Akkuyu’dan küçük modüler reaktörlere: Türkiye’nin yeni enerji rotası

04:00, 21/10/2026, Çarşamba
Yeni Şafak
Akkuyu’dan küçük modüler reaktörlere: Türkiye’nin yeni enerji rotası
Arşiv.

Ali Rıza Alaboyun / Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı, NewBridge CEO


Sanayi ve teknolojideki hızlı gelişmeler, küresel enerji talebini katlanarak artırıyor. Yıllardır en kolay ulaşılan kaynaklar olan petrol, kömür ve doğal gaz gibi hidrokarbonların sınırsız kullanımı atmosfere aşırı miktarda karbondioksit salınmasına yol açıyor.

Bilindiği üzere karbondioksit, küresel ısınmaya neden olan temel sera gazıdır. Tıpkı tarımdaki seralar gibi, atmosferde biriken bu gaz güneşten gelen ısının dünya içinde hapsolmasına ve küresel ısınmaya neden oluyor. Küresel ısınma; buzulların erimesi, denizlerdeki buharlaşmanın artması ve yağış döngüsünün bozulması gibi ciddi sorunları beraberinde getiriyor. Sonucunda ise bölgesel seller, su baskınları, aşırı sıcaklıklar, mevsimsel ötelenmeler ve benzeri gibi yıkıcı tabiat olaylarıyla daha sık karşı karşıya kalıyoruz.

SIFIR KARBON HEDEFİ VE NÜKLEER ENERJİ

Dünya bu gidişata dur demek için 2015 yılındaki Paris Anlaşması’yla küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme göre en fazla 1,5-2 derece seviyesinde tutulması hedefi koydu. Türkiye de bu hedef doğrultusunda 2053 yılı için “Net Sıfır Emisyon” taahhüdünde bulundu. Bu taahhüt kapsamında ülkemiz güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji yatırımlarına ve enerji depolamasına büyük kaynaklar aktarıyor.

Peki, Net Sıfır Emisyon hedefine ulaşmak için ne yapılması gerekiyor? İlk olarak ulaşım araçlarının büyük bir kısmının elektrikli araçlara dönüştürülmesi, ardından kömür ve doğal gazla çalışan santrallerin yerine sıfır karbonlu enerji santrallerinin kurulmasının zorunlu hale getirilmesi geliyor. Güneş ve Rüzgâr enerjisi çok önemli ancak bu kaynakların değişken ve kesintili olması nedeniyle, depolama tesisi de olsa, sürdürülebilir bir gelecek için tek başına çözüm olamıyor. Tabloya bu çerçeveden baktığımızda yedi gün yirmi dört saat kesintisiz çalışabilecek baz yükü santral dediğimiz en güçlü ve tek seçenek nükleer santraller olarak karşımıza çıkıyor.

Ancak Akkuyu’da olduğu gibi geleneksel nükleer santrallerin yapım sürelerinin çok uzun olması, çok büyük finansmana ihtiyaç duyulması, ekonomiye kazandırılmalarını geciktiriyor. Bunların yanında Three Mile Island, Chernobyl ve Fukushima’da yaşanan nükleer kazalar, kamuoyundaki güvenlik kaygılarını üst seviyeye taşıyor.

KÜÇÜK MODÜLER REAKTÖR DEVRİMİ

Büyük nükleer santrallerin karşılaştığı bu kısıtlamalara karşı dünya genelinde Küçük Modüler Reaktörler (SMR) ön plana çıkmaktadır. SMR’lar geleneksel reaktörler ile kıyaslandığında oldukça küçük kapasiteye sahiptirler; örneğin Akkuyu Nükleer Santral kapasitesi 4800 MW iken SMR’lar 300 MW yani Akkuyu’nun 16 da biri kapasitesindedir.

SMR’lar pasif güvenlik sistemlerinin ön plana çıktığı, fabrikalarda modüler üretilebilme ve ihtiyaç duyulan bölgelere kolayca taşınabilme özelliğine sahip reaktörlerdir. Finansmanı daha kolay ve ekonomiye kazandırılması hızlı olan bu teknoloji için birkaç Amerikan şirketi nükleer düzenleme kurullarından gerekli izinleri aldı. SMR’ların 2030 sonrasında hızla faaliyete geçirilmesi planlanıyor. Şu an için maliyeti yüksek olsa da seri üretime geçildiğinde kısa sürede ekonomik olabilecek alternatiftir.

