“Sadece aşk hikâyesi okumak isteyen o genç...”

Fatma Barbarosoğlu
Fatma BarbarosoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 21/08/2026, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
“Sadece aşk hikâyesi okumak isteyen o genç...”

Gençlerde her şeye geç kalmışlık, her konuda yetersizlik hissi uyandıran sosyal medya paylaşımları maalesef ciddi bir soruna dönüşmek üzere.

“Geçen ay yirmi kitap okudum” diyerek güya okuduğu kitapları üst üstü dizerek fotoğraf verenler, bu fotoğrafa bakıp da “Ben yılda bu kadar kitap okumuyorum” diye gamlananlar...

Hiçbir devirde çokluk insanların zihnine, gönlüne, ruhuna bu kadar dert olmamıştı. Tekâsür Suresi’ni edebiyattan siyasete, gündelik hayattan uhrevi hayatımıza, velhasıl dünyamıza ve ahiretimize dair tefekkür etmek üzere her gün tekrar tekrar okumamız, üzerinde düşünmemiz gerekiyor.

Sözü nereye getireceğim... Birkaç haftadır cuma günleri Yahya Kemal’in Mütareke yıllarında kaleme aldığı Eğil Dağlar kitabındaki “Hepimiz İhtiyarladık mı?” denemesinin paragrafları ile günümüzün toplumsal hâletiruhiyesini bütünleyerek dikkatinize sunmaya çalışıyorum. 

Yahya Kemal’in Millî Mücadelenin en zorlu günlerinde kaleme aldığı ve bizim için bulunmaz hazine kıymetindeki 1921-1922 yılları arasında kaleme alınmış olan bu yazılar daha sonra bir araya getirilerek ve 1919 ve 1923 tarihli birkaç yazı da derlemeye ilave edilerek Eğil Dağlar adıyla 1953 yılında kitap olarak yayımlanmıştır.

İlginç olan şu ki “Hepimiz İhtiyarladık mı?” başlıklı yazı, Millî Mücadele döneminde yayımlandığı halde daha sonraki baskılarda, külliyat düzenlemelerinde Millî Mücadele’nin doğrudan askeri, siyasi seyrinden ziyade toplumsal zihniyet boyutuna odaklandığı gerekçesiyle birkaç metinle birlikte Eğil Dağlar’dan çıkarılmıştır. İlk baskısında yer alan metinlerin, editörlerin tercihi ile yeniden düzenlenmesi elbette edebiyat tarihçileri tarafından eleştirilmiştir. Çünkü Yahya Kemal, Mütareke yıllarındaki hissiyatını sıcağı sıcağına kaleme alırken sadece kahramanlık anlatılarına yoğunlaşmamıştır. Dönemin tefekkür dünyasının, entelektüel duruşunun, toplumsal eleştiri ve hüznünün de kaydını tutmuştur.

 Gelelim bendenizin birkaç sayfalık bir denemeyi paragraf paragraf dikkatinize sunma çabama... Her şeyin tüketim nesnesi haline geldiği çağımızda okuma ve düşünmeyi tüketimin çarkından çıkarabilmek için bir metnin üzerinde döne döne durmamız gerektiğine inanıyorum. Bizim öğrencilik yıllarımızda, orta okul ve lisede hocalarımızın yaptığı buydu esasında. Mesela Yahya Kemal’in “Akıncılar” şiirini Türkçe dersinde bir hafta boyunca işlemiştik. Her ders şiiri ilk defa görüyormuşuz gibi hocamız içimizden birine şiiri sesli okuturdu. Zihnimde kayıtlı şiirlerin çoğunu Türkçe derslerindeki bu tekrarlara, bir de ümmi büyükannemin ilahi defterine yazdırdığı Yunus Emre şiirlerini bana tekrar tekrar okutmasına borçluyum.

