Ege’de Türk gemisine saldırı olursa, Bedeli Tel Aviv’de, Atina’da sorulur! İlk kurşunu sıkacaklara uyarı: Ege’de harita değişir, İsrail ‘haritası’ kalmaz. Çok tehlikeli günlere girdik. Nükleer saldırı planları var. O zaman İsrail imha edilir…

İbrahim Karagül
İbrahim KaragülYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 29/10/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Ege’de Türk gemisine saldırı olursa, Bedeli Tel Aviv’de, Atina’da sorulur!
İlk kurşunu sıkacaklara uyarı: Ege’de harita değişir, İsrail ‘haritası’ kalmaz. 
Çok tehlikeli günlere girdik. 
Nükleer saldırı planları var.
O zaman İsrail imha edilir…

Bu yazıyı yazarken İsrail’de seçim sonuçları hala netleşmemişti. Bir avuç ülkede, bu saate kadar sonuç alınamaması ayrı bir garabet ama esas mesele şu: Netanyahu bir şekilde iktidarda kalırsa, coğrafya, çok büyük çatışmalara hazırlıklı olmalı.

Seçimden hemen önce İsrail ve ABD, İran’a yıkıcı bir saldırının ipuçlarını verdi. Gizli ve açık hazırlıklar, elçiliklerin boşaltılması, konvansiyonel olmayan askeri yığınaklar, klasik bir saldırı olmayacağını, daha yıkıcı silahların kullanılacağını gösterdi.

Kim bilir, İsrail ve ABD, belki de nükleer saldırılar çağını başlatacak hazırlıklar yapıyordu.

NÜKLEER SALDIRILARIN ÇAĞI MI BAŞLATILACAK?

ABD elçiliklerinin doksan gün hiç yardım almadan ayakta kalacak şekilde yeniden dizayn edilmesi, ABD, İngiltere ve Japonya’da insanlara gıda stoku çağrıları, bölge ülkelerindeki çok yoğun hareketlilik bu yönde endişeleri artırdı.

Ne oluyordu, birileri nükleer saldırılara mı hazırlanıyordu?

Bir önceki yazımda, Eğer “Netanyahu seçilirse nükleer silahlar patlar, Türk-İsrail savaşı çıkar” dedim. Şimdi, “Netanyahu bir şekilde iktidarda kalırsa” diye aynı tezi tekrarlıyorum. Hatta kaybetse bile, hükümeti değiştirene kadar geçecek süre içinde bu çılgınlığı deneyecek!

HER ÜLKE, HER TÜRLÜ OLAĞANÜSTÜLÜĞE HAZIRLIKLI OLMALI. ORDU DEVLETLERİNİN DÖNÜŞÜ...

Bütün ülkeler ve coğrafyamızdaki bütün milletler, her türlü olağanüstülüğe hazır olmalı. Bugünkü durum, İkinci Dünya Savaşı öncesinden bile çok daha ileri düzeyde tehlikeler barındırıyor.

Çünkü artık konvansiyonel dünya dönemi bitti. Savaşlar mühendis orduları ile yapılacak, çok ileri düzeyde teknoloji ile yürütülecek.

Tank, top, kara birlikleri ile ancak işgaller ayakta tutulabilir, savaşlar kazanılamaz. SİHA sürüleri, elektronik savaş araçları sonuçları belirleyecek. Bu sefer ordular değil, siviller çok büyük kayıplar yaşayacak. Bundan sonra büyük savaşlar kitlesel kıyımlara yol açacak, ülkeler “ordu devleti” haline gelecek.

TAHRAN GÖRÜŞMELERİ… “HUSİ MESELESİ”NİN ÇOK ÖTESİNDE TEHDİTLER VAR.

Geçtiğimiz hafta Mekke İttifakı üyeleri İran’ı ziyaret etti. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan temsilcileri Tahran’a giderek, en azından Mekke İttifakı’nın İran’a karşı olmadığını dünyaya gösterdi. Göstergeler, bu ziyaretken sonra istihbarat alanında da Tahran merkezli görüşme trafiğinin yürütüldüğüne işaret ediyor.

