Mâkûl muhaliflere dostâne bir hatırlatma

Süleyman Seyfi Öğün
Süleyman Seyfi ÖğünYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 07/04/2014, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Mâkûl muhaliflere dostâne bir hatırlatma

Seçimler sona erdi. Türkiye"nin siyâsal tercihler atlası ortaya çıktı. Tahminler, öngörüler, spekülasyonlar tecrübe öncesi (apriori) işlerdir. Nesnel ya da olgusal tecrübenin yerine geçemez. Ezcümle; seçim öncesinin tahminler ya da öngörüler ya da spekülasyonlarının peyderpey aşılmış olması, en doğal durumdur. Şimdi mesele, bu atlasın en sağlıklı bir biçimde nasıl değerlendirileceği ile alâkalıdır.

Böyle olmakla birlikte, Türkiye"de tuhaf bir durumun sürmekte olduğunu hayretle izliyoruz. Özellikle muhalefet sözkonusu ettiğim siyâsal atlası, eskileriyle kıyaslamalı ve bağlantılı olarak aslına sadık okuma niyetini ve irâdesini ortaya koyabilmiş değil. Oysa, kendi geleceğini oluşturması, bu konuda göstereceği "dürüst" hesaplaşmaya bağlı. Hatta bu tartışmaları kamusal bir açıklık ilkesi etrafında yapması daha da anlamlı olur. Ama yenilgi acı verir ve gurur kırıcıdır. Dolayısıyla bunun behemehal kamusal bir foruma dönüşmesini beklemek insafsızlık olabilir. Belki de bunun için muhalefete yaralarını onaracak bir zaman tanımak daha hakkâniyetlidir. Gelin görün ki, siyâsal tercihler atlasını karşılayış tarzı, muhalefet için bu zamanın uzayacağını gösteriyor. Bu, savsaklamayı ve sorumluluktan kaçışı getiriyor. Muhalefetin sicilinde bu alışılmadık bir durum değil. Dolayısıyla, Türkiye"nin kronikleşen muhalefet sorununun mevcut oluşumlar üzerinden çözülebileceği noktasında çok umutlu olduğumu söyleyemeyeceğim.

Durumu daha da ağırlaştıran gelişme, muhalefetin seçim sonuçları konusunda yaşadığı anlaşılması zor hayâl kırıklığıdır. Bu sâdece siyâsal kadroların sorunu değil. Doğrudan ve en yukarıdan en aşağıya doğru cümle muhalefeti kuşatan bir hâlet-i rûhiye. 31 Mart îtibârıyla ortaya çıkan bir tablo bu. Tabiî ki bunu da bir dereceye kadar anlamak mümkün. Her yenilgi moral bozucudur. Ama tabloda bunu aşan son derecede garip ve üzerinde ayrıca durulması gereken bir durum var.

Seçime katılan siyâsal partilerin en büyüğünden en küçüğüne kadar yürüttükleri kampanyalar baştan yenilgiyi kabûl eden bir anlayış üzerine bina edilemez. En küçük parti bile gücü nispetinde patetik bir kampanya yürütür. Bu doğaldır. Ama böyle bir partinin mensupları elbette kazanamayacaklarını bilirler. "İktidara geliyoruz" demezler. En fazla ucuzundan bir siyâsal fütürolojiye sığınırlar. "Bir gün elbet" , "Yarınlar bizimdir" filân derler.

Elbette seçimler sürprizlere açıktır. Ama bu durum daha çok istisnâîdir. Çoğu kez mâkul bir bakışla seçim sonuçları "üç aşağı beş yukarı" görülebilir. Mesela bu seçimin mâkul öngörüsü, iktidar ve muhalefet partilerinin "üç aşağı beş yukarı" mevcut konumlarını muhafaza edeceği yolunda olabilirdi. Buradaki anlamlı olabilecek hesaplama ve tartışmalar da en fazla "üçün kimin için aşağı, beşin kimin için yukarı" olacağı noktasında yapılabilirdi. Ama öyle olmadı. Muhalefet garip bir biçimde rakamlarla oynamaya başladı. Muhalif kamuoyları arasında bir illüzyon bulutu dolaşmaya başladı. Kendi kendilerine bir siyâsal gerçeklik inşâ ettiler. Buna göre iktidar partisinin oyları % 32"ler olarak telâffuz edilmeye başladı. Bu ve buna benzer fantastik yüzdelere inananların sayısı hızla arttı. Kerli ferli entelektüeller, kanaât önderleri bile buna inandılar. Onların kendilerinden emin konuşmaları da bu illüzyonu büyüttü. Muhalif kamuoyu 29 Mart îtibârıyla sandıktan büyük bir çıkış beklemeye başladı. Buna iman etti. Sonuç hüsran olunca ne yapacaklarını şaşırdılar. Bu neredeyse yaygın bir siyâsal komaya dönüştü. Burjuva refleksiyle sağa sola saldırmaya, en beteri de cumhuru bildik lâflarla suçlamaya başladılar.

Mâkûl muhaliflere hatırlatalım. Târih düşüncelerle değişmez. Düşünce ya da niyet hayât gücüyle demiri eğip bükenler vardır belki, ama buradan târih ve siyâset yasası çıkmaz. Kelebek etkisinin ardında ağır ve derin oluşumlar vardır. Ucuz Kuantumculuğu bir tarafa bırakın. Biraz da "Tanrı zar atmaz" diyen Einstein"ın dediğine gelin. Kelebek etkisi onlar olmadan anlam ifâde etmez... Hayât kitaba sığmaz. Bunda ısrar etmemek lazımdır. Değilse kitabı da kaybederiz. ...Bütün bunlar çok mu teorik oldu? O zaman doğrudan söyleyelim; şu twitter işlerini bırakın. Twitter dünyasında inşâ ettiğiniz sanal cemaaatlerin sanal gerçeklikleri, sizleri sâdece "taş gibi sert" gerçeklerden koparır. Bununla da kalmaz sanal gerçekliği bir rezâlete dönüştürür... Bizden söylemesi...

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026