Tekrar şifadır. Bir meselenin üzerinde döne döne durmak, dikkati yoldaş etmek demektir. Farkı fark etmek için döne döne okumak şarttır. Gelelim bu hafta dikkatinize sunacağım bugün dahi duygularımıza tercüman olan o paragrafa:

“Bu devrin hayata ve edebiyata kayıtsızlığını en sağlam unsurunda müşahede ettim. Darülfünun talebesi harpten önce gençti. Bu çocuklar seferberlikle beraber ihtiyat zabiti oldular, cephelere gittiler. Bu gençlerden tanıdıklarımın önce uzak karargahlardan daha sonra Bahr-ı Hazer’de yılanlı bir adadan, Sibirya şehirlerinden, Arabistan ve Hindistan “kamp”la-rından mektuplarını alırdım. Sergüzeştlerinin ilk zamanlarında benden İstanbul’da yeni yazılmış bir şiir varsa isterlerdi. Bu çocukluklarına şaşardım, seneler ve seneler geçti, birer birer İstanbul’a döndüler, çoğu tahsillerini bitirmek için tekrar Darülfünun sıralarına oturdular, birkaç defa bir kitap adamı gibi hayatı okumuş bu çocuklara bakarken düşündüm. 

Bu gençlerden ne maceralar dinledim Kafkas hududuna konak konak, gündüz uyuyarak, gece yürüyerek nasıl gidilir? Harp, soğuk, tifüs, güneş, kum, susuzluk, açlık, hastalık, esaret, ölüm ne taddadır? Anafartalar’ın ateşi, çöllerin güneşi, Kafkas’ların karı ne çeşitmiş? Söylediler. Bu çocuklar hayatın en sıkı imtihanında, büyüklerin ve küçüklerin güzel meziyetleri gibi çirkin zaaflarını da görmüşler, insanları pek yakından tanıyorlar.  

 Bu gençlerden ileride en büyük bir mimarımız olacağını zannettiğim birisiyle edebiyata dair konuşuyorduk, dedi ki: ‘Hayattan bahseden edebiyatı sevemiyorum çünkü top fasılasız nasıl patlar, mitralyözler saatlerce nasıl boşanırlar birkaç yüz hatveden gördüm. Atılmış kurşunun kaydığını hissettim, binlerce insanın iç yüzünü tam zamanında anladım, hangi nâsir bu gördüklerimden bir sahneyi daha iyi nakledebilir? Şimdi edebiyatta hoşuma giden yegâne mevzu aşktır, onu duymuş bir muharririn eseri olsa merakla okurum, o kadar.”

Yahya Kemal’in ilerde en büyük mimarımız olacağını zannettiğim dediği gencin “hayattan bahseden edebiyatı sevmiyorum” cümlesini nasıl anlamamız gerekiyor? Bu cümlede sadece günümüzün gençlerini değil, orta yaşını geçmiş insanlarının hâletiruhiyesini görmüyor muyuz?

O günün genci hayattan bahseden edebiyatı sevmiyordu, bugünün insanı birkaç saniyelik reels vidolarının dışında hiçbir şeyi sevmiyor.

Haftaya cuma günü o dönemin “hayattan bahseden edebiyatı” ile günümüzün “hayatının ortasına kamera yerleştiren” video paylaşımları üzerinden ilerleyelim inşallah.

 Meraklısı için not:

Pandemiden bu yana bizde de yaygınlaşmaya başlayan okuma kulüplerinin Batı’da ilginç bir tarihi var. Nitekim bu tarih, filmlere de konu oluyor son yıllarda. Tematik okuma, bir yazarın külliyatını okuma ya da tek bir yazarın tek bir kitabını döne döne okuma şeklinde. Bunlar arasında en dikkat çeken James Joyce’un Finnegans Wake kitabı. Okuma kulübünün üyeleri sekiz yıl boyunca tekrar tekrar okuyor. Kitap döngüsel bir ruha sahip olduğu için okuyucularının da döne döne okumasına şaşırmamak gerekiyor.

Geçerken söylemiş olayım, kitabı okumadım. Kitap hakkında yazılanları okudum.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026