Sanıyorum bu ziyaretin bir amacı da, hem Yemen savaşını sona erdirmek, Husiler üzerinden mezhep savaşı tezgahını bozmaktı. Tahran’a giden herkes, coğrafyanın Husi ve Yemen meselesinin çok ötesinde tehditlerle karşı karşıya olduğunu biliyordu.

ARTIK HİÇBİR ÜLKE SAVUNMADA KALAMAZ. BİR TÜRK GEMİSİNE SALDIRI OLURSA…

Bu tehdit, sadece İran’a karşı yeni bir saldırı hazırlığı ile sınırlı değil. Coğrafyanın tamamına yönelen bir tehdit oluştu.

Bu tehdit Basra Körfezi’nden Kızıldeniz’e uzanıyor. Bu tehdit Doğu Akdeniz’den Ege’ye uzanıyor. Bu tehdit, İran’dan sonra Suudi Arabistan ve Türkiye’ye yöneldi.

Bu coğrafya artık “savunma”da kalamaz. Savunma tedbirleri hiçbir işe yaramaz. Akdeniz ve Ege’de oldubittiler yaşanacak artık, bu açık.

Bir Türk savaş gemisine İsrail-Yunanistan saldırısı olursa, sonraki adımlar için Türkiye’nin hazır olduğunu düşünüyorum.

Burada İsrail için savaşı kaybedip kazanmak değil esas olan, savaşı bölgeselleştirmek, coğrafyanın bütün ülkelerini bu savaşın içine çekmek, sonra da ABD ve Avrupa’yı müdahaleye mecbur bırakmaktır.

İRAN, SUUDİ ARABİSTAN VE TÜRKİYE’YE SALDIRI PLANI VAR

Büyük bir çılgınlık, delilik atmosferindeyiz. İsrail’in zihninde ve programında; İran’a karşı nükleer silah kullanımı, Türkiye’ye karşı Kıbrıs Ege’de bir şeyler tezgahlanması, Mekke ve Medine’ye karşı infial oluşturacak bir saldırı var.

Konforlu sözlerin, içi boş “akil” cümlelerin bu fırtınaya hazırlık döneminde hiçbir anlamı yok. En vahim senaryolar için en etkili saldırı yolları için hazırlık zamanıdır.

Bunları düşünmek bile istemediğimiz açık. Ama dünya, gerçekten artık bildiğimiz konforlu alanı çoktan kaybetti, bilelim.

BAKIN ADAMLAR NELER PLANLIYOR! AMA BİZ HAZIRIZ, BİLMİYORLAR!

Adamlar Brezilya’da Lula kazandı diye seçimi iptal ettirmeyi, bu ülkeye müdahale etmeyi bile düşünüyor. Adamlar Rusya’ya karşı bütün Avrupa’yı cepheye sürmeyi bile planlıyor.

Adamlar Türkiye’ye karşı Batı Cephesi, Doğu Cephesi, Güney Cephesi açmayı bile düşünüyor. Adamlar Suudi Arabistan’ı parçalamayı, Mısır’ı savaşa çekmeyi bile planlıyor.

Bölge ülkelerinde yaşanan hareketliliğin, bu tür bir olağanüstülüğe hazırlık olduğunu düşünüyorum. Bütün ihtimaller masada ve her ihtimale bir oyun planı hazırlama çabası olarak görüyorum.

İsrail ve ABD aşırı sağının önce coğrafyayı sonra dünyayı imha etmeye dönük hazırlık yaptığına inanıyorum.

İLK KURŞUNU SIKACAKLARA UYARI: EGE’DE HARİTA DEĞİŞİR, İSRAİL İMHA OLMA NOKTASINA GELİR.

Türkiye çok güçlü, çok büyük. Sadece coğrafyada değil, küresel ölçekte oyun değiştirici bir aktör. Askeri kapasitesini, imparatorluklar tecrübesini hesaba katmadan ilk kurşunu sıkacakların büyük hayal kırıklığı yaşayacağı bir gerçek.

