyorlar. Barışı istiyorum ama oğlumu da istiyorum diyen annelerin çığlıklarına kulaklarını kapatanlar, yarın o çocukların bedenleri geldiklerinde marşlar okuyacak, onları şehit ilan edecekler. Bu ülkede ölüm böylesine kutsanmaya devam ettikçe yaşam için direnen bu annelerin işleri hiç çok kolay olmayacak. Barış annesi olmak değil, barışın annesi olmak zor iş.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026