TÜRKİYE’DE SMR VİZYONU VE YERLİ ATILIMLAR

2015-2016 yıllarında Enerji Bakan Yardımcısı olarak görev yaptığım dönemde, SMR teknolojisini bakanlık gündemine getirmiştim. Sayın Bakanımızın talimatıyla bir bürokrat arkadaşımız bu alanda çalışmak üzere görevlendirilmişti. O günden bu yana Türkiye’de SMR konusunda son derece memnuniyet verici gelişmeler yaşanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Alpaslan Bayraktar ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Fatih Kacır’ın vizyoner yaklaşımları bu projelere teşvik edici unsur oluyor. Bu bağlamda TÜBİTAK, üniversite ve sanayi iş birlikleri ön plana çıkıyor.

Bu desteklerden bağımsız olarak Türkiye’de özel bir kuruluş olan Baykar Grubu’nun küçük nükleer santraller konusunda ciddi yatırımlar yapıyor olması da büyük anlam taşıyor. Bu girişim sadece hazır modülleri yurt dışından satın alıp getirmeyi değil, Türkiye’de bu santrallerin geliştirilmesine yönelik özgün altyapıyı oluşturmayı hedefliyor.

Küçük bir İHA ile başlayan hikâyesini; Bayraktar İnsansız Hava Aracı, Kızılelma İnsansız Savaş Uçağı ve Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı gibi küresel başarılarla taçlandıran Baykar’ın, küçük nükleer santral teknolojisine de öncülük ediyor olması ülkemiz adına büyük bir kazançtır.

Baykar’ın bu girişimine paralel olarak Akkuyu Nükleer Santral inşaatında taahhüt işi yapan İçtaş’ın bir Amerikan firması ile iş birliğine girmesi önemli bir gelişmedir.

GELECEĞİN ENERJİ MİMARİSİ

SMR’lar, Akkuyu’da olduğu gibi tek bir bölgede kurulan dev tesislere ve uzun iletim hatlarına bağımlı olmak zorunda değil. Ağırlıklı olarak yerleşim birimleri, Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ve dev veri merkezlerinin (Data Center) yanına kurulabilecek modüler yapılar olarak fırsatlar sunuyor. Bu sayede iletim hatlarına duyulan ihtiyaç minimuma inecek. Seri olarak üretilip ülke geneline 50 ila 100 km aralıklarla yerleştirilebilecek bu yapılar sayesinde, Türkiye küçük nükleer santrallere geçme kararı aldığında yüzlerce SMR’a ihtiyaç duyacaktır. Öte yandan yerli veri merkezlerinin enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için SMR’ların en kısa zamanda devreye alınması Türkiye’yi bu konuda lider ülkeler listesine sokacaktır.

SMR’lar; doğal gaz veya hidroelektrik santrallerdeki gibi üretime müdahalenin olmadığı, 7 gün 24 saat aralıksız çalışan baz yük santralleridir. Bu kesintisiz güç yapısı, enerji ihtiyacının en düşük olduğu gece saatlerinde özellikle sahil şeridinde çok kritik iki alanda üretime imkân tanıyacak: Tarımda ve içme suyu kullanımı için deniz suyunun tuzsuzlaştırılması ve deniz suyundan hidrojen üretilmesinde. Hidrojen, zamanla, çevreci araçlarda kullanılan lityum pillerin yerini almak için sonsuz bir alternatif kaynak olarak sırasını beklemektedir.

Küçük nükleer santraller gündeme geldiğinde yerli nükleer yakıtların üretimine de hızla geçilmesi gerekiyor. Bu bağlamda uranyum ve toryum gibi yerel kaynaklarımızın üretilmesi ve işlenmesi önem kazanacaktır.

Türkiye’nin sıfır karbon yolculuğunda SMR’lar, sadece küresel ısınmaya karşı bir enerji seçeneği değil, sanayi ve teknolojimizin geleceğini teminat altına alacak stratejik bir anahtardır.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026