Böyle bir durum olursa, Ege’deki adalar bir haftada el değiştirecek. Batı Trakya haritası değişecek. Kıbrıs’ta hesap bozucu bir “Fetih” yaşanacak.

İsrail imha olma noktasına gelecek. İsrail’in ve Netanyahu’nun arkasına gizlenenler bir bir ortaya çıkarılacak ve tasfiye edilecek. Öyle büyük kitlesel tepkilerle yüzleşirler ki, ayakta kalmaları imkansızlaşabilir.

YIKICI SALDIRI YAPARLAR AMA İSRAİL’İN “HARİTA HAKKI” BİTER...

Böyle bir saldırı olursa, bir günde coğrafyanın birçok yerinde haritalar değişir. İsrail’in ve ABD’nin “işgal etme” imkanı artık yok.

Onlar belki yıkıcı saldırılar yapar ama bu ABD’nin bu coğrafyadan tamamen silinmesine, İsrail’in “harita hakkı”nı sonsuza kadar kaybetmesine tanık oluruz.

Mekke İttifakı genişlemeli. Tehdit altındaki bütün ülkeler için bir sığınak haline getirilmeli. Mısır, Cezayir, BAE dışındaki Körfez ülkeleri, Suriye-Lübnan hattı, Irak “ekibe” katılmalı. Bu ülkeler, bölgesel fırtınada zaten bu çatı altına girmek için yarışacak.

ÜRDÜN, BAHREYN VE BAE AYAKTA KALAMAZ… HİNDİSTAN-PAKİSTAN, İRAN- AZERBAYCAN SAVAŞI BAŞLAR.

Şu an İsrail’in bu ajandasından kurtulmak için Netanyahu çizgisinde hareket eden Ürdün, BAE, Bahreyn gibi ülkeler her şeyi kaybedebilir.

Suudi Arabistan’a karşı Husiler’le gizli anlaşma yapan, Sudan ve Doğu Afrika ülkelerini parçalayan BAE ayakta kalamaz.

Böyle bir atmosferde Hindistan-Pakistan savaşı patlar, Rusya Ukrayna’yı tamamen işgal eder, İran Azerbaycan’a saldırır. Artık domino etkisiyle her sabah bir ülkenin daha savaşa girdiğine, birkaç yerde daha çatışmaların başladığına tanık olabiliriz.

TÜRK-ARAP ORDULARI TEL AVİV’E GİRER… ÇÜNKÜ ÇOK TEHLİKELİ GÜNLERE GİRDİK.

Bugünler gerçekten çok tehlikeli. İsrail ve ABD aşırı sağı, otuz yıldır coğrafyada uyguladıkları planların aynen devam edebileceğini ve başarılı olabileceğini sanıyor.

Ama bir sabah Tel Aviv’de Türk-Arap ordularını görebilirler. Bu atmosferde, onlarla iş birliği yapacak ve arkadan vuracak her ülke ve lider silinir. İsrail ve ABD ağır saldırılar yapabilir ama coğrafyaya ait ordular birçok yeri denetim altına almaya başlar.

Bir şizofren soykırımcının hastalıklı zihnine teslim olan dünya mahvolur ve buna izin verilemez. Belki de bu coğrafya, Birinci Dünya Savaşı sonrası kurulan sömürge düzenine karşı tam bir temizlik yapacaktır.

Belki de ilk kez kendileri adına savaşmayı bilecektir. Çünkü artık hiçbirimiz Avrupa savunması ile ilgilenmiyoruz. ABD tezleri ile ilgilenmiyoruz. İlk kez kendi 21. yüzyılımızı inşa etmekle ilgileniyoruz.

BİZ ARTIK BATI’NIN SİLAHLI GÜCÜ DEĞİLİZ. BATI İSRAİL’İ COĞRAFYA DIŞINA TAŞIMALI.

Müslümanlar kimsenin silahlı gücü değil. Müslüman ülkeler kimsenin savunma kalkanı değil. Batı dünyası, bu coğrafyadan silinmek istemiyorsa, İsrail’i coğrafyanın dışına taşımalı.

Çünkü İsrail bu bölgede olduğu müddetçe barış olmayacak, dahası, bir tepki olarak Batı’nın nüfuz alanı hızla sıfırlanacak.

Bölge ülkeleri kendi varoluşlarını inşa etmek, ABD ve Avrupa dışında çözüm bulmak, bölge içi çatışmaları sona erdirmek için zamanla yarışıyor. Bugün olan budur.

Artık terör örgütleri ile, etnik ve mezhep çatışmaları ile, coğrafya içi ve ülke içi çatışma senaryoları ile, bölgesel dizayn girişimlerinin kapıları kapatılmalı ve öyle olacak.

ERTELEMEK İHTİHAR DEMEKTİR. BÜTÜN EZBERLER BOZULACAK.

Bu bazılarına ileri düzeyde sözler gibi gelebilir. Öyleyse bugün olanların yarınlara tuttuğu ışığı, olabilecekleri hiç anlamıyorlar demektir. Bir adım sonrasına bakabilmenin yolu bugünün sessizliğini ve hazırlıklarını doğru gözlemlemektir.

İsrail seçim sonuçları netleştiğinde birçok şey berraklaşacak. Netanyahu çizgisi devam ederse çok kısa zaman içinde bunlarla yüzleşeceğiz. Herkes atması gereken adımları doğru ve gerçekçi hazırlamalı ve asla geciktirmemeli. Ertelemek, ihmal etmek intihar olacaktır.

Bütün ezberlerin bozulacağı günlere giriyoruz. Coğrafyamızda hiçbir ülke bunun dışında değil. Öyleyse her ülke, ortak dayanışma, ortak savunma kalkanı hazırlıkları için olağanüstü hızlı hareket etmek zorunda. Ama bu sefer, belki de ilk kez, İsrail’in ve ABD aşırı sağının, onlarla hareket edenlerin ezberleri bozulacak. Asıl Batı için yıkıcı sonuçlar buradan gelecek.

COĞRAFYA “NÜKLEER SİLAH” OLUR, ASIL İSRAİL İMHA EDİLİR.

Eğer İsrail coğrafyanın imhası için adım atarsa İsrail imha edilmeli. Bir şehri, başkenti yakacaksa Tel Aviv yakılmalı. Ne kadar insan öldürüyorlarsa o kadar İsraillinin hayatı riske girmeli.

Coğrafya silahı bir nükleer füze gibi kullanılmalı, İsrail boğazından yakalanmalı, nefes alamayacak hale getirilmeli. Öldürmekle yok edemeyecekleri, korkutmakla sindiremeyecekleri onlara net bir şekilde gösterilmeli. Korkunun ne olduğu iliklerine kadar yaşatılmalı.

Ülkelerimiz kimsenin tarlası değildir. Topraklarımız kimsenin oyun alanı değildir. İnsanlarımız kimsenin kurbanları değildir. Tarihimiz kimsenin hikayesi değildir. Gücümüz kimsenin silahı değil. Artık bu “sindirilmiş tarih”e bir nokta koyma zamanı gelmiştir.

BEDELİ TEL AVİV’DE, ATİNA’DA SORULUR!

Eğer İsrail Türkiye’ye saldırırsa, Ege’de veya Akdeniz’e bir savaş gemimize füze isabet ederse, Kıbrıs’ta bir deneme yapılırsa, Adalar bize karşı kullanılırsa bunun karşılığı Tel Aviv’in imhası olmalı. Bedeli Atina’da sorulmalı. Artık gücü ve korkuyu göstermenin zamanı gelmiştir.

Bin yıldır bu coğrafyada tarihi hep böyle inşa ettik, böyle değiştirdik. Yine yaparız. Bunu onlara hatırlatma zamanı gelmiştir.

Bu şımarıklığın, açgözlülüğün, arsızlığın hesabını sormak için kimse tereddüt etmemeli. Ve bu, bu sefer olacaktır. Korku Tel Aviv sokaklarına taşınacaktır. Bütün dünya bunu bilmelidir.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026